27 Eylül 2011 Salı

Okumayı Düşündüklerim

Çik-lit okumayı çok seviyorum biliyorsunuz, Artemis'ten de yakın zamanda çok güzel çiklitler çıktı. İşte okumayı düşündüklerim;

Kızlarımın Bilmesini İstediğim Şeyler - Elizabeth Noble


Tanıtım YazısıAnneniz Olmadan Hayatla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Barbara fazla zamanının kalmadığını öğrendiğinde, hayatın sınavları ve zaferleriyle onsuz yüzleşmek zorunda kalacak dört kızına mektuplar yazmaya başladı. Hala olgunlaşmaları gereken bunca konu varken onları nasıl bırakıp gidecekti?

Mesela Lisa. Otuzlu yaşlarının ortasında olmasına rağmen bağlanma korkusu yaşıyordu. Jennifer, tatsız tuzsuz bir evliliğin içinde sıkışıp kalmıştı ve patlamak üzereydi. Yirmilerindeki Amanda ise dünyayı dolaşmıştı ve ailesiyle arasındaki mesafeyi korumakta kararlıydı. Ve bir de Hannah vardı. Kadınlığın sınırında genç bir kız. Şimdi bu sancılı süreci, taptığı annesi olmadan atlatmak zorundaydı.

Yine de kızların bir çıkış yolu vardı. Barbara'nın mektuplarındaki yaşam dersleri sayesinde, kayıplarının derin acısıyla başa çıkmanın bir yolunu bulabilirlerdi.

"Elizabeth Noble bu sıcacık romanda aileyi, arkadaşlığı, hayatın muhteşem ve sınırsız fırsatlarını kutluyor."
-Publishers Weekly-

"Brie peyniri ve bir kadeh beyaz şarapla mükemmel gider." 
-Columbus Dispatch-


Aşkım New York - Lindsey Kelk

Tanıtım Yazısı: Kesin olan bir şey var.Angela Clark dünyanın en muhteşem şehrine aşık oldu.
Yanına buruşuk bir nedime elbisesi, bir çift Louboutin ve pasaportunu alan Angela, sadakatsiz erkek arkadaşından kaçmak için kendini ilk uçağa attı. İstikamet New York, ileri!
Sevimli bir otel odasına yerleşen Angela, yeni en iyi arkadaşı Jenny sayesinde New York stiline büründü ve uyku nedir bilmeyen bu şehre hızlı bir giriş yaptı. Ve Angela, ne olduğunu anlayamadan kendini aynı anda iki erkekle flört ederken buldu. Daha da iyisi, yeni blogunda yaşadıklarını yazmaya başladı –Carrie Bradshaw onun yanında resmen halt etmişti!
Ancak okuyucularla romantik ikilemlerini paylaşırken atıp tutmak işin kolay tarafıydı! Sıkıysa çöz bakalım gerçekten erkekleri Angelacım! Kahramanımız, Büyük Elma’ya ilk görüşte vuruldu vurulmasına ama New York’u gerçekten evinden daha çok sevecek mi dersiniz?


Sevgiliye 50 Büyü - Linda Wisdom

Tanıtım Yazısı: JAZZ BİR TÜRLÜ KARAR VEREMİYORDU. AŞKINA BİR ALEV TOPU MU FIRLATMALIYDI, YOKSA HİÇ UZATMADAN ONU YATAĞA MI ATMALIYDI?
Jasmine Tremaine, beladan uzak duramayan bir cadı.

Nikolai Gregorovich ise bir seri katilin peşindeki vampir polis.

Jazz’le Nick’in arasındaki karşı konulmaz aşk, tam 300 yıldır, bir dargın bir barışık -çoğunlukla dargın- devam ediyor. Ve şimdi Nick’in Jazz’e ihtiyacı var. Jazz’le Nick, kalplerine söz geçirip aralarındaki çekime karşı koymaya çalışırken, bir yandan da psikopat bir katilin hakkından gelmek zorunda. Üstelik über-süpernatürel güçleri olan bir katilin. Etraflarındaki garip ötesi paranormal şahıslarsa her şeye tuz biber ekiyor. Kimler yok ki! Jazz’in spor arabasına dadanan hayalet Irma. Ne olduğu belirsiz, yaratık patron Dweezil. Bilek düşmanı, keskin dişli ve asabi tavşan terlikler Fluff ile Puff. Anlayacağınız tüm manyaklar Jazz’i buluyor!


New York Masalı - Miranda Dicinson

Tanıtım Yazısı: Bir varmış bir yokmuş… 
Bir İngiliz kızı kendi peri masalını yaşamak için New York'a uçmuş.
Rosie işe güce verdi kendini. "Geçmişi unut. Sakın kimseye anlatma yaşadıklarını. Sadece iş iş iş!"
İyi de... Nereye kadar?
Tabii ki Nate'e kadar. Aşkı buldum sanırken geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor Rosie. Her şey, tüm ezberi bozuluveriyor.
Ne yapacak şimdi?
Aşk bizi temize çeker Rosie! Aşk nerede mi? Arayan bulamaz aşkı, panik yapma. Kendini topla. Dikkatli gözlerle etrafına bak.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder