seri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.08.2012

Beyinsiz (Beyinsiz #1) - Meg Cabot


Orijinal ismi: Airhead (Airhead #1)
Yazar: Meg Cabot
Çeviren: Bige Turan
Yayınevi: Artemis
Tür: Genç yetişkin, çik-lit
Seri: Birinci Kitap
Sayfa sayısı: 322

Tanıtım Yazısı: ÖNEMLİ OLAN PAKET... İÇİNDEKİ KİMİN UMRUNDA? 

Mizahı akılla birleştirip harikalar yaratan kadın MEG CABOT'tan EM WATTS SİZLERE ÖMÜR! 

Emerson Watts, SoHo'daki yeni Stark mağazasının açılışına gitmek bile istemiyordu. Ama birinin kızkardeşi Frida'ya göz kulak olması da şarttı. Zira kızın ayılıp bayıldığı İngiliz şarkıcı Gabriel Luna açılışta şarkı söyleyecek ve imza dağıtacak, meşhur Stark Yüzü, genç süpermodel Nikki Howard da orada olacaktı. Zavallı Em, bir felaket yaşayacağını ve hayatının sonsuza dek değişeceğini nereden tahmin edebilirdi ki? Beklenmedik, tuhaf bir kazadan sonra, oldum olası erkek gibi takılmış, parti kraliçesi olmaktan her daim uzak Em Watts, kendini tamamen kaybetti. Gerçekten. Yeni hayatındaki en ufak derdi ise -diğer koca koca dertlerinin arasında- en yakın arkadaşı Christopher'a, aslında bir kız olduğunu kanıtlamaktı. O bir gönüllü paçozdu ve asla kabullenemeyeceğinden emin olduğu bir şey, kim bilir, belki de ona rüyalarını gerçekleştirme fırsatını verecekti. 

ÇOK YAŞA NIKKI HOWARD!

Kapak Tasarımı: Konuyla alakalı, bir çik-lite uygunlukta parlak ve göz alıcı ülkemizdeki Artemis kapağı hoş ama ben her zaman söylediğim gibi illüstrasyon kapakları tercih ederim ve her zaman daha yaratıcı ve daha başarılı bulurum. O yüzden sağda gördüğünüz yurt dışı baskısının kapağını çok daha fazla beğendim. Eğlenceli ve ilgi çekici bir kapak, okuyucuda hemen alma isteği uyandırıyor. Ülkemizde ne yazık ki fotoğraflı kapaklara çok önem veriyorlar ama bence daha yaratıcı kapaklar kitapları zenginleştiriyor, bu nedenle daha fazla emek harcanan illüstrasyon kitapları tercih ederim.

Yorumum: Kitabı okuyalı bir süre oldu ben yine yorumu yazmakta biraz geciktim, hatta ikinci kitaba başladım bile. Em Watts'ın hikayesi başta hüzünlü bile geliyor insana ama o kadar eğlenceli bir şekle dönüşüyor ki son zamanlarda okuduğum en iyi çik-lit diyebilirim. Ben zaten Meg Cabot'ın kalemini, yazı dilini çok beğeniyorum, oldukça eğlenceli ve yaratıcı bir yazar. Bu hikaye de biraz bilim-kurgu, bol kahkaha fazlasıyla eğlence içeriyor.

Spoilersız bir yorum yapacak olursak baş kahramanımız Em Watts tam bir geek. Bilgisayar oyunları, bilim ve daha bir çok geek konu hayatını sarmalamış ve o bu hayattan çok memnun ancak kardeşi ise tam bir kokoş. Birbirinden iki farklı karaktere sahip bu iki kardeş beraber ünlü Stark mağazalarının açılışına giderler, Em kardeşine göz kulak olacaktır, kardeşi de o sırada sevdiği şarkıcı ve süper modelle tanışmak için yerinde duramamaktadır ancak öyle bir olay olur ki Em'in hayatı işte tam bu noktada baştan aşağı değişir ve bizi epey eğlendiren olaylar da burada başlar.

Sürükleyici bir dile sahip olan Beyinsiz, okuması oldukça keyifli, akıcı ve kısa sürede bitebilecek bir kitap, hatta isterseniz bir günde bile okuyabilirsiniz çünkü hiç yorucu değil. Ben okurken oldukça keyif aldım, Em'i çok sevdim ve onun yaşadıklarına şahit olmak inanılmaz keyifliydi. Kitap biter bitmez araştırdım bu seri 3 kitaptan oluşuyormuş, devamı Türkiye'de henüz çıkmamış ama kitap öyle bir yerde sonlandı ki hemen devam etmem gerektiğini düşünerek bütün serinin İngilizce versiyonunu indirdim ve ikinci kitabı okumaya başladım bile. Yalnız ikinci kitapta bazı şeyler sürekli tekrarlandı ya da daha doğrusu ben biraz sabırsızım hemen her şey sonlansın istiyorum o nedenle yarısında kaldım, bir ara bitireceğim inşallah. Bu arada serinin 3 kitap olması çok güzel, ben 3lemeleri çok seviyorum, daha fazla olunca canım sıkılıyor, çok uzun serilere devam etmek gözümde büyüyor.

Kısacası çok eğlenceli bir çik-lit Beyinsiz, bu türü sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.

Puanlama:



1.01.2012

Barnes and Noble Leatherbound Classics Seri Kitapları

Şu güzellikleri sizlerle paylaşmadan yapamadım tabii ki. Ben aslında antolojilerden ziyade kitapları tek tek almayı seviyorum ama bu kitaplar o kadar güzel ki kitaplığımı süslemelerini çok isterim doğrusu. İçlerinden birkaç tanesini seçtim ama siz yine de burayı> http://www.barnesandnoble.com/s/?series_id=577536 ziyaret edin;)








23.12.2011

Cam Ev (Morganville Vampirleri #1) - Rachel Caine


Orijinal ismi: Glass Houses (Morganville Vampires, Book 1)
Yazar: Rachel Caine
Çeviren: Yeliz Üslü
Yayınevi: Artemis
Tür: Gençlik romanı, fantastik
Seri: Birinci Kitap
Sayfa sayısı: 324

Tanıtım Yazısı: Okul arkadaşlarınızın yarattığı baskı vücudunuzdaki tüm kanı çekebilir. 
Vampirler de öyle…

Morganville, Teksas’a hoş geldiniz. Hava karardıktan sonra evden çıkmayın deriz!

Morganville acayip karakterlerle dolu küçük bir üniversite kasabası. Fakat güneş battıktan sonra kötüler dışarı çıkıyor. Çünkü Morganville’de, en karanlık gölgelerin ardında pusuya yatmış bekleyen bir şeytan var -bu öyle bir şeytan ki, güpegündüz sokaklara dökülmek için fırsat kolluyor!

Kahramanımız Claire Denvers, cehennem azabından farksız yurt yaşantısından bıkıp usanmış genç bir kız. Popüleritesinden ödün vermeyen arkadaşları, okulun sosyal hiyerarşisindeki yerini unutmasına asla izin vermiyor. Ki sıfırın altında bir yer bu yer!

Haz etmediği kampüs yaşamından vazgeçtikten sonra kendine bir oda bulduğu o eski, heybetli malikane de aslında umduğu gibi bir yer değil galiba. Yeni ev arkadaşlarında hiçbir yaşam belirtisi yok. Ama kasabanın en derin sırlarından biri, taze kana susamış bir halde, sinsice ortaya çıktığında hepsi birden Claire’i koruyacak, o da başka bir mesele!

Kapak Tasarımı: Daha önce de söylediğim gibi üzerinde çizim olan kapakları daha çok seviyorum, fotoğralı kapaklardan ise nadiren beğendiklerim oluyor. Bu kapağı ise söylediğim nedenden ötürü pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim, tek hoşuma giden şey pembe "Cam Ev" yazısı oldu=)

Yorumum: Morganville Vampirleri'nin bu kitabı uzun zamandır kitaplığımdaydı ve sonunda okudum. Cam Ev oldukça heyecanlı bir serinin ilk kitabı ve vampirlerle dolu=)) İşte bu benim en sevdiğim konulardan biri, ne zamandır da vampirli bir kitap okumamıştım, bu kadar güzel bir kitaba da başlayınca bir solukta okudum ve bitti.

Kitap akıcı bir dile sahip ve başından itibaren sizi sarıyor, gerçekten elinizden düşürmeden kısa sürede okuyup bitirebileceğiniz ilgi çekici bir konuya sahip. Karakterler kendini kısa zamanda sevdiriyor ve hikayenin tümü tek bir kitapta bitmeyecek olduğunu hikayenin akışında gösteriyor.

Morganville Vampirleri gizemli ve pek de iyi diyemeyeceğimiz vampirler. Ana karakterlerimiz ise en az bu vampirler kadar gizemli. Hikaye hakkında fazla şey söylemek istemiyorum ama şu kadarını söyleyebilirim ki eğer elimde ikinci kitap olmasaydı meraktan çatlardım=) Hikaye öyle bir yerde bitiyor ki resmen ağzınız açık bakakalıyorsunuz kitaba=)

Ben çok uzun serilere aslında başlamayı sevmiyorum, uzadıkça konunun bir yerden sonra tekrarlamasından ya da sıkmasından korkuyorum ama bu seri hakkında çok güzel şeyler duymuştum ve dayanamayıp almıştım, iyi ki de almışım. Vampir hikayelerini sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.

Puanlama: 




27.06.2011

Ne okuyorum?


Elimdeki son Betsy kitabı, hiç bitmesin istiyorum=) Umarım Artemis Yayınları'ndan bir haber gelir ve serinin devamını yayımlamaya başlarlar!

26.06.2011

Ölümsüz ve İadesiz - Mary Janice Davidson

Orijinal ismi: Undead and Unreturnable
Yazar: Mary Janice Davidson
Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Yayınevi: Artemis Yayınları
Tür: Fantastik, çik-lit
Sayfa sayısı: 240
 
Tanıtım Yazısı: Betsy, bir yandan yarine kavuşma derdi içinde, bir yandan bodrum kattakilerle çarpışıyor, bir yandan da ayakkabı çantasından geri kalmamanın peşinde!

Sanki alışveriş yapmak için yeni bir bahaneye ihtiyacı varmış gibi, Vampirler Kraliçesi Betsy Taylor, nefes kesici yakışıklılığıyla göz dolduran nişanlısı, vampir Eric Sinclair ile düğün hazırlıklarının tam ortasındaydı. Ölüm ya da kan içme zorunluluğu gibi ufak tefek mevzuların yolunu tıkamasına kesinlikle izin vermeyecekti. Fakat tüm olay buket buket çiçekler ve hediyelerden ibaret değildi çünkü Betsy, geçmişteki hatalarını düzeltmesini isteyen hayaletler tarafından kovalanıyordu. Artı, seri katilin teki ortalıkta ipini koparmış vaziyette dolanmaktaydı!

Tüm kurbanları ise uzun boylu sarışın kadınlardı, tam Betsy tipi yani!

Mary Janice Davidson, müthiş vampirimiz Betsy’ye şık bir yeni yıl hediyesi hazırlıyor. Betsy bir kez daha kaos denizinin tam ortasına düşüyor ve her zamanki kafayı yemiş vampirler ve insanlar kalabalığının hem kösteğine hem de yardımına maruz kalıyor.

“Sadakatini bir çift marka ayakkabıyla satın alabileceğiniz bir vampir hakkında ne diyebilirsiniz ki? Sıradışı?.. Fazlası var. İnanılmaz keyifli bir kitap.”

-The Best Reviews

“Müthiş bir hengâme. Sıkı bir komedi.”

-Paranormal Romance


Kapak Tasarımı: Renkli, capcanlı klasik Betsy kapağı=) Çok seviyorum bu kapakları, kapaktaki çizimle Betsy'i bir kere özdeşleştirdim zaten artık ondan vazgeçmem imkansız!


Yorumum: Vampirler kraliçesi Betsy bu sefer de bir seri katilin peşinde! Aynı zamanda Sinclair, Jess, Jon ve tabii Laura ile de uğraşmak zorunda. Serinin bu dördüncü kitabında olaylar diğer ilk üç kitaptaki kadar heyecan verici olmasa ve biraz daha durağan olsa da ben yine de okumaktan büyük keyif aldım. Zaten Kraliçe Betsy'le vakit geçirip de eğlenmemek mümkün değil=))

Ölümsüz ve İadesiz de en ilgi çekici gelişmeler Jon'un yazdığı kitap ve Laura'nın geçirdiği değişim oldu. İkisi hakkında da spoiler vermek istemiyorum ama kısaca bu kişiler gerçekten ileride bela olacak ve Betsy neden bu kadar umursamaz ben anlamıyorum. Sinclair ise çok önemli birşey öğrendi ve bununla ilgili kehaneti söyledi Betsy'e, doğrusu çok ilginç bir detaydı bu. Ahhh spoiler vermeden bu kitaba yorum yapmak epey zor=) ama kimsenin keyfini kaçırmadan direk şunu söylemeliyim ki bu seri benim gerçekten aklımı başımdan alıyor, çok seviyorum Betsy'i!!=))


Bu arada hemen bir sonraki kitaba başladım bile ama elimdeki son kitap bu ve hiç bitmesin istiyorum; umarım Artemis Yayınları serinin geri kalan kitaplarını da en kısa zamanda yayımlar.

Puanlama: 
  

7.06.2011

Açlık Oyunları

Suzanne Collins'in Açlık Oyunları serisi hakkında çok güzel şeyler duydum ama okumak bir türlü nasip olmadı. Pegasus Yayınları Açlık Oyunları serisinin kutulu setini çıkarmış; açıkçası çok beğendim, benim gibi hala okumamış olanlar için güzel bir seçenek olacak. Seti yakında kitapçılarda bulabilirsiniz!

27.05.2011

Ne Okuyorum?

Septimus Heap'in ilk kitabı Büyü, beklediğimden çok daha iyi ve zevkli. Harry Potter Dünyası gibi okudukça daha da güzelleşen bir fantastik roman. Elimde kütüphaneden edindiğim ilk üç kitap var, kitapçılar da dördüncü kitabı da gördüm. Şu an 222. sayfadayım ve elimden bırakamıyorum=)

21.01.2011

Okumayı Düşündüklerim


Herkese merhaba!

Bir Cuma günü daha sizlerle okumayı düşündüğüm kitapları paylaşıyorum ve kitapların tanıtımlarını yapıyorum. Eğer siz daha önce bu kitaplardan herhangi birini okuduysanız yorum yapmadan gitmeyin!=)

Keyifli okumalar!

YOKLAR -  MICHAEL GRANT

 Tanıtım Yazısı:

PATLAYAN ŞEY SAM'İ KIL PAYI ISKALADI.
Kafasının üstünü yalayarak geçti ve arkasındaki duvara çarptı. Duvara çarpan sıvı ateş, birtür jelleşmiş benzindi. Napalma benziyordu. Biranda betona yapışmış ve çılgın bir yoğunlukla yanmaya başlamıştı. Sam’inba kışları bir dakika boyunca şaşkınlıkla kilitlendi.
Akıldışıydı.Olanak dışıydı.Genç kız şiddet yüklü bir çığlık attıve ellerini yeniden
Havaya kaldırdı. Bu kez ıskalamayacaktı. Bu kez Sam’iöldürecekti.




AÇLIK - MICHAEL GRANT

Tanıtım Yazısı:

Çocukların yiyeceği haftalar önce bitmişti. Açlıktan
ölüyor ama yine de bir çözüm bulmak
istemiyorlardı. Öte yandan, her gün daha fazla çocuk
evrim geçiriyor ve özel güçleri olmayan çocuklardan
kendilerini ayıran doğaüstü yetenekler kazanıyordu.
Gerilim gitgide artıyor ve kasabada tam bir kaos yaşanıyordu. Normal çocuklar ve mutantlar karşı karşıyaydı!
Her çocuk kendisi için mücadele ederken iyiler bile ölüm saçıyordu. Ancak ufukta daha büyük bir tehlike belirdi.
Karanlık adlı yaratık, RSGB’deki gençlerin bir kısmını
çağırmaya başladı. Çağırıyor, yönlendiriyor, kontrol ediyordu.
Karanlık uyanmıştı. Ve açtı...

Bu seriyi uzun zamandır raflarda görüyorum, her iki kitap da Artemis Yayınları'na ait. Tür olarak Polisiye-Macera kategorisinde yer alıyorlar, konusu oldukça ilgi çekici. Bildiğim ve takip ettiğim kadarıyla yurtdışında da epey tutmuş bu seri, doğrusu ben de okumak için sabırsızlanıyorum; sanırım önümüzdeki günler de edineceğim bu seriyi.

(Resim Link: http://pinterest.com/pin/115945/ )


16.01.2011

Çok Özel

Orijinal ismi: Private
Yazar: Kate Brian
Çeviren: Aslı Tümerkan
Yayınevi: epsilon-Kavak Yelleri
Tür: Gençlik
Seri: İlk Kitap
Kapak tasarımı: Berna Özbek Keleş
Sayfa sayısı:213

Arka kapak yazısı:  Kate Brian'ın gelenek, onur, mükemmellik ve karanlık sırlarla örülmüş bu romanını beğeneceksiniz…

Özel Easton Akademisi annesi ile sorunlar yaşayan ve hayatını sıkıcı bulan bir genç kız olan Reed Brennan için altın bir fırsattır. Oldukça heyecanlı ve utangaç olan Reed, Easton Akademisi'ne başladığı ilk günden itibaren akademiye kabul edilmiş özel bir öğrenci olmasına rağmen, Easton'ın onu kabul etmediğini fark eder.

Derslerde oldukça zorlanan Reed, seçilmiş bir sınıftanmış gibi duran Billings kızlarıyla tanışır. Bütün güç okulun en güzel, en zeki ve en çok kendine güvenen kızlarındadır.

Reed bütün yönlerini Billings kızlarına yaklaşmak için kullanır. Ama kısa bir süre sonra bu üstün tavırlı kızların da sıradan insanlar gibi sorunlarının ve sırlarının olduğunu fark eder. Üstelik sırlarını gizli tutmak için her şeyi yapabilecek durumdadırlar.

Çok özel ilişkiler de işte burada başlar!


Kapak Tasarımı: Kitabın içeriğiyle uyumlu bir kapak tasarımına sahip roman. Özellikle fısıldaşan kızları görmek hikayeyle bağdaştırdığımızda yüzünü gülümsetiyor insanın.


Yorumum: Sürükleyici; kesinlikle süükleyici! Elinize alıp bi oturuşta okuyup bitirmemeniz imkansız. Reed Brennan'ın yeni başladığı liseye alışma sürecine siz de dahil oluyor, onunla birlikte karakterleri ve ortamı tanımaya başlıyorsunuz. Easton Akademisi gerçekten de hareketli bir ortam, oraya kabul edilmek Reed Brennan'nın hayatını değiştirmesi için çok önemli bir karar ancak işler oraya kabul edilmekle bitmiyor, oraya gerçekten kabul edilmek için daha fazlasını yapması sosyalleşmesi lazım. Bunun için de kendine Billings Kızları'nı seçiyor ki işler de ondan sonra karışıyor.


Ben kitabı okurken çoğu zaman Reed Brennan'a kızdım, verdiği kararların birçoğunu yanlış buldum hatta aptalca davrandığını bile düşündüm. Özellikle Billings Kızları'ndan biri olma çabası, ailesi ile ilgili verdiği bir karar ve Thomas konusu çoğu zaman benim çileden çıkmama sebep oldu. Kızdığım tek karakter de o değildi diğerleri de sinir bozucuydu ama heyecanla neler olup bittiğini okumak çok keyifliydi.


Romanın sonunda ucu açık merak konusu olabilecek bir çok şey var ve şu an serinin diğer kitaplarının da elimde olmasını çok isterdim doğrusu. Bir ara ele geçirip hepsini okumak lazım;)



Puanlama:  






10.01.2011

Sevimli Küçük Yalancılar

Orijinal ismi: Pretty Little Liars
Yazar: Sara Shepard
Çeviren: Olcay Gürkan Koçak
Yayınevi: İlyada Gençlik
Tür: Romantik - Komedi - Gençlik
Seri: İlk Kitap
Kapak tasarımı: Yunus Karaaslan

Sayfa sayısı: 334




Arka kapak yazısı:  
(Sırları Olan, Gizemli, Güzel Bir Kıza Asla Güvenme...)

Herkesin bir sırrı vardır.

Büyük çerçeveli Gucci güneş gözlükleri, ütülü Poloları ile Rosewood da yaşayan her seçkin insanın bir sırrı vardı. Özellikle lise öğrencisi Spencer, Aria, Emily ve Hanna’nın. Onların en korkunç sırları, skandal yaratabilecek ve o küçük mükemmel hayatlarını mahvedebilecek bir sırdı. Ve şimdi “A” adında biri onların bu sırrını açığa çıkarmakla tehdit ediyordu…

“A” nın ise hepsini diri diri gömmeye yetecek kadar toprağı vardı. Ve onların büyük, küçük hatta çok uzun süredir gizli olan sırları bile artık gizliliğini koruyabilecek gibi görünmüyordu. Olaylar, kızlar kendi aralarından birinin sevimli küçük bir katil olabileceğini düşünmeye başladığından beri daha da kötüye dönecekti… 


Kapak Tasarımı: "Kızlar" ve "sırları" hakkında bir kitap için yüzü gözükmeyen havalı bir kızın fotoğrafı yerinde olmuş ancak benin şu yanda görmüş olduğunuz kapak tasarımı daha çok hoşuma gitti; daha anlamlı=)

Yorumum: Orjinal ismiyle "Pretty Little Liars" serisi şu son zamanlarda epey bir sükse yapmış durumda çünkü serinin oldukça iyi bir izleyici kitlesine sahip bir dizisi çekiliyor şu an Amerika'da. Zaten benim de bu seriyle tanışmam dizi sayesinde oldu. Dizi ilk sezonun yarısında mola vermişti ama geçen hafta Pazartesi günü sezon ikinci yarısıyla tekrar geri döndü. Ben kitapları tabii ki diziyi izledikten sonra okumaya başladım.


İlk kitap en iyi arkadaşları (Alison) kaybolduktan 3 sene sonra artık birbirleriyle bile konuşmayan eski "en iyi arkadaşlar" Aria, Spencer, Emily ve Hanna'nın gözünden şimdilerde ne yaptıkları, hayatlarının ne şekilde değiştiği ya da ilerlediği yönünde anlatımlarını okuyoruz. Ancak herkesin bir sırrı vardır ve bu sırların mezara gitmediğini öğrenmeleri çok geç olmuyor.

Olay örgüsü ve hikaye anlatımı karakterlerin teker teker hayatlarına girerek ve olayları onların gözünden irdeleyerek ilerliyor. Hikaye oldukça sürükleyici ve çekici, kitabı bir an bile elinizden bırakmak istemiyorsunuz.

Doğrusu diziyi izlemeden kitabı okusaydım çok daha heyecanlanabilirdim ama bazı şeyleri önceden bilmek pek iyi olmuyor=) Yine de ben sizlere hem kitapları okumanızı hem de bu muhteşem diziyi kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Puanlama: