kitap eleştirisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap eleştirisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.03.2012

Doğaüstü (Paranormal #2) - Kiersten White



Orijinal ismi: Supernaturally (Paranormalcy #2)
Yazar: Kiersten White
Çeviren: Barış Emre Alkım
Yayınevi: DEX
Tür: Genç yetişkin, fantastik
Seri: İkinci Kitap
Sayfa sayısı: 234









26.02.2012

Canavar - Walter Dean Myers




Orijinal ismi: Monster
Yazar: Walter Dean Myers
Çeviren: Bahadır Argönül
Yayınevi: ON8
Tür: Genç Yetişkin, gizem, suç
Sayfa sayısı: 172

Tanıtım Yazısı: Belki de kendi filmimi yapabilirim. Yazıya dökebilir ve kafamda oynatabilirim. Okulda yaptığımız gibi, sahnelerin taslağını hazırlayabilirim. Yaşamımın öyküsü olur bu film. Hayır, yaşamımın değil, yaşadığım bu deneyimin. Yanıma almama izin verdikleri deftere yazarım. Adını da savcı hanımın bana dediğinden koyarım: CANAVAR!

Bir sinema filmi, filmde bir sahne. Beyaz perdede Siyah bir genç: Elleri kelepçeli, sanık sandalyesinde. Her zaman girip çıktığı bir dükkânda yaşananlar nedeniyle, belirsiz bir tutukluluk sürecinde yargılanıyor. Walter Dean Myers, ödüle boğulmuş bu romanında hukukun en temel ilkesini sorguluyor: Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur! Öyle midir gerçekten?
2000’de de sıradışı anlatımıyla dikkat çeken Canavar (Monster) adlı kitabıyla Michael L. Printz Ödülü’nü alan Walter Dean Myers, Afroamerikan yazarlara verilen Coretta Scott King Ödülü’nü beş kez kazandı. Myers, bugün ailesiyle birlikte New Jersey’de yaşıyor.
Kapak Tasarımı: Eğer arka kapaktaki konuyu okuduysanız şöyle bir evirip çevirdiğinizde kapak tasarımının konuya ne kadar uygun olduğunu farkedebilirsiniz. Karanlık, gizemli, sırları kendinde barındıran ama profilinden çözemediğiniz bir genç var kapakta. Kitabı okuduktan sonrada gerçekten ne kadar uyumlu bir tasarım olduğunu düşünüp durdum, çok başarılı. Bu arada ON8'in kitap boyutu seçimi de çok hoşuma gitti, kolaylıkla her yere taşıyabildiğim bir boyutu var kitabın.
Yorumum: Suçu ispatlanana kadar herkes masumdur! Öyle midir gerçekten?
Bu soru kafanızda kitabı okumaya başlıyorsunuz ve etkileyici, gizemli bir hikayenin ortasında kendinizi buluyorsunuz. Steve Harmon'un içinde bulunduğu durum zaten ilgi çekiciyken hikayenin birden bir filme dönüşmesi onu daha da ilgi çekici yapıyor. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey de ana karakterimizin bu hikayeyi bir film senaryosu gibi bize aktarması oldu. Bu sayede hikaye su gibi aktı, bir çırpıda okuyup bitirebildim. Tiyatro oyunu okumak gibiydi aslında, daha önce senaryo da okumuştum ama bu daha çok önceden okuduğum tiyatro oyunları gibi daha dinamik bir yapıya sahipti, bu dinamizmin sağlanması ve hikaye boyunca kaybolmaması sanırım bu kitabın bu kadar başarılı olmasının ardındaki nedenlerden ilki.
Steve'in yargılanmasını bir oyun gibi okurken bir yandan da mahkeme boyunca karşımıza ciddi sorular çıkıyor; suç - masumiyet ilişkisi, ırkçılık vb konularla ilgili. Yazarın bu soruları ele alışı ve hikaye boyunca daha fazlasının zihnimizde oluşmasını sağlama konusundaki başarısı göz ardı edilemeyecek türden. Benim sonlara doğru zihnimde bu sorular ve konular cevap bulurken aynı zamanda cevapların da kimi zaman sorular olabileceğini farkettim. Bu duyguyu yazarın yaratması çok önemli bence, CANAVAR bu açıdan da farklı bir kitaptı benim için.
Okurken gerçekten çok keyif aldım, son zamanlarda okuduğum en başarılı kitaplardandı CANAVAR. ON8'in twitter'da yaptığı bir yarışma sonucunda kazanmıştım bu kitabı, bir kez daha onlara buradan bu harika kitabı bana gönderdikleri için çok teşekkür ederim.
Puanlama: 



9.12.2011

Ölüm Büyüsü - Agatha Christie


Orijinal ismi: The Pale Horse
Yazar: Agatha Christie
Çeviren: Çiğdem Öztekin
Yayınevi: Altın Kitaplar
Tür: Polisiye
Sayfa sayısı: 304

Tanıtım Yazısı: 1970'li yıllardan beri baskısı olmayan ve en çok aranan Agatha Christie kitaplarının başında yer alan bir polisiye klasiği. 

Yaşlı bir din adamı öldürülmüştür. Katil telaş içinde kurbanın ceplerini araştırır, ama aradığı şeyi Peder Gorman'ın yırtık cüppesinde bulamaz.Peki katilin aradığı nedir? Ve birkaç saat önce ölüm döşeğinde yatan kadın, pedere neler itiraf etmiştir?Kır At adlı halka açık evi yöneten ve kara büyü yaptıkları söylenen üç kadın bu soruların yanıtlarını verebilirlerdi. Belki de çözüm insan tabiatının karanlık yönlerinde yatıyordu...

"Kara büyü ile işlenen cinayetler... Dâhiyane ve çok eğlendirici."Evening Standard



Kapak Tasarımı:  Altın Kitaplar'ın Agatha Christie serisinin ortak noktası kapaklarına sıçramış kan lekeleri=) Benim çok hoşuma gidiyor bu kapaklar.


Yorumum: Ölüm Büyüsü'nü kütüphaneden edindim ve arka kapağını okuduğumda çok ilgi çekici geldi konusu. Büyü ve bilimle içiçe geçmiş gerçekten ilgi çekici bir romandı ve kesinlikle daha önce okuduğum bir Agatha Christie romanına benzemiyordu, özellikle karakterler açısından.


Farklı kişilerin  anlatımlarıyla zenginleştirilmiş, yine zekice yazılmış bir Agatha Christie romanı olan Ölüm Büyüsü'nün hikaye kurgusu, anlatım dili ve karakterler arasındaki etkileşim çok başarılıydı. Baştan sona büyük bir heyecan içinde ne nasıl olacak, bu gizemli olayların arkasında kim ya da kimler var merakla okudum bu açıdan da akıcı bir dilin nasıl yazılabileceğine en güzel örneklerden biri bence Agatha Christie romanları. Ayrıca yaratılan atmosferleri de çok seviyorum Christie romanlarında, gizemli, karanlık ve büyüleyici atmosferler.


Bu kitabın sonunda olayların özümlenmesi şok edici ve başarılıydı, doğrusu ağzım açık bakakaldım kitaba=) Yalnız bir tek olay kafama takıldı ve buna cevap bulamadım, şimdi onu yazmak istiyorum ama eğer kitabı okumadıysanız bu kırmızıyla yazacağım paragrafı okumayın;


Aklıma takılan şey kitabın başında ortaya çıkan isim listesi. Corrigan isminin sonradan Ginger olduğunu anlıyoruz ancak Ginger ve Mark bu olayı çözümlemeye karar verdiklerinde Ginger'ın da hastalanması gerçekleşiyor bu karar verme olayı sonradan gerçekleştiğine göre nasıl olurda ölen kadının listesinde Corrigan ismi vardı? Geleceği görüyor olamazlar ki? Burası bana göre biraz havada kaldı ama eğer kaçırdığım bir nokta varsa lütfen yazın=) 


Kısacası çok sevdim bu Agatha Christie romanını, okumaktan gerçekten çok keyif aldım, kesinlikle tavsiye ederim.


Puanlama:





26.09.2011

Fısıltı - Becca Fitzpatrick

Orijinal ismi: Hush Hush
Yazar: Becca Fitzpatrick

Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Yayınevi: Pegasus Yayınları  
Tür: Genç Edebiyat, Fantastik Roman

Seri: Birinci Kitap
Sayfa sayısı: 416


Tanıtım Yazısı: FISILTI DÜNYA GENÇLİĞİNİN YENİ HEYECANI HUSH HUSH SERİSİ TÜRK HAYRANLARIYLA BULUŞUYOR... KUTSAL BİR YEMİN KOVULMUŞ BİR MELEK YASAK BİR AŞK... 


Okuyucuyu sarsan tüyler ürpertici bir roman... Nora'nın kötü çocuk Patch'le fırtınalı aşkı okurları kendilerinden geçirecek. Publishers Weekly 


Vampirlerden ve kurt adamlardan sıkılan gerilim ve aşk romanı hayranları Hush Hush serisini hemen benimseyecekler. Booklist 


Sıra dışı bir aşk hikâyesi. Okurlar Fısıltı'yı baştan sona yürekleri ağızlarında okuyacak. Falcata Times 


Kovulmuş bir meleğe âşık olmak Bütün sınıf arkadaşlarımın isimlerini biliyordu biri hariç. Yeni öğrenci Arkamdaki sırada, serinkanlı siyah gözleri karşıya sabitlenmiş bir hâlde kaykılmış oturuyordu Siyah gözleri beni âdeta delip geçiyordu. Dudaklarının kenarları yukarı doğru kıvrıldı. Kalbim bir an tekler gibi oldu ve o bir anlık duraksamada, kasvetli bir karanlık duygusunun bir gölge gibi üzerime örtüldüğünü hissettim. Bu duygunun kaybolması sadece bir an sürdü, ama ben hâlâ ona bakıyordum. Gülümsemesi dostça değildi, bela kelimesini heceleyen bir gülümsemeydi. Ve vaat doluydu.


Kapak Tasarımı: Kesinlikle çok güzel bir tasarım. Kovulmuş bir meleğin düşüşü bundan güzel tasvir edilemezdi. Ayrıca Pegasus Yayınları'na ciltli kapak için de teşekkür etmeden olmaz. Bu tip kapakla keşke daha çok kitap basılsa, hem daha sağlam, hem de daha gösterişli, kesinlikle öncelikli olarak tercih edilesi.


Yorumum: Kitabı ilk çıktığı sıralarda almıştım ve uzunca bir süre kitaplığımda bekledi. Şimdi okuduktan sonra çok net bir şekilde söyleyebilirim bu kadar uzun süre neden ben bu kitabı okumadım diye hayıflanıp durdum. Ama ne demişler geç olsun güç olmasın=) Sanırım bu kısa yorumumdan bile çok iyi anlaşılıyordur bu kitabı ne kadar çok beğendiğim. 


Fısıltı benim son zamanlarda okuduğum en iyi genç edebiyat eserlerinden biri. Fantastik bir roman olarak da oldukça başarılı. Karakterler, olay örgüsü yazarın yaratıcılığının ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesi. Düşmüş melek teması son zamanlarda çok popüler ama farklılık taşıyan yapıtlar kendini gerçekten gösteriyor.


Hikayeyi okurken birçok defa Nora'nın yaşadıklarını, hissettiklerini onunla birlikte ben de paylaştım; Patch'in simsiyah gözlerine ben de baktım... Bir yazarın okuyucuya bunu hissettirebilmesi, karakterlerin yaşadığı o özel duyguları onlarla birlikte yaşatması gerçekten çok güzel. Bu açıdan da Fısıltı gerçekten çok başarılı bir eser.


Serinin ikinci kitabı Çığlık yine Pegasus Yayınları'ndan çıkmış bulunmakta, üçüncüsü de duyduğuma göre yoldaymış. Ben bu kitabın etkisinden henüz kurtulamadım, biraz aradan sonra Çığlık'a başlayacağım ve eğer siz bu türü seviyorsanız ve bu kitabı henüz okumadıysanız, hiç durmayın, hemen okuyun derim ben.


Puanlama:









9.09.2011

Yaz ve Şehir


Orijinal ismi: Summer and the City
Yazar: Candace Bushnell
Çeviren: Beril Tüccarbaşıoğlu Uğur
Yayınevi: Artemis  
Tür: Çik-lit, Genç Edebiyat,
Seri: İkinci Kitap 
Sayfa sayısı: 441



Tanıtım Yazısı: Yaz, New York'un en büyülü zamandır!
Ve Carrie de bu şehirdeki her şeye aşık. Etrafındaki uçuk karakterlere, vintage kıyafetler satan butiklere, çılgın partilere ve ayaklarını yerden kesen o çekici adama. En harikası da nihayet gerçek bir yazarlık kursunda, hayallerini gerçekleştirmeye doğru ilk adımlarını atıyor.
Carrie Günlükleri'nin devamı niteliğindeki bu macerada Carrie'nin Büyük Elma'da yolunu bulmayı öğrenişine şahit oluyoruz. Samantha Jones'un deyişiyle, bir Kasaba Serçesi'nden her zaman olmak istediği o insana dönüşüyor Carrie. Ama geçmişiyle geleceğini uzlaştırmak hiç kolay değil ve o da, New York'un hayalinden çok daha zor bir aşk olduğunu fark etmekte gecikmiyor.
Candace Bushnell, zekası ve ışıltılı mizah anlayışıyla, Carrie'nin Samantha ve Miranda'yla tanışmasının, küçük bir kasaba kızından New York'un en unutulmaz ikonlarından Carrie Bradshaw'a dönüşmesinin karşı konulmaz hikayesini anlatıyor.

Kapak Tasarımı: Pembe benim en sevdiğim renklerden biri, görünce aşık oldum zaten bu kapağa=)) Yalnız tek eleştireceğim yanı "Summer and the City" yani orijinal başlığın Türkçe başlıktan daha büyük olması. Bana göre Türkçe baskısında başlıklar tam tersi şekilde yazılmış olmalıydı.

Yorumum: Daha önce ilk kitap hakkında yorumumu Carrie Günlükleri başlığı altında yapmıştım.  Carrie Günlükleri Sex and The City'den öncesini anlatıyor ve bizi Carrie'nin gençlik yıllarına götürüyor. Bu ikinci kitapta Carrie'nin ilk yazarlık deneyimine ve adım adım şimdiki konumuna nasıl ulaştığına şahit oluyoruz. Ben Sex and the City dizisini çok severim ve bu kitabı okumak tanıdığım bildiğim karakterlerin geçmişine şahit olmak çok keyifliydi benim için. Kitabı çok kısa bir sürede okudum ve elimden bırakamadım. Carrie Bradshaw'u daha yakından tanıdığım ve yolunda başındaki bir yazarın duygularını paylaştığım için çok mutluyum. Bazı yönlerden kendimle benzerlikler bulduğum için okumak çok keyifliydi. Yazarlık hakkındaki düşünceleri, hevesleri, hırsları.. o kadar tanıdık ki...

Candace Bushnell'e bu romanı okuduktan sonra bir kez daha hayran kaldım. Karakterleri ve hikayeyi kurgulamaktaki becerisi takdir edilesi gerçekten de. Bu arada yazar yayıneviyle 2 kitap için daha anlaşma yapmış, henüz karar veremediğini söylese de bu kitaplar Carrie Günlükleri serisinin devamı olabilirmiş. Bence olmalı da, çünkü öyle bir yerde kaldık ki şimdi bndan sonra ne olacak merak ediyor insan=)

Puanlama:  





19.08.2011

Roger Ackroyd Cinayeti - Agatha Christie

Orijinal ismi: The Murder of Roger Ackroyd
Yazar: Agatha Christie
Çeviren: Gülden Şen
Yayınevi: Altın Kitaplar
Tür: Polisiye
Sayfa sayısı: 288

Tanıtım Yazısı: 
King’s Abbot Köyü’ndeki sakin yaşam bir anda altüst olur. Dul bir kadının şüpheli intiharı asılsız dedikodulara yol açar. Köy, ilk kocasını öldürdüğünü bilen biri tarafından kadına şantaj yapıldığı ve Roger Ackroyd’un onun gizli aşığı olduğu söylentileriyle çalkalanmaktadır. Fakat Ackroyd cinayete kurban gidince, tüm şüpheler ev halkının üstüne odaklanır. Kendini emekliye ayıran ve sebze yetiştirmek için King’s Abbot Köyü’ne yerleşen Hercule Poirot, istemeden de olsa cinayete el koyar. Şeytani bir zekaya sahip katili yakalamaya çalışır.


Kapak Tasarımı: Üzerine kan sıçramış bir malikane var kapağımızda, içine bütün gizemi barındıran bu malikane bize bir ev ve bu evin sakinlerinin bir cinayete karışacağını fısıldıyor. Hoş bir kapak tasarımı ben sevdim=)


Yorumum: Bittiğine üzüldüğüm romanlardan biri, oysa o kadar keyifli ve heyecanlıydı ki... Benim bu kitabı okumaya karar vermem Kitap Delisi Gizem sayesinde oldu, onun twitter'da heyecanla yazdığı iletiler beni öyle meraklandırdı ki hazır Agatha Christie'yi de özlemişken bu kitabı almalı dedim kendi kendime. İyiki de almışım, o kadar sevdim ki. Bu arada Kitap Delisi Gizem'in kitap hakkındaki yorumunu da "buradan" mutlaka okuyun!


Agatha Christie bir yine gizemli bir cinayet hikayesiyle karşı karşıya bırakırken Poirot bu sefer karşımıza emekli bir dedektif olarak çalışıyor, Poirot bu olaya nasıl dahil olacak, ona kim yardım edecek, olayı nasıl çözümleyecek, katil kim.. gibi sorularla zihniniz meşgul olurken yazarın akıcı dili ve çarpıcı olay örgüsü başınızı döndürüyor. Karakter çözümlemeleri ve mekan tasvirleri de bir o kadar merak uyandırıcı ve hikaye öyle bir şekilleniyor ki kitabı elinizden bırakmakta zorlanıyorsunuz. Agatha Christie gerçekten çok başarılı bir Polisiye Roman yazarı ama birçok kitabı olmasına rağmen her birinde okuyucuyu şaşırtabilmesi inanılmaz bir olay. Sanırım bu kitabın en şaşırtıcı tarafı katilin gerçekten tahmin edilebilinememesi. Okurken zihnimde sürekli olayları, ipuçlarını birleştirmeye çalıştım ama ne yaparsam yapayım istediğim sonucu elde edemedim ancak yazının sonuna geldiğinizde Agatha Christie'nin olayları nasıl bağladığına şahit olduğunuzda onu gerçekten bir kez daha takdir etmemek imkansızlaşıyor.


Gizemli polisiye hikayelerini seven herkesin okumadan geçmemesi gereken muhteşem bir kitap Roger Ackroyd Cinayeti.


Puanlama:









4.06.2011

Septimus Heap (Birinci Kitap) Büyü - Angie Sage

Orijinal ismi: Septimus Heap Magyk
Yazar: Angie Sage
Çeviren: Ferhan Ertürk
Yayınevi: Altın Kitaplar
Tür: Fantastik
Sayfa sayısı: 431

Tanıtım Yazısı: Yedinci oğlun, yedinci oğlu Septimus Heap, doğduğu gece annesinin koynundan çalınır. Ebesi onun öldüğünü söyler. Aynı gece be-beğin babası Silas Heap karların üstünde kundağa sarılmış menekşe gözlü yeni doğmuş bir kız bebek bulur. Heapler bu yeni doğ-muş zavallı bebeğe Jenna adını verir ve onu kendi evlatları gibi büyütürler. Ama bu esrarengiz kız bebek kimdir ve sevgili oğulları Sep-timus’un başına gerçekten ne gelmiştir? Angie Sage’in büyüleyici yeni serisinin birinci kitabı olan Büyü okuyucuları garip karakterler, sihirler, iksirler ve tılsımlarla bezenmiş fantastik bir yolculuğa çıkarıyor. Zengin, duygusal ve ironik bir dille kaybolan ve sonra tekrar bulunan kimliklerin öyküsünü anlatıyor.

"Muhteşem" Clive Barker

Kapak Tasarımı: Fantastik bir kitaba uygun, parıltılı hoş bir kapak tasarımı var. Benden kesinlikle geçer not aldı=)

Yorumum: Septimus Heap akıcı bir dile sahip, sürükleyici, elinizden bırakamayacağınız bir fantastik roman. Ben Harry Potter benzeri (sadece büyücüler ve fantastik bir kitap olmasından ötürü) bulduğum bu romanı çok büyük bir keyifle okudum. Fantastik romanları zaten seviyorum ama insanı boğmayan, sıkmayan bir anlatıma sahipse daha da çok seviyorum. Septimus Heap'in hikayesi de aynen böyle; ayrtıntılar özenle ve dikkatle veriliyor, okuyucuyu bunaltacak detaylarla sürükleyiciliğini kaybetmiyor roman. Kitabın başından sonuna kadar gizem unsuru önemini kaybetmiyor ve keyifle neler olacağını tahmin etmeye çalışıyorsunuz. Sonuçta Septimus Heap ve büyücüler dünyası gerçekten içinde bulunmayı dileyeceğiniz bir dünya oluyor.

Ben kitapları (ilk 3 kitap) kütüphaneden ödünç aldım ama ilk kitabı bitirince keşke satın alsaymışım da dedim; kesinlikle kitaplığımda bulunmasını istediğim bir seri, Septimus Heap. Büyücüleri, Cadıları ve eğlenceli bir fantastik dünyanın içinde bulunmayı seviyorsanız kesinlikle size göre olduğunu söyleyebilirim.

Puanlama: 



6.05.2011

Evrenin Ötesi - Beth Revis

Orijinal ismi: Across the Universe
Yazar: Beth Revis
Çeviren: Ayça Sağlam
Yayınevi: Olimpos
Tür: Bilim Kurgu, Disütopya
Sayfa sayısı:408

Tanıtım Yazısı: Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır. 

Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yoktu... Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştı.


Kapak Tasarımı: Göz alıcı. Evet gerçekten de o kadar beğendim ki bu kitap kapağını, Olimpos Yayınları orjinal kitap kapağını kullandığı için çok mutluyum. Hikayeyi okuduğunuz zaman onunla da kapağın ne kadar örtüştüğünü görüyorsunuz. 

Yorumum: Evrenin Ötesi'ni ilk duyduğumda Türkiye'de basılmasını en çok istediğim kitaplar arasında yerini almıştı ve kısa bir zaman sonra Olimpos Yayınları'nın bu kitabı basacağını öğrendim ve çok sevindim. Olimpos Yayınları bu kitabı hediye vereceğini duyduğumda da hiç vakit kaybetmeden etkinliğe katıldım ve kazananlardan biri oldum! Burdan birkez daha Olimpos Yayınları'na beni bu muhteşem kitapla tanışan ilk kişiler arasına soktukları için teşekkür ediyorum.


Kitaba gelecek olursak, beklediğimden daha iyi olduğunu öncelikle belirtmek isterim. Disütopik, karanlık bir bilim kurgu romanı aynı zamanda güzel bir aşk hikayesiyle süslenmiş. Klostrofobisi olanlar dikkatli olmalı zira yazar o kadar gerçekçi anlatıyor ki etkilenmemek mümkün değil =))


Beth Revis'in bilim kurgu hikayesini aktarımı zengin ve yalın bir dile sahip, bu açıdan okuyucuyu sıkmıyor ve sürükleyiciliğini kaybettirmiyor. Betimlemeler öyle güzel ki kendinizi Godspeed'in içinde hissetmemeniz olanaksız. Olayları bütün gerçekliğiyle deneyimliyorsunuz ve akıcılığa kendinizi kaptırıyorsunuz.


Hikaye gizemli bir şekilde ilerliyor ve olaylar çözümlenmeye başladığında bile karşınıza çıkan yeni birşey sizi şaşırtmaya yetiyor. Karakterleri ise çok sevdim ben, özellikle Harley=)


Kısacası bilim kurgu severlere tavsiye edebileceim çok güzel bir kitap Evrenin Ötesi, aynı zamanda yepyeni bir serinin ilk kitabı;)



16.04.2011

Yokyer - Neil Gaiman

Orijinal ismi: Neverwhere
Yazar: Neil Gaiman
Çeviren: Evrim Öncül
Yayınevi: İthaki
Tür: Fantastik
Sayfa sayısı: 371

Tanıtım Yazısı: Genç ve iyi kalpli Richard Mayhew'un sıradan hayatı, bir kaldırımda karşısına çıkan yaralı genç kızın hayatını kurtarmasıyla sonsuza dek değişir. Bu iyilik Richard'ı var olduğunu hayal bile etmediği bir dünyayla şehrin altındaki terk edilmiş Metro istasyonları ve kanalizasyonlarda gelişmiş karanlık bir yaşamla- tanıştırır. O artık, yarıklardan düşen insanların yaşadığı Aşağıtaraf'ın bir parçasıdır... ve eğer bildiği dünyaya dönmek istiyorsa, gölgelerin ve karanlığın, canavarların ve azizlerin, katillerin ve meleklerin şehrinde yaşamayı öğrenmek zorundadır...

Gaiman, basitçe söylemek gerekirse, hikâyelerin hazine evi gibi ve biz de ona sahip olduğumuz için şanslıyız...-Stephen King-

Kapak Tasarımı: Çok estetik. Aşağı Londra ve Yukarı Londra arasında bir yerlerde aslında Neil Gaiman'a benzettiğim, hikayenin baş kahramanı Richard Mayhew'ın  bir profili. Karanlık, gizemli, ilgi çekici. Hep söylüyorum, fotoğraf kapaklarından daha çok seviyorum çizimleri, bu kapağa da ba-yıl-dım!

Yorumum: Neil Gaiman benim en sevdiğim yazarlardan biridir, daha sonra burada da yorum yapmak, incelemek istediğim, çok sevdiğim Sandman serisiyle tanıdım kendisini. Yarattığı fantastik dünyalar, karakterler o kadar başarılı ki yapıtlarını okumaya doyamıyorum. Neyse Neil Gaiman inceleme yazısı olmadan bu hemen konumuza geri dönelim

Yokyer Londra hakkında bir yapıt. Böyle söyleyince sanki turistik bir kitabın tanıtımını yapıyormuşum gibi hissettim, o zaman hemen ekleyelim; Yokyer Londra mekanlarında geçen, fantastik bir dünyanın merkezi. Ayrıca biz Londra'yı iki şekilde görüyoruz bu hikayede; Aşağı Londra ve Yukarı Londra. Herşey Richard Mayhew'in bir gece yarısı Door isimli kızı sokak ortasında yatarken bulmasıyla başlıyor, bu olaydan sonra kendini öye bir dünyanın içinde buluyor ki, yaşadığı hayat tamamiyle alt üst oluyor. Gerisi için kitabı okumanızı tavsiye ederim=)

Neil Gaiman'ın yarattığı dünya en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, müthiş detaylara sahip. Karakterler öyle gerçekçi ki, tuhaflıklarını garipsemiyor, onları her şekilde benimsiyorsunuz. Yalnız baş karakterimiz Richard'ı belki de sevmem gerekirken bir türlü sevemedim. Onun yerine benim favori karakterim, Marquis de Carabas oldu=) Kendinden emin, güçlü bir karakter Carabas, kesinlikle sevilesi=) Vandemar ve Croup ise unutulmazlar arasına girdi;)

Hikaye beklemediğim bir şekilde bitti ve açıkçası sonundan ben çok memnunum. Neil Gaiman daha önce
tv serisi olarak bu hikayeyi BBC için hazırlamış ve dizi yapılmış; oradakinden farklı olarak bir kaç detay varmış, ama genele sadık kalınmış. Hikaye bir açıdan devamı gelebilir nitelikte bitiyor ancak okuduklarıma göre Neil Gaiman bu fikre pek sıcak bakmıyormuş, yine de farklı bir şehirde geçen bir konsept hazırlayabileceğini de söylemiş. Ben devam fikrine karşı nötrüm açıkçası, hikaye çok güzel ve yerinde bitti ama devamı çıksa tabii ki hemen alır okurum=) Bu arada Gaiman'ın ülkemizde de yeni raflarda yerini alan Amerikan Tanrıları kitbı bu hikaye ile biraz bağlantılıymış. Bakalım onu da okumak lazım;)

Puanlama: 







30.03.2011

Paranormal - Kiersten White

Orijinal ismi: Paranormalcy
Yazar: Kiersten White
Çeviren: Barış Emre Alkım
Yayınevi: DEX
Tür: Fantastik, Genç Edebiyat
Sayfa sayısı: 285
 
Tanıtım Yazısı: Evie her zaman normal, sıradan bir genç kız olduğunu düşünmüştür. Gerçi Uluslararası Paranormal Tecrit Ajansı için doğaüstü yaratık avlıyor, en yakın arkadaşı bir denizkızı, erkek arkadaşı doğaüstü bir yaratık, şimdi bir biçim değiştirene aşık olmak üzere ve yeryüzünde paranormal yaratıkların o büyüleyici dış görünüşlerinin arkasında yatan bütün çirkinlikleri görme yeteneğine sahip nadir insanlardan biri ama... Olsun, o normal bir genç kız olduğunu düşünüyor.

Ancak Evie şimdi tüm paranormal yaratıkların yok oluşunu haber veren korkutucu bir kehanetin tam ortasında yer alıyor. 

 
Kapak Tasarımı: Öncelikle DEX Yayınevi'ne orjinal kapağa sadık kaldıkları için teşekkür ediyorum. Kitap kapağını daha ilk gördüğümde çok sevmiştim, kitabı okuyunca da çok uyumlu ve anlamlı buldum. Gerçekten dört dörtlük bir kapak tasarımına sahip Paranormal.


Yorumum: Paranormal sabırsızlıkla beklediğim bir kitaptı ve yeni kurulan ve kesinlikle gelecek vadettiğini düşündüğüm DEX Yayınevi'nden bu kitabın çıkacağını öğrendiğimde çok sevinmiştim, sonrasında eğer blogumu takip ediyorsanız Kitap Günlüğü'nde nasıl kitap çıkar çıkmaz aldığımdan bahsetmiştim. Ancak okumam biraz zaman aldı, çünkü okuyacağım kitapları sıraya koyuyorum ve sabırsızlıkla bu kitaba ulaşmayı bekledim :P Sonunda okudum ve ne kadar mutlu olduğumu, umduğumdan çok daha iyisini bulduğumu ifade etmekte cidden zorlanıyorum.


Kiersten White yalın bir dille hedef kitleye ulaşıyor. Paranormal Genç Edebiyat (Young Adult) dediğimiz türde bir kitap. Bir ara Genç Edebiyat'ın günümüzdeki öneminden ve popülerliğinden bahsetmek istiyorum bir yazımda zira bu alanda gerçekten çok başarılı işler ortaya çıkıyor son zamanlarda ve inanılmaz bir yükseliş yaşıyor bu janr. Dediğim gibi hedef kitle gençler olsa da bu türü okumayı seven kişiler için aslında bir yaş sınırlaması koymak mümkün değil. Nitekim yazım tekniği açısından Genç Edebiyat'ta zaten gençler ve yetişkinler için hedef alınmış. Paranormal da bu janrın en iyi örneklerinden bir tanesi. Yazım tekniği, yalın dili, kendini çok çabuk sevdirmeyi başaran ve kendinizi onların yerine koymaktan geri alamadığınız muhteşem karakterleri ve akıcı hikayesiyle kesinlikle başdöndürücü bir roman. Üstelik de bir serinin ilk kitabı bu, ee daha ne istenir ki?


Fantastik kurgunun popülerliği her gün yeni bir kurt adam, vampir.. vs. hikayesinin ortaya çıkmasına neden oluyor ancak içlerinden başarıyla sıyrılanlar kalıcı bir yer ediniyor. Paranormal da daha şimdiden bu yeri edinmiş durumda ki hakediyor da zaten. 


Ben kitabı okurken önceden de söylediğim gibi çok keyif aldım; Evie sempatik bir karakter, onun yerine kendinizi koymak hiç de zor olmuyor. Diğer karakterler de en az onun kadar sevilesi, onların başlarına gelenlerden kolaylıkla etkilenebiliyorsunuz. Çok akıcı ve sürükleyici bir roman olduğu için kısa sürede bitirmek de mümkün Paranormal'i. 


Bu arada serinin ikinci kitabının kapak tasarımı da geçtiğimiz günlerde yayımlandı ve ben açıkçası yine gönlümü kaptırdım! 








Umarım DEX Yayınevi ikinci kitabı da orjinal kapağı ile bizlere sunar ve onlara bir kez daha bu harika kitabı bizlerle paylaştıkları için teşekkür ediyorum!

