Bir Agatha Christie okumanın tam zamanı dedim ve kütüphaneden aldığım bu kitaba başladım. Kara büyüyle işlenen cinayetlerden bahsediyormuş roman arka kapak yazısına göre, işte bu çok ilgi çekici ve anlaşılan farklı bir hikaye olacak. Dün gece yatmadan önce ilk bölümü bitirebildim ve hikaye gerçekten beni sardı ve çok ilginç bir başlangıçtı doğrusu. Hikayeyi anlatmaya başlayan karakter ve bir polisiye yazarı olan arkadaşı ilgi çekiciydi, eğer bir kitapta yazar(lar) varsa hikaye benim ilgimi çok çekiyor. Kitabı kısa sürede bitirmek istiyorum, umarım öyle olur;)
Altın Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altın Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24.11.2011
19.08.2011
Roger Ackroyd Cinayeti - Agatha Christie
Orijinal ismi: The Murder of Roger Ackroyd
Yazar: Agatha Christie
Çeviren: Gülden Şen
Yayınevi: Altın Kitaplar
Tür: Polisiye
Sayfa sayısı: 288
Tanıtım Yazısı: King’s Abbot Köyü’ndeki sakin yaşam bir anda altüst olur. Dul bir kadının şüpheli intiharı asılsız dedikodulara yol açar. Köy, ilk kocasını öldürdüğünü bilen biri tarafından kadına şantaj yapıldığı ve Roger Ackroyd’un onun gizli aşığı olduğu söylentileriyle çalkalanmaktadır. Fakat Ackroyd cinayete kurban gidince, tüm şüpheler ev halkının üstüne odaklanır. Kendini emekliye ayıran ve sebze yetiştirmek için King’s Abbot Köyü’ne yerleşen Hercule Poirot, istemeden de olsa cinayete el koyar. Şeytani bir zekaya sahip katili yakalamaya çalışır.
Kapak Tasarımı: Üzerine kan sıçramış bir malikane var kapağımızda, içine bütün gizemi barındıran bu malikane bize bir ev ve bu evin sakinlerinin bir cinayete karışacağını fısıldıyor. Hoş bir kapak tasarımı ben sevdim=)
Yorumum: Bittiğine üzüldüğüm romanlardan biri, oysa o kadar keyifli ve heyecanlıydı ki... Benim bu kitabı okumaya karar vermem Kitap Delisi Gizem sayesinde oldu, onun twitter'da heyecanla yazdığı iletiler beni öyle meraklandırdı ki hazır Agatha Christie'yi de özlemişken bu kitabı almalı dedim kendi kendime. İyiki de almışım, o kadar sevdim ki. Bu arada Kitap Delisi Gizem'in kitap hakkındaki yorumunu da "buradan" mutlaka okuyun!
Agatha Christie bir yine gizemli bir cinayet hikayesiyle karşı karşıya bırakırken Poirot bu sefer karşımıza emekli bir dedektif olarak çalışıyor, Poirot bu olaya nasıl dahil olacak, ona kim yardım edecek, olayı nasıl çözümleyecek, katil kim.. gibi sorularla zihniniz meşgul olurken yazarın akıcı dili ve çarpıcı olay örgüsü başınızı döndürüyor. Karakter çözümlemeleri ve mekan tasvirleri de bir o kadar merak uyandırıcı ve hikaye öyle bir şekilleniyor ki kitabı elinizden bırakmakta zorlanıyorsunuz. Agatha Christie gerçekten çok başarılı bir Polisiye Roman yazarı ama birçok kitabı olmasına rağmen her birinde okuyucuyu şaşırtabilmesi inanılmaz bir olay. Sanırım bu kitabın en şaşırtıcı tarafı katilin gerçekten tahmin edilebilinememesi. Okurken zihnimde sürekli olayları, ipuçlarını birleştirmeye çalıştım ama ne yaparsam yapayım istediğim sonucu elde edemedim ancak yazının sonuna geldiğinizde Agatha Christie'nin olayları nasıl bağladığına şahit olduğunuzda onu gerçekten bir kez daha takdir etmemek imkansızlaşıyor.
Gizemli polisiye hikayelerini seven herkesin okumadan geçmemesi gereken muhteşem bir kitap Roger Ackroyd Cinayeti.
Puanlama:
Yazar: Agatha Christie
Çeviren: Gülden Şen
Yayınevi: Altın Kitaplar
Tür: Polisiye
Sayfa sayısı: 288
Tanıtım Yazısı: King’s Abbot Köyü’ndeki sakin yaşam bir anda altüst olur. Dul bir kadının şüpheli intiharı asılsız dedikodulara yol açar. Köy, ilk kocasını öldürdüğünü bilen biri tarafından kadına şantaj yapıldığı ve Roger Ackroyd’un onun gizli aşığı olduğu söylentileriyle çalkalanmaktadır. Fakat Ackroyd cinayete kurban gidince, tüm şüpheler ev halkının üstüne odaklanır. Kendini emekliye ayıran ve sebze yetiştirmek için King’s Abbot Köyü’ne yerleşen Hercule Poirot, istemeden de olsa cinayete el koyar. Şeytani bir zekaya sahip katili yakalamaya çalışır.
Kapak Tasarımı: Üzerine kan sıçramış bir malikane var kapağımızda, içine bütün gizemi barındıran bu malikane bize bir ev ve bu evin sakinlerinin bir cinayete karışacağını fısıldıyor. Hoş bir kapak tasarımı ben sevdim=)
Yorumum: Bittiğine üzüldüğüm romanlardan biri, oysa o kadar keyifli ve heyecanlıydı ki... Benim bu kitabı okumaya karar vermem Kitap Delisi Gizem sayesinde oldu, onun twitter'da heyecanla yazdığı iletiler beni öyle meraklandırdı ki hazır Agatha Christie'yi de özlemişken bu kitabı almalı dedim kendi kendime. İyiki de almışım, o kadar sevdim ki. Bu arada Kitap Delisi Gizem'in kitap hakkındaki yorumunu da "buradan" mutlaka okuyun!
Agatha Christie bir yine gizemli bir cinayet hikayesiyle karşı karşıya bırakırken Poirot bu sefer karşımıza emekli bir dedektif olarak çalışıyor, Poirot bu olaya nasıl dahil olacak, ona kim yardım edecek, olayı nasıl çözümleyecek, katil kim.. gibi sorularla zihniniz meşgul olurken yazarın akıcı dili ve çarpıcı olay örgüsü başınızı döndürüyor. Karakter çözümlemeleri ve mekan tasvirleri de bir o kadar merak uyandırıcı ve hikaye öyle bir şekilleniyor ki kitabı elinizden bırakmakta zorlanıyorsunuz. Agatha Christie gerçekten çok başarılı bir Polisiye Roman yazarı ama birçok kitabı olmasına rağmen her birinde okuyucuyu şaşırtabilmesi inanılmaz bir olay. Sanırım bu kitabın en şaşırtıcı tarafı katilin gerçekten tahmin edilebilinememesi. Okurken zihnimde sürekli olayları, ipuçlarını birleştirmeye çalıştım ama ne yaparsam yapayım istediğim sonucu elde edemedim ancak yazının sonuna geldiğinizde Agatha Christie'nin olayları nasıl bağladığına şahit olduğunuzda onu gerçekten bir kez daha takdir etmemek imkansızlaşıyor.
Gizemli polisiye hikayelerini seven herkesin okumadan geçmemesi gereken muhteşem bir kitap Roger Ackroyd Cinayeti.
Puanlama:
2.08.2011
Okumayı Düşündüklerim
Hollywood - Charles Bukowski
Bukowski'nin sinema dünyasını anlattığı romanı.
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anlattığı romanı.
Hollywood, Fransız yönetmen Barbet Schroeder'in 1987'de çektiği Barfly'ın çekim öyküsünü, buna paralel olarak da Hollywood'un renkli dünyasını, bu sinema çevresinde yaşananları ve farklı insan ilişkilerini anlatır. Barfly filminin senaryosunu Charles Bukowski yazmış ve filmde bar müdavimlerinden birini oynamıştı. Senaryoda alkole boğulmuş olarak sürdürdüğü kendi depresif hayatından bir kesiti yansıttığı için de "Barfly" yarı-otobiyografik bir film sayılmaktadır. Filmde Mickey Rourke'un canlandırdığı ayyaş, Charles Bukowski'nin alter-egosu olan Henry Chinaski dir. "Hollywood" romanında Charles Bukowski Hollywood'un renkli dünyasından, filmin oyuncuları Mickey Rourke ve Faye Dunaway'den yönetmen Jean-Luc Godard'a, Norman Mailer'dan Sean Penn'e kadar onlarca ünlüden bilinmeyen yönleriyle söz eder.
Yazar:Charles Bukowski
Çevirmen:Avi Pardo
Sayfa Sayısı: 192
Dili: Türkçe
Yayınevi: Parantez
Uyanış - Lisa McMann
On yedi yaşındaki Janie artık başkalarının düşlerinin içine çekilmekten sıkılmıştır. Özellikle de saçma sapan çılgın seks düşlerinden ve kâbuslardan... Olanlardan hiç kimseye söz edemezdi çünkü ona inanmazlardı, daha da kötüsü aklını yitirdiğini düşünürlerdi.
Yani Janie bıçak sırtında yaşıyordu, istemediği bir yeteneğe sahipti ve onu kontrol edemiyordu. Günün birinde onu iliklerine dek donduran korkunç bir kâbusun içine düşmüştü. Janie yalnızca sapkın bir ruhun yaptıklarına tanık olmakla kalmayıp ona yardımcı da oluyordu...
Yazar:Lisa McMann
Çevirmen:Zeliha İyidoğan Babayiğit
Sayfa Sayısı: 192
Dili: Türkçe
Yayınevi: Altın Kitaplar
Bukowski'nin sinema dünyasını anlattığı romanı.
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anlattığı romanı.
Hollywood, Fransız yönetmen Barbet Schroeder'in 1987'de çektiği Barfly'ın çekim öyküsünü, buna paralel olarak da Hollywood'un renkli dünyasını, bu sinema çevresinde yaşananları ve farklı insan ilişkilerini anlatır. Barfly filminin senaryosunu Charles Bukowski yazmış ve filmde bar müdavimlerinden birini oynamıştı. Senaryoda alkole boğulmuş olarak sürdürdüğü kendi depresif hayatından bir kesiti yansıttığı için de "Barfly" yarı-otobiyografik bir film sayılmaktadır. Filmde Mickey Rourke'un canlandırdığı ayyaş, Charles Bukowski'nin alter-egosu olan Henry Chinaski dir. "Hollywood" romanında Charles Bukowski Hollywood'un renkli dünyasından, filmin oyuncuları Mickey Rourke ve Faye Dunaway'den yönetmen Jean-Luc Godard'a, Norman Mailer'dan Sean Penn'e kadar onlarca ünlüden bilinmeyen yönleriyle söz eder.
Yazar:Charles Bukowski
Çevirmen:Avi Pardo
Sayfa Sayısı: 192
Dili: Türkçe
Yayınevi: Parantez
Uyanış - Lisa McMann
On yedi yaşındaki Janie artık başkalarının düşlerinin içine çekilmekten sıkılmıştır. Özellikle de saçma sapan çılgın seks düşlerinden ve kâbuslardan... Olanlardan hiç kimseye söz edemezdi çünkü ona inanmazlardı, daha da kötüsü aklını yitirdiğini düşünürlerdi.
Yani Janie bıçak sırtında yaşıyordu, istemediği bir yeteneğe sahipti ve onu kontrol edemiyordu. Günün birinde onu iliklerine dek donduran korkunç bir kâbusun içine düşmüştü. Janie yalnızca sapkın bir ruhun yaptıklarına tanık olmakla kalmayıp ona yardımcı da oluyordu...
Yazar:Lisa McMann
Çevirmen:Zeliha İyidoğan Babayiğit
Sayfa Sayısı: 192
Dili: Türkçe
Yayınevi: Altın Kitaplar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






