Okunacaklar listesi uzadıkça uzuyoooorr... =)
Çik-lit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çik-lit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22.03.2013
Cozy Mystery
Okunacaklar listesi uzadıkça uzuyoooorr... =)
12.08.2012
Beyinsiz (Beyinsiz #1) - Meg Cabot
Orijinal ismi: Airhead (Airhead #1)
Yazar: Meg Cabot
Çeviren: Bige Turan
Yayınevi: Artemis
Tür: Genç yetişkin, çik-lit
Seri: Birinci Kitap
Sayfa sayısı: 322
Tanıtım Yazısı: ÖNEMLİ OLAN PAKET... İÇİNDEKİ KİMİN UMRUNDA?
Mizahı akılla birleştirip harikalar yaratan kadın MEG CABOT'tan EM WATTS SİZLERE ÖMÜR!
Emerson Watts, SoHo'daki yeni Stark mağazasının açılışına gitmek bile istemiyordu. Ama birinin kızkardeşi Frida'ya göz kulak olması da şarttı. Zira kızın ayılıp bayıldığı İngiliz şarkıcı Gabriel Luna açılışta şarkı söyleyecek ve imza dağıtacak, meşhur Stark Yüzü, genç süpermodel Nikki Howard da orada olacaktı. Zavallı Em, bir felaket yaşayacağını ve hayatının sonsuza dek değişeceğini nereden tahmin edebilirdi ki? Beklenmedik, tuhaf bir kazadan sonra, oldum olası erkek gibi takılmış, parti kraliçesi olmaktan her daim uzak Em Watts, kendini tamamen kaybetti. Gerçekten. Yeni hayatındaki en ufak derdi ise -diğer koca koca dertlerinin arasında- en yakın arkadaşı Christopher'a, aslında bir kız olduğunu kanıtlamaktı. O bir gönüllü paçozdu ve asla kabullenemeyeceğinden emin olduğu bir şey, kim bilir, belki de ona rüyalarını gerçekleştirme fırsatını verecekti.
ÇOK YAŞA NIKKI HOWARD!
Kapak Tasarımı: Konuyla alakalı, bir çik-lite uygunlukta parlak ve göz alıcı ülkemizdeki Artemis kapağı hoş ama ben her zaman söylediğim gibi illüstrasyon kapakları tercih ederim ve her zaman daha yaratıcı ve daha başarılı bulurum. O yüzden sağda gördüğünüz yurt dışı baskısının kapağını çok daha fazla beğendim. Eğlenceli ve ilgi çekici bir kapak, okuyucuda hemen alma isteği uyandırıyor. Ülkemizde ne yazık ki fotoğraflı kapaklara çok önem veriyorlar ama bence daha yaratıcı kapaklar kitapları zenginleştiriyor, bu nedenle daha fazla emek harcanan illüstrasyon kitapları tercih ederim.
Yorumum: Kitabı okuyalı bir süre oldu ben yine yorumu yazmakta biraz geciktim, hatta ikinci kitaba başladım bile. Em Watts'ın hikayesi başta hüzünlü bile geliyor insana ama o kadar eğlenceli bir şekle dönüşüyor ki son zamanlarda okuduğum en iyi çik-lit diyebilirim. Ben zaten Meg Cabot'ın kalemini, yazı dilini çok beğeniyorum, oldukça eğlenceli ve yaratıcı bir yazar. Bu hikaye de biraz bilim-kurgu, bol kahkaha fazlasıyla eğlence içeriyor.
Spoilersız bir yorum yapacak olursak baş kahramanımız Em Watts tam bir geek. Bilgisayar oyunları, bilim ve daha bir çok geek konu hayatını sarmalamış ve o bu hayattan çok memnun ancak kardeşi ise tam bir kokoş. Birbirinden iki farklı karaktere sahip bu iki kardeş beraber ünlü Stark mağazalarının açılışına giderler, Em kardeşine göz kulak olacaktır, kardeşi de o sırada sevdiği şarkıcı ve süper modelle tanışmak için yerinde duramamaktadır ancak öyle bir olay olur ki Em'in hayatı işte tam bu noktada baştan aşağı değişir ve bizi epey eğlendiren olaylar da burada başlar.
Sürükleyici bir dile sahip olan Beyinsiz, okuması oldukça keyifli, akıcı ve kısa sürede bitebilecek bir kitap, hatta isterseniz bir günde bile okuyabilirsiniz çünkü hiç yorucu değil. Ben okurken oldukça keyif aldım, Em'i çok sevdim ve onun yaşadıklarına şahit olmak inanılmaz keyifliydi. Kitap biter bitmez araştırdım bu seri 3 kitaptan oluşuyormuş, devamı Türkiye'de henüz çıkmamış ama kitap öyle bir yerde sonlandı ki hemen devam etmem gerektiğini düşünerek bütün serinin İngilizce versiyonunu indirdim ve ikinci kitabı okumaya başladım bile. Yalnız ikinci kitapta bazı şeyler sürekli tekrarlandı ya da daha doğrusu ben biraz sabırsızım hemen her şey sonlansın istiyorum o nedenle yarısında kaldım, bir ara bitireceğim inşallah. Bu arada serinin 3 kitap olması çok güzel, ben 3lemeleri çok seviyorum, daha fazla olunca canım sıkılıyor, çok uzun serilere devam etmek gözümde büyüyor.
Kısacası çok eğlenceli bir çik-lit Beyinsiz, bu türü sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Puanlama:
8.04.2012
Ölümsüz ve Huzursuz (Ölümsüz Serisi #6) - Mary Janice Davidson
Orijinal ismi: Undead and Uneasy (Undead #6)
Yazar: Mary Janice Davidson
Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Yayınevi: Artemis
Tür: Fantastik, çik-lit
Seri: Altıncı Kitap
Sayfa sayısı: 239
Tanıtım Yazısı: Vampir Kraliçe Betsy Taylor, hızla yaklaşan düğünü nedeniyle önündeki birkaç haftanın kolay geçmeyeceğini biliyordu.
Fakat nişanlısı Sinclair -Betsy'nin arkadaşlarının çoğu ve tüm sevdikleriyle beraber- ortadan kaybolunca, kızcağız deliye döndü.
Bu esrarengiz kayboluşun arkasındaki sevimsizleri bulmaya çalışırken kimseye güvenemezdi. Üstelik ileride yaşanacaklar vampir dünyasının temellerini sonsuza dek sarsacaktı. Kolay gelsin deli kız!
Kapak Tasarımı: Ölümsüz serisi kitap kapaklarını çok beğeniyorum, zaten Artemis Yayınları kitap kapakları konusunda çok özenli bu açıdan onları çok takdir ediyorum. Kitabın yurtdışındaki kapakları da çok sevimli, onlar da gayet başarılı. Sol taraftaki kapağın renkleri çok hoşuma gitti ama sağ taraftaki çok şirin olmuş.Yorumum: Ölümsüz Serisi'ni çok seviyorum, ilk kitabı bir solukta okumuştum ve hemen ardından ikinci kitabı alıp bitirmiştim. Geçen sene Tüyap Bursa Kitap Fuarı'ndan üçüncü, dördüncü ve beşinci kitapları almıştım sonunda Artemis Yayınları bu sene altıncı ve yedinci kitapları çıkarttı ve ben de bu seneki fuardab bu kitapları güzel bir indirimle aldım. Ölümsüz ve Huzursuz'u bir solukta okudum ve tek kelimeyle harikaydı!
Vampirler Kraliçesi Betsy bu kitapta en son kaldığı yerden yani düğün hazırlıklarından hikayesine devam ediyor. Sonunda herşey onun istediği gibi olacak ve Betsy hayal ettiği gelinliğe ve düğüne kavuşacak - mı acaba?=) İşte biz olacakları beklerken daha da heyecanlı birşey oluyor ve Betsy'nin bütün sevdikleri birden ortadan kayboluyor, hatta damat bile! Bu olayların başlangıcı ise bizi şok eden bir olayla gerçekleşiyor, birileri ölüyor!
Hikaye son derece iyi kurgulanmış, Betsy'nin heyecanlı hayatını kitabı elinizden bırakmadan okumak istiyorsunuz, öyle sürükleyici ki bir an bile ondan ayrılmak istemiyorsunuz. Mary Janice Davidson'ın kalemi gerçekten kuvvetli, o kadar akıcı ve espirili ki, okumak gerçekten çok keyifli.
Bu kitabı elinize alıp birkaç saatte bile okuyup bitirebilirsiniz ve eminim çok eğlenirsiniz. Uzun serilerden çok hoşlanmıyorum, bozulmasından korkuyorum ama böyle takip ettiğim birkaç seri var ve Betsy de onlardan biri, okuması dediğim gibi çok keyifli. Yedinci kitaba hemen başlamadım çünkü serinin devamı henüz Türkiye'de çıkmadı ve ben de hemen bitsin istemiyorum=)
Vampirleri, fantastik hikayeleri ve çik-liti sevenler hepsinin kombini bu muhteşem seriyi kesinlikle kaçırmamalı.
Puanlama:
22.10.2011
Boş Yere Süslenme - Kim Gruenenfelder
Orijinal ismi: A Total Waste of Makeup (Charlize Edwards, #1)
Yazar: Kim Gruenenfelder
Çeviren: Mehtap Gün Ayral
Yayınevi: Sonsuz Kitap
Tür: Çik-lit
Seri: Birinci Kitap
Sayfa sayısı: 347
Tanıtım Yazısı: Charlie, Hollywood'un en seksi aktörü seçilmiş olan Drew Stanton'un asistanıdır.
Otuz yaşına geldiği hâlde müzmin bir bekâr olarak yaşamına devam eder…
Üstelik bir de kız kardeşinin düğününde baş nedime olmak zorunda kalır… Ve hayatına aniden, hayalinin prensi girer…
Olaylar bu şekilde gelişirken Charlie, yeğeninin torununa -anne olamayacağından korktuğu için- bir kitap yazmaktadır.
Kitap, yıllar boyu edindiği tecrübeleri ve önemli hayat derslerinden oluşacak…
“Bir Hollywood senaryo yazarı olan Gruenenfelder, Hollywood'un ortamına ve ilişkilere çok hâkim. İyi yazılmış karakterler ve hınzır espri anlayışı bu türün alışıldık romanlarının içinden kolayca sıyrılmasını sağlıyor.”
- Library Journal
“Günümüz aşk hayatına taptaze bir içtenlikle eğlenceli bir bakış…”
- Cincinnati Public Library
Yazar: Kim Gruenenfelder
Çeviren: Mehtap Gün Ayral
Yayınevi: Sonsuz Kitap
Tür: Çik-lit
Seri: Birinci Kitap
Sayfa sayısı: 347
Tanıtım Yazısı: Charlie, Hollywood'un en seksi aktörü seçilmiş olan Drew Stanton'un asistanıdır.
Otuz yaşına geldiği hâlde müzmin bir bekâr olarak yaşamına devam eder…
Üstelik bir de kız kardeşinin düğününde baş nedime olmak zorunda kalır… Ve hayatına aniden, hayalinin prensi girer…
Olaylar bu şekilde gelişirken Charlie, yeğeninin torununa -anne olamayacağından korktuğu için- bir kitap yazmaktadır.
Kitap, yıllar boyu edindiği tecrübeleri ve önemli hayat derslerinden oluşacak…
“Bir Hollywood senaryo yazarı olan Gruenenfelder, Hollywood'un ortamına ve ilişkilere çok hâkim. İyi yazılmış karakterler ve hınzır espri anlayışı bu türün alışıldık romanlarının içinden kolayca sıyrılmasını sağlıyor.”
- Library Journal
“Günümüz aşk hayatına taptaze bir içtenlikle eğlenceli bir bakış…”
- Cincinnati Public Library
Kapak Tasarımı: Bu elimde bulunan çok sevdiğim bir kapak tasarımına sahip bir kitap. Kitap Fuarında ilk dikkatimi çeken şey bu kapaktı ve kapağın sade ama bir o kadar da renkli oluşu çok hoşuma gitmişti, konusunu da okuyunca hemen almıştım bu kitabı ve serinin ikinci kitabını.
Yorumum: Biraz uzun sürdü bu kitabı okumam ama daha önce "Ne Okuyorum?" yazımda da yazdığım gibi bunun nedeni kendi iş gücümdü, yoksa şimdi anlatacağım üzere bu kitap inanılmaz keyifli bir oturuşta bitirilebilinecek harika bir kitap.
Son zamanlarda en çok okumak istediğim tür çik-lit. Daha önce de yazmıştım bu türdeki kitaplar gerçekten başarılı oldu mu okumak inanılmaz keyifli oluyor. Boş Yere Süslenme'yi geçen sene kitap fuarında şahane kapağından ötürü farketmiş, konusunu okumuş ve serinin ikinci kitabıyla hemen almıştım. Uzun bir süre kitaplığımda bekledikten sonra sıra nihayet ona geldi ve keyifle kitabı okuyup bitirdim.
Boş yere süslenmenin baş karakteri Charlie, ünlü bir Hollywood starının asistanı. Şeker mi şeker bu kızın otuz yaşın arefesinde yaşadıkları o kadar eğlenceli ki yüzünüzü devamlı gülümsetiyor, kendinizi iyi hissettiriyor. Çik-lit türünün en sevdiğim yanı da bu zaten, kendinizi iyi hissettiren, yüzünüzü gülümseten bu tür karakterlerle ve atmosferle de kolaylıkla özdeşleşmenizi sağlıyor.
Bu kitap gerçekten çok başarılı bir yazım tekniğine sahip. Kitapta en sevdiğim yön de zaten yazım tekniği oldu. Çik-lit kitapların en önemli özelliği popüler bir kurgu oldukları için bol bol referans veriyor olmaları. Boş Yere Süslenme çok başarılı referanslara sahip, baştan sona karakterlerle, olaylarla ilgili çok güzel referanslar veriliyor.
Serinin ikinci kitabı da elimde var ama araya başka kitaplar sokup onu daha sonra okuyacağım, hem böylelikle Charlie'nin serüveni hemen bitmemiş olur=)
Puanlama:
20.10.2011
Ne Okuyorum?
Evet hala bu kitabı okuyorum=) Şu sıralar ders saatlerim değiştiği (bilmeyenler için tekrarlayayım, ingilizce öğretmeniyim) için yeni programa ayak uydurmaya ve yoğunluğa alışmaya çalışıyorum, o yüzden de hergün ancak bir iki sayfa okuyabiliyorum=/ O yüzden bu kitabı bitiremedim, yoksa düşündüğümden çok daha keyifli, harika bir kitap. Yazarı daha önce hiç duymamıştım ama daha fazla kitabını okumak için şimdiden can atıyorum, gerçekten tam anlamıyla bir çik-lit.
27.09.2011
Okumayı Düşündüklerim
Çik-lit okumayı çok seviyorum biliyorsunuz, Artemis'ten de yakın zamanda çok güzel çiklitler çıktı. İşte okumayı düşündüklerim;
Kızlarımın Bilmesini İstediğim Şeyler - Elizabeth Noble
Tanıtım Yazısı: Anneniz Olmadan Hayatla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?
Barbara fazla zamanının kalmadığını öğrendiğinde, hayatın sınavları ve zaferleriyle onsuz yüzleşmek zorunda kalacak dört kızına mektuplar yazmaya başladı. Hala olgunlaşmaları gereken bunca konu varken onları nasıl bırakıp gidecekti?
Mesela Lisa. Otuzlu yaşlarının ortasında olmasına rağmen bağlanma korkusu yaşıyordu. Jennifer, tatsız tuzsuz bir evliliğin içinde sıkışıp kalmıştı ve patlamak üzereydi. Yirmilerindeki Amanda ise dünyayı dolaşmıştı ve ailesiyle arasındaki mesafeyi korumakta kararlıydı. Ve bir de Hannah vardı. Kadınlığın sınırında genç bir kız. Şimdi bu sancılı süreci, taptığı annesi olmadan atlatmak zorundaydı.
Yine de kızların bir çıkış yolu vardı. Barbara'nın mektuplarındaki yaşam dersleri sayesinde, kayıplarının derin acısıyla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirlerdi.
"Elizabeth Noble bu sıcacık romanda aileyi, arkadaşlığı, hayatın muhteşem ve sınırsız fırsatlarını kutluyor."
-Publishers Weekly-
"Brie peyniri ve bir kadeh beyaz şarapla mükemmel gider."
-Columbus Dispatch-
Sevimli bir otel odasına yerleşen Angela, yeni en iyi arkadaşı Jenny sayesinde New York stiline büründü ve uyku nedir bilmeyen bu şehre hızlı bir giriş yaptı. Ve Angela, ne olduğunu anlayamadan kendini aynı anda iki erkekle flört ederken buldu. Daha da iyisi, yeni blogunda yaşadıklarını yazmaya başladı –Carrie Bradshaw onun yanında resmen halt etmişti!
Ancak okuyucularla romantik ikilemlerini paylaşırken atıp tutmak işin kolay tarafıydı! Sıkıysa çöz bakalım gerçekten erkekleri Angelacım! Kahramanımız, Büyük Elma’ya ilk görüşte vuruldu vurulmasına ama New York’u gerçekten evinden daha çok sevecek mi dersiniz?
Nikolai Gregorovich ise bir seri katilin peşindeki vampir polis.
Jazz’le Nick’in arasındaki karşı konulmaz aşk, tam 300 yıldır, bir dargın bir barışık -çoğunlukla dargın- devam ediyor. Ve şimdi Nick’in Jazz’e ihtiyacı var. Jazz’le Nick, kalplerine söz geçirip aralarındaki çekime karşı koymaya çalışırken, bir yandan da psikopat bir katilin hakkından gelmek zorunda. Üstelik über-süpernatürel güçleri olan bir katilin. Etraflarındaki garip ötesi paranormal şahıslarsa her şeye tuz biber ekiyor. Kimler yok ki! Jazz’in spor arabasına dadanan hayalet Irma. Ne olduğu belirsiz, yaratık patron Dweezil. Bilek düşmanı, keskin dişli ve asabi tavşan terlikler Fluff ile Puff. Anlayacağınız tüm manyaklar Jazz’i buluyor!
Rosie işe güce verdi kendini. "Geçmişi unut. Sakın kimseye anlatma yaşadıklarını. Sadece iş iş iş!"
İyi de... Nereye kadar?
Tabii ki Nate'e kadar. Aşkı buldum sanırken geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor Rosie. Her şey, tüm ezberi bozuluveriyor.
Ne yapacak şimdi?
Aşk bizi temize çeker Rosie! Aşk nerede mi? Arayan bulamaz aşkı, panik yapma. Kendini topla. Dikkatli gözlerle etrafına bak.
Kızlarımın Bilmesini İstediğim Şeyler - Elizabeth Noble
Tanıtım Yazısı: Anneniz Olmadan Hayatla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?
Barbara fazla zamanının kalmadığını öğrendiğinde, hayatın sınavları ve zaferleriyle onsuz yüzleşmek zorunda kalacak dört kızına mektuplar yazmaya başladı. Hala olgunlaşmaları gereken bunca konu varken onları nasıl bırakıp gidecekti?
Mesela Lisa. Otuzlu yaşlarının ortasında olmasına rağmen bağlanma korkusu yaşıyordu. Jennifer, tatsız tuzsuz bir evliliğin içinde sıkışıp kalmıştı ve patlamak üzereydi. Yirmilerindeki Amanda ise dünyayı dolaşmıştı ve ailesiyle arasındaki mesafeyi korumakta kararlıydı. Ve bir de Hannah vardı. Kadınlığın sınırında genç bir kız. Şimdi bu sancılı süreci, taptığı annesi olmadan atlatmak zorundaydı.
Yine de kızların bir çıkış yolu vardı. Barbara'nın mektuplarındaki yaşam dersleri sayesinde, kayıplarının derin acısıyla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirlerdi.
"Elizabeth Noble bu sıcacık romanda aileyi, arkadaşlığı, hayatın muhteşem ve sınırsız fırsatlarını kutluyor."
-Publishers Weekly-
"Brie peyniri ve bir kadeh beyaz şarapla mükemmel gider."
-Columbus Dispatch-
Aşkım New York - Lindsey Kelk
Tanıtım Yazısı: Kesin olan bir şey var.Angela Clark dünyanın en muhteşem şehrine aşık oldu.
Yanına buruşuk bir nedime elbisesi, bir çift Louboutin ve pasaportunu alan Angela, sadakatsiz erkek arkadaşından kaçmak için kendini ilk uçağa attı. İstikamet New York, ileri!Sevimli bir otel odasına yerleşen Angela, yeni en iyi arkadaşı Jenny sayesinde New York stiline büründü ve uyku nedir bilmeyen bu şehre hızlı bir giriş yaptı. Ve Angela, ne olduğunu anlayamadan kendini aynı anda iki erkekle flört ederken buldu. Daha da iyisi, yeni blogunda yaşadıklarını yazmaya başladı –Carrie Bradshaw onun yanında resmen halt etmişti!
Ancak okuyucularla romantik ikilemlerini paylaşırken atıp tutmak işin kolay tarafıydı! Sıkıysa çöz bakalım gerçekten erkekleri Angelacım! Kahramanımız, Büyük Elma’ya ilk görüşte vuruldu vurulmasına ama New York’u gerçekten evinden daha çok sevecek mi dersiniz?
Sevgiliye 50 Büyü - Linda Wisdom
Tanıtım Yazısı: JAZZ BİR TÜRLÜ KARAR VEREMİYORDU. AŞKINA BİR ALEV TOPU MU FIRLATMALIYDI, YOKSA HİÇ UZATMADAN ONU YATAĞA MI ATMALIYDI?
Jasmine Tremaine, beladan uzak duramayan bir cadı.Nikolai Gregorovich ise bir seri katilin peşindeki vampir polis.
Jazz’le Nick’in arasındaki karşı konulmaz aşk, tam 300 yıldır, bir dargın bir barışık -çoğunlukla dargın- devam ediyor. Ve şimdi Nick’in Jazz’e ihtiyacı var. Jazz’le Nick, kalplerine söz geçirip aralarındaki çekime karşı koymaya çalışırken, bir yandan da psikopat bir katilin hakkından gelmek zorunda. Üstelik über-süpernatürel güçleri olan bir katilin. Etraflarındaki garip ötesi paranormal şahıslarsa her şeye tuz biber ekiyor. Kimler yok ki! Jazz’in spor arabasına dadanan hayalet Irma. Ne olduğu belirsiz, yaratık patron Dweezil. Bilek düşmanı, keskin dişli ve asabi tavşan terlikler Fluff ile Puff. Anlayacağınız tüm manyaklar Jazz’i buluyor!
New York Masalı - Miranda Dicinson
Tanıtım Yazısı: Bir varmış bir yokmuş…
Bir İngiliz kızı kendi peri masalını yaşamak için New York'a uçmuş.Rosie işe güce verdi kendini. "Geçmişi unut. Sakın kimseye anlatma yaşadıklarını. Sadece iş iş iş!"
İyi de... Nereye kadar?
Tabii ki Nate'e kadar. Aşkı buldum sanırken geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor Rosie. Her şey, tüm ezberi bozuluveriyor.
Ne yapacak şimdi?
Aşk bizi temize çeker Rosie! Aşk nerede mi? Arayan bulamaz aşkı, panik yapma. Kendini topla. Dikkatli gözlerle etrafına bak.
26.06.2011
Ölümsüz ve İadesiz - Mary Janice Davidson
Orijinal ismi: Undead and Unreturnable
Yazar: Mary Janice Davidson
Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Yayınevi: Artemis Yayınları
Tür: Fantastik, çik-lit
Sayfa sayısı: 240
Tanıtım Yazısı: Betsy, bir yandan yarine kavuşma derdi içinde, bir yandan bodrum kattakilerle çarpışıyor, bir yandan da ayakkabı çantasından geri kalmamanın peşinde!
Sanki alışveriş yapmak için yeni bir bahaneye ihtiyacı varmış gibi, Vampirler Kraliçesi Betsy Taylor, nefes kesici yakışıklılığıyla göz dolduran nişanlısı, vampir Eric Sinclair ile düğün hazırlıklarının tam ortasındaydı. Ölüm ya da kan içme zorunluluğu gibi ufak tefek mevzuların yolunu tıkamasına kesinlikle izin vermeyecekti. Fakat tüm olay buket buket çiçekler ve hediyelerden ibaret değildi çünkü Betsy, geçmişteki hatalarını düzeltmesini isteyen hayaletler tarafından kovalanıyordu. Artı, seri katilin teki ortalıkta ipini koparmış vaziyette dolanmaktaydı!
Tüm kurbanları ise uzun boylu sarışın kadınlardı, tam Betsy tipi yani!
Mary Janice Davidson, müthiş vampirimiz Betsy’ye şık bir yeni yıl hediyesi hazırlıyor. Betsy bir kez daha kaos denizinin tam ortasına düşüyor ve her zamanki kafayı yemiş vampirler ve insanlar kalabalığının hem kösteğine hem de yardımına maruz kalıyor.
“Sadakatini bir çift marka ayakkabıyla satın alabileceğiniz bir vampir hakkında ne diyebilirsiniz ki? Sıradışı?.. Fazlası var. İnanılmaz keyifli bir kitap.”
-The Best Reviews
“Müthiş bir hengâme. Sıkı bir komedi.”
-Paranormal Romance
Kapak Tasarımı: Renkli, capcanlı klasik Betsy kapağı=) Çok seviyorum bu kapakları, kapaktaki çizimle Betsy'i bir kere özdeşleştirdim zaten artık ondan vazgeçmem imkansız!
Yorumum: Vampirler kraliçesi Betsy bu sefer de bir seri katilin peşinde! Aynı zamanda Sinclair, Jess, Jon ve tabii Laura ile de uğraşmak zorunda. Serinin bu dördüncü kitabında olaylar diğer ilk üç kitaptaki kadar heyecan verici olmasa ve biraz daha durağan olsa da ben yine de okumaktan büyük keyif aldım. Zaten Kraliçe Betsy'le vakit geçirip de eğlenmemek mümkün değil=))
Ölümsüz ve İadesiz de en ilgi çekici gelişmeler Jon'un yazdığı kitap ve Laura'nın geçirdiği değişim oldu. İkisi hakkında da spoiler vermek istemiyorum ama kısaca bu kişiler gerçekten ileride bela olacak ve Betsy neden bu kadar umursamaz ben anlamıyorum. Sinclair ise çok önemli birşey öğrendi ve bununla ilgili kehaneti söyledi Betsy'e, doğrusu çok ilginç bir detaydı bu. Ahhh spoiler vermeden bu kitaba yorum yapmak epey zor=) ama kimsenin keyfini kaçırmadan direk şunu söylemeliyim ki bu seri benim gerçekten aklımı başımdan alıyor, çok seviyorum Betsy'i!!=))
Bu arada hemen bir sonraki kitaba başladım bile ama elimdeki son kitap bu ve hiç bitmesin istiyorum; umarım Artemis Yayınları serinin geri kalan kitaplarını da en kısa zamanda yayımlar.
Puanlama:
Yazar: Mary Janice Davidson
Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Yayınevi: Artemis Yayınları
Tür: Fantastik, çik-lit
Sayfa sayısı: 240
Tanıtım Yazısı: Betsy, bir yandan yarine kavuşma derdi içinde, bir yandan bodrum kattakilerle çarpışıyor, bir yandan da ayakkabı çantasından geri kalmamanın peşinde!
Sanki alışveriş yapmak için yeni bir bahaneye ihtiyacı varmış gibi, Vampirler Kraliçesi Betsy Taylor, nefes kesici yakışıklılığıyla göz dolduran nişanlısı, vampir Eric Sinclair ile düğün hazırlıklarının tam ortasındaydı. Ölüm ya da kan içme zorunluluğu gibi ufak tefek mevzuların yolunu tıkamasına kesinlikle izin vermeyecekti. Fakat tüm olay buket buket çiçekler ve hediyelerden ibaret değildi çünkü Betsy, geçmişteki hatalarını düzeltmesini isteyen hayaletler tarafından kovalanıyordu. Artı, seri katilin teki ortalıkta ipini koparmış vaziyette dolanmaktaydı!
Tüm kurbanları ise uzun boylu sarışın kadınlardı, tam Betsy tipi yani!
Mary Janice Davidson, müthiş vampirimiz Betsy’ye şık bir yeni yıl hediyesi hazırlıyor. Betsy bir kez daha kaos denizinin tam ortasına düşüyor ve her zamanki kafayı yemiş vampirler ve insanlar kalabalığının hem kösteğine hem de yardımına maruz kalıyor.
“Sadakatini bir çift marka ayakkabıyla satın alabileceğiniz bir vampir hakkında ne diyebilirsiniz ki? Sıradışı?.. Fazlası var. İnanılmaz keyifli bir kitap.”
-The Best Reviews
“Müthiş bir hengâme. Sıkı bir komedi.”
-Paranormal Romance
Kapak Tasarımı: Renkli, capcanlı klasik Betsy kapağı=) Çok seviyorum bu kapakları, kapaktaki çizimle Betsy'i bir kere özdeşleştirdim zaten artık ondan vazgeçmem imkansız!
Yorumum: Vampirler kraliçesi Betsy bu sefer de bir seri katilin peşinde! Aynı zamanda Sinclair, Jess, Jon ve tabii Laura ile de uğraşmak zorunda. Serinin bu dördüncü kitabında olaylar diğer ilk üç kitaptaki kadar heyecan verici olmasa ve biraz daha durağan olsa da ben yine de okumaktan büyük keyif aldım. Zaten Kraliçe Betsy'le vakit geçirip de eğlenmemek mümkün değil=))
Ölümsüz ve İadesiz de en ilgi çekici gelişmeler Jon'un yazdığı kitap ve Laura'nın geçirdiği değişim oldu. İkisi hakkında da spoiler vermek istemiyorum ama kısaca bu kişiler gerçekten ileride bela olacak ve Betsy neden bu kadar umursamaz ben anlamıyorum. Sinclair ise çok önemli birşey öğrendi ve bununla ilgili kehaneti söyledi Betsy'e, doğrusu çok ilginç bir detaydı bu. Ahhh spoiler vermeden bu kitaba yorum yapmak epey zor=) ama kimsenin keyfini kaçırmadan direk şunu söylemeliyim ki bu seri benim gerçekten aklımı başımdan alıyor, çok seviyorum Betsy'i!!=))
Bu arada hemen bir sonraki kitaba başladım bile ama elimdeki son kitap bu ve hiç bitmesin istiyorum; umarım Artemis Yayınları serinin geri kalan kitaplarını da en kısa zamanda yayımlar.
Puanlama:
6.05.2011
Ne Okuyorum?
Vampirlerin kraliçesini selamlayın! Betsy'i o kadar özledim ki! Fuardan Türkiye'de çıkmış son üç kitabı da almıştım ve ne zamandır okunmak üzere bekliyorlardı ve sonunda başladım. Betsy ile eğlenceli dakikalar beni bekliyor; sabırsızlanıyorum!!
14.02.2011
Carrie Günlükleri
Orijinal ismi: The Carrie DiariesYazar: Candace Bushnell
Çeviren: Beril Tüccarbaşıoğlu Uğur
Yayınevi: Artemis
Tür: Çik-lit, Genç Edebiyat,
Seri: İlk Kitap
Sayfa sayısı: 415
Tanıtım yazısı: CARRIE GÜNLÜKLERİ acayip, hatta tuhaf, sıradışı, ancak bir o kadar da sıradan bir ‘zehir gibi kadının’, o kadının, Carrie Bradshaw’un, sadece bir Carrie olduğu günleri anlatıyor. Bayılacaksınız!
Sex and the City’den uzun zaman önceydi... Ve Carrie henüz, daha fazlasını istediğini bilen bir küçük kasaba kızıydı. Ama tabii ikon olacak kız çantasından belli olurmuş derler ya, Carrie de daha o zamandan gelecek vaat ediyordu. Kolejdeki son yılında atlatması gereken onca saçmasapan badireye rağmen Carrie aşmış bir kızdı. Hiçbir zaman bozuşmadığı sıkı bir arkadaş grubu vardı. Ancak bir gün ortaya o yakışıklı çıktı. Sebastian Kydd. Dost kızlar aşk yüzünden birbirine girmekte gecikmeyecekti.
Aşk mı, arkadaşlık mı kazanacak acaba? Carrie Günlükleri sıradan bir genç kızın sivri dilli bir yazara dönüşmesini unutulmayacak bir hikaye ile anlatıyor. Carrie’nin ailesiyle tanışacak, ilkgençlik döneminin Carrie Bradshaw efsanesine neler kattığını hayranlıkla okuyacağız. Cüretkar ve sağlam! Kırılgan ve aşık! Yalnız ve biricik... Carrie’yi, yeni bir hayata başlayacağı, o çok sevdiği New York’a sürükleyenin ne olduğunu öğrenmeye hazır mısınız?
Kapak Tasarımı: Ben yukarıda gördüğünüz kapaklı kitaba sahibim ancak Carrie Günlükleri'nin orjinalde iki kapağı var ve solda gördüğünüz kapak da diğer kapağı. Her ikisi için de mükemmel olduklarını söyleyebilirim. Hikaye açısından da çok anlamlı bu kapaklar yani öylesine seçilmiş değiller, bu açıdan da çok hoşuma gittiklerini belirtmeliyim. Ben yukardaki parlak altın rengi kapaklı kitabımı çok seviyorum ama soldaki pembeli kapak da çok hoş.
Yorumum: Carrie Günlükleri Sex and The City'den öncesini anlatıyor, ben daha önce Sex and The City'i okumadım ancak dizisini izledim yani Carrie'yi tanıyorum, onun hayatının bir bölümüne tanık oldum, onun hayat felsefesini, aşklarını, yaşamını biliyorum. Ancak bu roman tanıdığımız bildiğimiz Carrie'nin öncesini, gençlik yıllarını, ilk aşklarını, arkadaşlarını, ailesini; hayatının yeni yeni anlam kazandığı dönemi anlatıyor. Bildiğimiz tek birşey var o da aynı eğlenceli Carrie. Dolayısıyla okumak da bir o kadar keyifli.
Candace Bushnell gerçekten zekice karakterlerini yaratıyor, onları capcanlı karşımıza çıkarıyor. Carrie'yi ve çevrisini sahipleniyorsunuz ve onlardan ayrılmak istemiyorsunuz okurken. Candace Bushnell'in güçlü kalemi bir oturuşta rahatlıkla okuyup bitirebileceğiniz bir roman yaratmış, ben kendimi bir an önce bitmemesi için çok zorladım ama o kadar keyifliydi ki ancak iki gün dayanabildim.
Daha önce dediğim gibi diziyi izlemiştim ama Sex and The City'i de okumayı düşünüyorum şimdi. En azından Carrie Günlükleri'nin devamını beklerken okuyabilirim.
Puanlama:
Siz bu kitabı okudunuz mu, ya da okumayı düşünüyor musunuz? Yorumlarınızı bekliyorum! =)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