Puanlama: 

 



23.03.2011

Kitapkurdu Sevgilim - Jane Green

Orijinal ismi: Bookends
Yazar: Jane Green
Çeviren: Berna Kılınçer
Yayınevi: Kelebek
Tür: Romantik, Komedi, Bestseller
Sayfa sayısı: 314

Tanıtım Yazısı:Zıt karakterlerine rağmen Cath ve Si iyi arkadaştı. Biri dağınık ve içekapanık diğeri titiz ve kaprisliydi. Biri erkek biri kadındı ve ikisi de hayatlarının erkeğini arıyordu. Onların çok yakın iki iyi arkadaşı vardı. Josh ve Lucy. Evli olan bu çiftin insanı dehşete düşüren, korkunç bir çocuğu ve bu çocuğun da tüyler ürpertici İsveçli bir dadısı vardı.
Tabii bir de romanın olmazsa olmaz Portia'sı vardı elbette
-güzel Portia, geçmişte bir gece hepsinin kalbini kırmış ve onlardan uzaklaşmıştı.
Yıllar sonra bir gün ortaya çıktığında da bu dört arkadaşın hayatını tamamen değiştirerek altüst eden olaylara neden olmuştu.

Arkadaşların, kitapların, kitapkurtlarının, dadıların mutlulukları ve aşkları üzerine kurulu duygulu ve komik bir kitap.


Kapak Tasarımı: Fotografik kapaklara nazaran grafik tasarımlarını, illüstrasyonları daha çok seviyorum, bu kapak da öyle bir kitap ancak yeteri kadar ilgi çekici değil. Çok daha iyi bir illüstrasyon isimle daha uyumlu ve daha göz alıcı olabilirdi.


Yorumum: Öncelikle şunu söylemeliyim, kitabı okumaya karar vermemdeki en büyük etmen tabii ki kitabın ismiydi; kendimi de bir kitapkurdu olarak gördüğüm için bunu kaçırmamalıyım, mutlaka okumalıyım dedim kütüphane raflarında bu kitabı görünce. Daha sonra arka kapak yazısına bakınca sizin de gördüğünüz gibi arkadaşlık, dotluk ve ilişkiler üzerine kurulu bir romanla karşılaşacağımı anlamış oldum. Kitabı bana göre uzun bir sürede bitirdim çünkü okumakta zorlandım, beklediğimi bulamadım ama bu benim için şaşırtıcı değildi çünkü daha önce de Jane Green'in bir romanına başlamıştım ve karmaşık anlatımı yüzünden birkaç sayfa okuduktan sonra devam etmemeye karar vermiştim. Karmaşık anlatım sanırım ilk aklıma gelen tanım oldu ancak bundan daha uygun da bir tanım gelmiyor aklıma, evt anlayacağınız üzere bu kitap da öyleydi. Biraz açıklamak gerekirse; hikaye ana karakter Cath üzerinden ilerliyor, onun diliyle anlatılıyor ancak ben daha en başta çok fazla karakterin ve anının bir kerede resmedilmesinden pek hoşlanmadım. Kim kimdir, ne nedir anlamakta biraz zorlandım. Örneğin Si eşcinsel ancak ben bunu arka kapak yazısında okumasaydım, hikayenin başındaki karmaşık anlatım yüzünden anlamakta çok büyük güçlük çekecektim. Bütün bunları oturtturduktan, karakterlere ve hikayeye alıştıktan sonra da açıkçası kitap kolay gidiyor diyemem; olaylar Cath'in dilinden "fazla" detaylı anlatılıyor ve işin içine kendi duygu ve düşünceleri de girince iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Hikayenin en ilgi çekici yanı "Kitapkurdu"ydu benim için. Ben ve benim gibi bir gün içinde küçük bir cafesi de olan sıcak ve samimi bir kitap dükkanı açma fikrinde olanlar Cath'e kendini yakın hisseder. Bu hayalinin gerçekleşme aşamaları ilgi çekiciydi ancak o kadar.

Belki biraz fazla eleştirdim ama kesinlikle kolay okunabilen bir roman değil, ama yine de bitiremeyeceğim, yarıda bırakacağım türden de bir roman değildi. Bir açıdan beni bu tür romanlardan bir süre uzak tutacak kadar sıktı aslında. Kitapkurdu Sevgilim benden pek geçer bir not almadı dolayısıyla.

Puanlama:


16.03.2011

Kiralık Nişanlı - Amanda Quick

Orijinal ismi: The Paid Companion
Yazar: Amanda Quick
Çeviren: Demet Alınyeleklioğlu
Yayınevi: Artemis
Tür: Romantik, Macera, Çik-Lit
Sayfa sayısı: 388

Tanıtım Yazısı: Cinsel tansiyonu yüksek, son derece gösterişli, nefis bir dönem aşkı ve şaşırtıcı gelişmelere gebe bir cinayet!

St. Merryn Kontu'nun acilen bir kadına ihtiyacı var. Beklentilerini ise son derece pratik ihtiyaçlar üzerinden belirliyor. Kibar sosyete ortamında kendisine eşlik edebilecek görgüde, güzellikte, şıklıkta ve duyarlılıkta bir kadın arayışında. O işleriyle ilgilenirken geçici bir nişanlının kendisini koca avcılarından koruyacağını düşünüyor. En basit çözümün ücretli bir refakatçi, 'kiralık bir nişanlı' olduğuna karar veriyor. Fakat öyle bir adayla karşılaşıyor ki, hayatının taşları yerinden oynayıveriyor. Ve ortaya büyük ve karanlık sırlar eşliğinde çözülmesi gereken bir cinayet çıkıyor.

"Amanda Quick, romantizm söz konusu olduğunda ilk akla gelen yazarlardan biri. Kahraman olarak seçtiği kadınlar tanışmak isteyeceğiniz kadar cazibeli ve erkekler ise aşık olmak isteyeceğiniz kadar cazip."
-USA Today

"Bir Amanda Quick romanına öğleden sonra başlayacak olursanız büyük ihtimalle geceyi de onunla geçireceksiniz demektir."
-The DenverPost

"Yürekli bir kadın kahraman, karanlık tarzıyla boy gösteren bir erkek kahraman, ses getiren diyaloglar, nükteli hazır cevaplar, bir dolu espri... Romantik üslubun en güzel ve en parlak sesleri."
-Booklist

Hem çok komik, hem çok duygusal."
-Library Journal


Kapak Tasarımı: Artemis'ten çıkan Amanda Quick kitaplarının kendilerine özgü tasarımları var, hepsi benzerlik gösteriyor sadece çiçeklerin renkleri değişik, bence gayet sade ve hoş.


Yorumum: Romantik üslubun bu kadar iyi bir şekilde yaratılması her romana nasip olmaz. Espirili, güçlü karakterlerle donatılmış, içinde harika sahnelerin bulunduğu çok keyifli bir romans. Okurken bir saniye bile sıkılmadım, her saniyesi çok keyifliydi. Son zamanlarda okuduğum en keyifli roman buydu gerçekten de.

Hikaye geçmişte geçiyor olmasına rağmen kendinizi uzak hissetmiyorsunuz o döneme. Olaylar hem sizi güldürüyor, hem heyecanlandırıyor ama asla sıkmıyor. Hikayeye romantik olmasına rağmen aynı zamanda içinde çok önemli bir gizemi de içeriyor ki işin macera tarafı da bu zaten. Bazen okurken benzer bir hikayede işte şimdi şöyle olurdu dediğim anlarda bambaşka şeylerle karşılaştım ki beni en mutlu eden de buydu zaten.

Ana karakterler Arthur ve Elena'yı da sevmemek mümkün değil, Amanda Quick'in bu kadar güçlü, espirili karakterler yaratma konusundaki yeteneği beni çok etkiledi. Yalnızca ana karakterler değil elbette, diğer yan karakterler de muhteşemdi.

Bütün bu nedenlerden ötürü eğer romans okumayı işin içine biraz da gizem ve macera katmayı sevenlerdenseniz bu kitabı okumalısınız derim. Ben Amanda Quick'in yeni bir kitabını aldım kütüphaneden ve o da benzer temalarda, geçmişte geçiyor. Eminim yazarın bu romanından da keyif alacağım.


Puanlama:

 

26.02.2011

Haberler; Benden ve Kitap Dünyasından ;)

Bugün kütüphanedeydim. Bu hafta iş hayatım o kadar yoğun geçti ki, bugün öğleden sonra boş olmak çok iyi geldi doğrusu; kütüphaneye gittim, kitaplarımı değiştirdim, bütün kitapçıları gezdim, raflara göz gezdirdim, yeni raflar=), kitaplar keşfettim. Açıkçası çok keyifliydi, bütün öğleden sonram böyle geçti ve çok mutlu oldum doğrusu.



Bu hafta Cuma günü okumayı düşündüklerimden bahsedemedim ama kitap dünyasından beni sevindiren birkaç haberden bahsedeyim. Eğer beni facebook sayfamdan takip ediyorsanız, oradan avazım çıktığı kadar bağırdığımı görmüşsünüzdür;P Bu hafta Beth Revis'in Evrenin Ötesi isimli kitabı çıktı. Yurtdışında epey popüler olan bu kitabın konusu kısaca şöyle; Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır.
Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yok... Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştır.Kitabın kapağı da çok hoş ve Olimpos Yayınları uzay gemisinin bir haritasını da bizlere hediye ediyor romanla birlikte, bu çok güzel.



Bu hafta yakında çıkacağını öğrendiğim kitaplar ise I am Number Four-Pittacus Lore ve Red Riding Hood-Sarah Blakley Cartwright; her ikisinin de filmlerine az bir zaman kala Artemis Yayınları'ndan çıkacağı duyuruldu. Bu çok mutluluk verici bir haber, ben havalara uçtum resmen duyunca=D


Kısaca haberler böyle. Yayınevleri iyi çalışıyor, bizlere yepyeni kitapları getiriyor. Ben son zamanlarda özellikle yurtdışında takip ettiğim yeni kitapların Türkçe'ye çevrilmesinden çok büyük mutluluk duyuyorum. Hele bir de bu kitapları ciltli bulabilirsem daha bir mutlu oluyorum=)) Keşke her kitap ciltli basılabilse, daha dayanıklı, daha bir hoş oluyor öyle.


Bu arada şu sıralar yazımın başında da dediğim gibi iş hayatındaki yoğunluktan ötürü ne bloguma yetişebiliyorum ne de istediğim kadar kitap okuyabiliyorum. Bu beni çok üzüyor ama bir hafta daha geçsin o zaman biraz rahatlayacağım ve kendime en azından blogum için bir yazı planı hazırlayacağım, bu şart;) Okumaya da daha fazla vakit ayırmalıyım, aksi takdirde çok mutsuz oluyorum, eminim orada bir yerlerde beni anlayan birileri vardır;)


Bugünlük bu kadar, ama yarın Kitap Günlüğü vlog(video blog)umla karşınızdayım;)


Keyifli okumalar,