30 Mayıs 2011 Pazartesi

Elektronik Kitap mı Yoksa Kağıt Kokusu Mu?



Bana sorarsanız ilk tercihim kağıt kokusu olacaktır=) Ama zaman zaman bir Kindle'ım ya da renkli bir Nook'um olsaydı ne güzel olurdu diye de düşünüyorum. Her ikisinin de farklı artıları var, mesela bir Kindle'da yüzlerce kitabı her an yanınızda taşıyabilirsiniz, hangisini isterseniz onu okuyabilirsiniz ama yanınızda taşıyacağınız kitap sayısı limitlidir. Bir taraftan da başlıkta da dediğim gibi kitap kokusunu içine çekmek, sayfaları çevirmek apayrı bir haz verir insana. Yine aynı şekilde satın alma kolaylığı açısından Kindle daha büyük kolaylık sağlayabilir, istediğiniz her yerde her an kitap satın alabilirsiniz ama bir kitapçıya girip saatlerce gezmek, kitapları ellemek, sayfalarında şöyle bir gezinmek ve en sonunda elinizde bir poşetle o kitapçıdan dışarı çıkmak da apayrı bir keyiftir.

Ülkemizde çok yaygın olmasa da bilgisayardan kitap okumayı da bu kategoriye sokabileceğimizden bir anket yapmak istedim sevgili okur dostlarım. Elektronik kitap mı yoksa kağıt kokusu mu, belki de her ikisi?=))

Yanıtlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum!





28 Mayıs 2011 Cumartesi

Ben Bugün Kitap Almadım...



Üstelik sevgilim "hadi ama Güngör evde bir sürü kitabın var" demek yerine, "hadi istediğin kitabı al, benim hediyem olsun" demişti=) Doğruyu söylemek gerekirse içimde küçük bir pişmanlık var, yani Kız ve Kurt yeni çıkmış ve içinde kitap ayracı, süslü sayfalarıyla,"beni al, beni al!" diye bağırıyordu. Yine de kendimle gurur duyuyorum. Evet gerçekten de elimin altında çok fazla okunacak kitap var, çünkü ben ne zaman maaş alsam gidip de soluğu kitapçıda alan biriy(d)im; yok yok parantez kullanmamalı--biriydim. Yani öyle değilim artık--en azından şimdilik=P Ama şu sıralar evlilik arefesindeyim ve paramı biraz daha dikkatli harcamam gerekiyor, elimde onca kitap okunmayı bekliyor ve ben de onları okuyacağım, buraya yazacağım.

"Kitap" gerçekten bir tutku; yalnızca onu okumak değil eline alıp kokusunu içine çekmek bile öyle=)) Yine de hediyelere açığım;)

27 Mayıs 2011 Cuma

Ne Okuyorum?

Septimus Heap'in ilk kitabı Büyü, beklediğimden çok daha iyi ve zevkli. Harry Potter Dünyası gibi okudukça daha da güzelleşen bir fantastik roman. Elimde kütüphaneden edindiğim ilk üç kitap var, kitapçılar da dördüncü kitabı da gördüm. Şu an 222. sayfadayım ve elimden bırakamıyorum=)

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Bu Kapağa Bayıldım!

Kitap kapakları benim için çok önemli. Kitap kapaklarının güzel olması mutlaka okuma isteğini güçlendiriyor, onca kitap arasından "onu" seçmenize neden olabiliyor. "Bayıldım!" dediğim kitap kapaklarını sizlerle paylaşıyorum, işte bu hafta seçtiğim kitap;



Mekanik Prens

Cassandra Clare'in muhteşem serisi Cehennem Makineleri'nin ikinci kitabının kapağı belli oldu; muhteşeeeeemmm!! =))

20 Mayıs 2011 Cuma

Okumayı Düşündüklerim




Herkese merhaba!

Birkez daha sizlerle okumayı düşündüğüm kitapları paylaşıyorum ve kitapların tanıtımlarını yapıyorum. Eğer siz daha önce bu kitaplardan herhangi birini okuduysanız yorum yapmadan gitmeyin!=)

Keyifli okumalar!


Yağmurun Kırk İşareti - Kim Stanley Robinson

Tanıtım Yazısı:


"NEW YORK TIMES BESTSELLER - NEW YORK POST "GEREKLİ OKUMA"
Kuzey Kutbu buz tabakası 1950’lerde ilk ölçüldüğünde, kış ortasında 9 metre kalınlığındaydı. Yüzyılın sonuna gelindiğinde ise 4,5 metreye düşmüştü. Bir ağustos günü buz kırıldı.
Bir sonraki yıl kırılma temmuzda başladı. Üçüncü yıl ise mayısta.

Bu geçen seneydi.
Washington’da çok sıcak ve rutubetli bir yaz sürüyordu. Senato’nun iklim uzmanlarından Charlie Quibler ve Ulusal Bilim Vakfı’nda çalışan eşi Anna, gittikçe büyüyen küresel ısınma krizine dikkat çekmeye çalışıyorlardı. Ancak onlar doğanın muazzam güçleri ile teknolojinin müthiş yükselişinin bir arada var olmasını sağlamaya çalışırken, kader önlerine sıra dışı bir engel çıkaracak ve kendilerini engellenemez bir fırtınanın kalbinde bulacaklardı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

"Ekolojik denge bozulduğunda neler olabileceğine dair unutulmaz bir gösteri.” NEW YORK TIMES

“Bir şeyleri değiştirmek için nüfuza sahip olan kişiler, Kim Stanley Robinson’ın Yağmurun Kırk İşareti adlı kitabını okusalar gerçekten çok iyi olurdu. Komik, inandırıcı, zeki bir kitap." INDEPENDENT

“Küresel ısınma için Cesur Yeni Dünya! Özenle yaratılmış karakterler ve çok canlı bir mekan hissiyle dolu zengin bir anlatım! Uyurgezerler gibi karanlık boşluğa yürüyen insanlık! Yazarın en büyük başarısı bilimin metotlarını hayata geçirerek onları açgözlü kapitalistlerin ve ahlaksız politikacıların o çok tanıdık dünyasına yerleştirmesi. Robinson’ın eleştirileri çok içten ve samimi. İnsanlar, savandaki en zeki canlılar olmaktan çıkıp inkar etme uzmanlarına dönüştüler.” GUARDIAN

“Kesinlikle inandırıcı. Robinson, gezegenimizin geleceğini gerçekten umursuyor, ve okuyucuları da umursamaya zorluyor.” PUBLISHERS WEEKLY

“Benzeşmeyen öğelerin, sürgündeki Tibetlilerin ve onların beyaz kaplanlarının, üniversitedeki biyobilimci tiplerin, Ulusal Bilim Vakfı yöneticilerinin ve şehvetli triatloncuların bir araya geldiği muhteşem bir ziyafet. Isınan hava ve jeopolitik kaygılar ise üzerlerinde süzüldükleri sos. Roman, yerelden küresele, bilimden politikaya, sörfçülerin kaybedip tekrar buldukları aşka kadar her şeyi kapsıyor. En karanlık anda bile, Robinson yüreğimin sıçramasına neden olan coşkuyu verebiliyor, tabii tekrar gerilime düşene kadar...bitirdiğinizde soluksuz kalacaksınız.” SAN DIEGO TRIBUNE

“Kitap, bilim ve politikanın bozuk ilişkisini gözler önüne seriyor ve aynen adında olduğu gibi, çok uzun zamandır göz ardı edilen şeylerin sonuçlarını haykırıyor.” WASHINGTON POST

“Çok yakın bir gelecekte geçen, iklim felaketleri üzerine sürükleyici bir hikaye...Robinson, ev, bilim ve politika evrenleri içinde tempoyu kaybetmeden gidip geliyor ve elinizden bırakamayacağınız, hararetli bir eser sunuyor. Kitabı bitirirken bir gelgit dalgasıyla sahile vurmuş gibi nefes nefese kalacaksınız.” BOOKPAGE

“Yarından Sonra (The Day After Tomorrow) filminin ilk yarısı. Ama doğru bilim ve gerçekçi bir zaman çerçevesinde...Bağlanıp kalıyor ve kitabı bırakmadan bir bölüm daha okumak istiyorsunuz, ve hey, bütün o iklim meselesi de çok ilginç.” SFREVU

Yayınevi: Resif Kitap

Aniden Shakespeare - David Safier 


Yayınevi: Pegasus Yayınları



 

17 Mayıs 2011 Salı

15 Mayıs 2011 Pazar

Günün Fotoğrafı

Summer Secrets :)

 

Ölümsüz ve Çaresiz - Mary Janice Davidson

Orijinal ismi: Undead and Unappreciated
Yazar: Mary Janice Davidson
Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Yayınevi: Artemis Yayınları
Tür: Çik-lit, Fantastik
Sayfa sayısı: 235
 
Tanıtım Yazısı: Betsy, Ölümsüzler Kraliçesi olabilir ama hâlâ ayakkabı görünce gözü dönüyor! Vampirler kraliçesi Betsy Taylor, tüm isteksizliğiyle ölümsüzlerin alabora olmuş dünyasını yönetmeye devam ediyor. Ancak Betsy bu aralar, uzun zamandır kayıp bir kız kardeşe sahip olduğunu, dahası, kardeşinin şeytanın kızı olduğunu ve bir gün dünyayı yöneteceğini öğreniyor. Davidson’ın üçüncü Vampirler Kraliçesi kitabı tıpkı ilk ikisi gibi, yani Ölümsüz ve Bekâr ve Ölümsüz ve İşsiz gibi, hızlı, akıcı ve benzersiz bir tempoda ilerliyor. Betsy hâlâ ayakkabılara takık vaziyette, bu kez de zalim üvey annesi Ant’ın, 1986 yılında şeytan tarafından ele geçirildiğini ve o dönemde de Betsy’nin üvey kız kardeşi Laura’yı doğurduğunu keşfediyor. Yani kısacası, sonradan bir papaz tarafından evlatlık edinilen Laura aslında Şeytan Dölü.

Hepsi bu kadarla kalsa gene iyi: Tüyler ürpertici Ölümsüzler Kitabı’nın kehanetine göre, Şeytan Dölü bir de dünyanın yönetimini ele geçirecek. Peki Betsy şimdi bu yufkayürekli, kiliseye bağlı, masum Laura’ya, şeytanın kızı olduğunu ve belki de dünyayı yok etme yolunda olduğunu nasıl açıklayacak? George adlı bir düşman, biraz bebek hediye partisi ve son hızda ilerleyen düğün hazırlıkları gibi alt temaların çeşnilendirdiği kitapta, küstah ve boşboğaz Ölümsüzler Kraliçesi Betsy’yi sevenler olup biten ne varsa hepsine bayılacak. Hayranları Mary Janice Davidson’a ve Betsy Taylor’ın yönettiği, karman çorman ölümsüzler dünyasına doyamıyor. Şimdiyse Betsy ailesinin ‘şeytani’ sırlarını öğrenerek yeni maceralara ve gelişmelere yelken açıyor.

“Davidson’ın zeki diyalogları, hızlı temposu, akıllıca kurulmuş olay örgüsü, kahkahalarla güldüren mizahı ve seksi ilişkiler ağı bu seriyi eğlenceli bir yolculuğa çeviriyor.” -Booklist

“Eğlenceli, vampirik çik-lit ve amatör katil hikâyesine tırnaklarınızı geçireceksiniz.” -Midwest Book Review

“Abuk sabuk beklenmedik olaylar ve gelişmeler, komik mi komik saçmalıklar ve vampir romansı sevenlere gülmekten ölecekleri dakikalar vaat eden bir kitap.” -Locus

Kapak Tasarımı:  Vampirler Kraliçesi Betsy'e yakışır türden, ışıl ışıl bir kapak. Çok hoşuma gidiyor Betsy'nin illüstrasyonu, aynen zihnimde canlandırdığım gibi. Artemis'in parlak, göz alıcı kapaklarına bayılıyorum zaten!

Yorumum: "Vampirler Kraliçesi Betsy'i selamlayın!"

O kadar seviyorum ki bu seriyi, okuduğum en keyifli seri belki de. İçin de vampir var, kahkaha var, çılgın karakterler var, daha ne olsun! İlk defa bi kaç sene önce tanışmıştım bu seriyle, kitap yorumlarını takip ettiğim bir forum yazarı sayesinde, onunla zevklerimiz uyuştuğu için de ilk kitabı edinip hemen bir çırpıda okumuş ve ikinci kitaba başlamıştım. Ama araya başka şeyler girdi ve ben bi süre uzak kaldım bu seriden, en son bu sene Bursa Kitap Fuarı'nda Artemis'ten indirimle alarak diğer kitapları seriyi tamamladım. Şimdilik seri 5 kitap ülkemizde ancak yurtdışında devam ediyor (burdan http://www.maryjanicedavidson.net/the-undead-series-betsy/ bakabilirsiniz) umarım en kısa zamanda burada da sernin diğer kitapları çıkar;)

Betsy bu kitapta hayatını her zamanki gibi bir düzene koymaya çalışırken, yine türlü güçlüklerle yüzleşiyor ve belki de en önemlisi Ant'ın hamileliği ancak bu yetmezmiş gibi Ant'dan başka bir üvey kardeşi daha olduğunu öğreniyor ve Ölümsüzler Kitabı bu kız kardeş hakkında oldukça önemli şeyler söylüyor.

Her zamanki gibi bu kitabı da çoğunlukla kahkaha krizlerine girerek okudum, o kadar eğlenceli ki ben çok seviyorum Betsy'i, Jessica'yı, Siclair'i=))) Mary J. Davidson'ın yazım dili çok güzel, çok rahat sohbet eder gibi okuyorsunuz, kitabı elinizden bırakmakta güçlük çekiyorsunuz. Eğlenceli vampir hikayesi arayanlara ilk tavsiyem;)

Puanlama:

14 Mayıs 2011 Cumartesi

12 Mayıs 2011 Perşembe

Bu Kapağa Bayıldım!

Kitap kapakları benim için çok önemli. Kitap kapaklarının güzel olması mutlaka okuma isteğini güçlendiriyor, onca kitap arasından "onu" seçmenize neden olabiliyor. O zaman bundan böyle "bayıldım!" dediğim kitap kapaklarını sizlerle paylaşıyorum, işte ilk seçtiğim kitap;


Okumayı Düşündüklerim


Herkese merhaba!

Birkez daha sizlerle okumayı düşündüğüm kitapları paylaşıyorum ve kitapların tanıtımlarını yapıyorum. Eğer siz daha önce bu kitaplardan herhangi birini okuduysanız yorum yapmadan gitmeyin!=)

Keyifli okumalar!

Muhteşem Yaratıklar - Margareth Stohl, Kami Garcia

Tanıtım Yazısı



"Bu roman Alacakaranlık çapında olay yaratacak."

Ortada bir lanet vardı. Bir kız vardı. Ve sonunda da bir mezar vardı. Bense bunun farkında bile değildim.

Bazı aşklar kaderdir... Diğerleri ise lanetlidir.

Gatlin'de süprizlere yer yoktu. Hiçliğin ortasında bir yerlerde duruyorduk. En azından öyle olduğunu düşünüyorum, daha fazla yanılmazdım.

Lena Duchannes, bir Güney kasabası olan Gatlin'de yaşamakta olan kimseye benzemiyordu. Bir yandan güçlerini gizlemeye çalışıyor, bir yandan da ailesini nesillerden beri eline geçirmiş olan bir lanetle savaşıyordu. Devasa çalılılar, bataklıklar ve Güney'in unutulmuş mezarlıkları gerçeği sonsuza kadar saklamayı başaramayacaktı.

Ethan Wate Gatlin'de kurtulacağı günü iple çekiyordu. Rüyalarında gördüğü o hiç tanımadığı kıza aşık oldu. Lena kasabanın en eski ve en ürkütücü evine taşınınca, Ethan tarif edilemez bir şekilde ona doğru çekildiğini hissetti. Aralarındaki bağı anlamaya kararlıydı.

Hiçbir sürprizin yaşanmadığı Gatlin'de bir sır bile her şeyi değiştirebilirdi.  


Aşk ve Gurur ve Zombiler -  Jane Austen, Seth Grahame Smith

Tanıtım Yazısı:


Jane Austen'ın sevilen romanının kemik kıran zombi kaosu sahneleri eklenmiş yepyeni ve genişletilmiş versiyonu böyle başlıyor. Öykümüzün başında sessiz sakin İngiliz köyü Meryton tuhaf bir salgının pençesine düşmüştür... Ve ölüler dirilmektedir! Hırçın kahraman Elizabeth Bennet zombi tehdidini ortadan kaldırmakta kararlıdır, ancak küstah ve kibirli Bay Darcy'nin gelişiyle dikkati kısa sürede dağılır. Bunu iki genç aşığın arasındaki hayli eğlenceli ve genelde uygarca geçen duygusal çatışmalar ile zombilere karşı verilen ve pek de duygusal olmayan kanlı çatışmalar takip eder. Elizabeth, Şeytan'ın veletlerini yenebilecek midir? Ve toprak sahibi züppe soyluların sosyal önyargılarını alt edebilecek midir? Romantizmle, kalp kırıklıklarıyla, kılıç dövüşleriyle, yamyamlıkla ve binlerce çürüyen cesetle dolu olan Aşk ve Gurur ve Zombiler, dünya edebiyatının bir başyapıtını gerçekten okumak isteyeceğiniz bir kitaba dönüştürüyor.

'Tam da isminin çağrıştırdığı gibi eğlenceli, hatta çok daha fazla...'

-The News&Observer-

'Bu kitap beni resmen mest etti.'

-Entertainment Weekly-

'Asıl mesele şu: Bay Darcy'ye hastalık bulaşırsa, Elizabeth onun kellesini zamanında uçuracak kadar cesur olabilecek mi? ' -Salon.com- 






 

Kitap Ayracı #6

Herkese merhaba!

Bir süredir uzak kaldım blogdan, havanın değişkenliği sanırım beni de etkiledi, iş yoğunluğu da buna eklenince bloga yazı yazmak ne içimden geldi ne de fırsat bulabildim. Ama kendimi bu ruh halinden uzaklaştırmak için bugün bloguma geri dönmeye karar verdim. Kitap Ayracı'nda bu hafta birbirinden sevimli ayraçları paylaşıyorum sizlerle!

Resimlerin altındaki "etsy" linklerine tıklayarak isterseniz kitap ayraçlarını satın alabilirsiniz.




6 Mayıs 2011 Cuma

Ne Okuyorum?

Vampirlerin kraliçesini selamlayın! Betsy'i o kadar özledim ki! Fuardan Türkiye'de çıkmış son üç kitabı da almıştım ve ne zamandır okunmak üzere bekliyorlardı ve sonunda başladım. Betsy ile eğlenceli dakikalar beni bekliyor; sabırsızlanıyorum!!

Günün Fotoğrafı

Evrenin Ötesi - Beth Revis

Orijinal ismi: Across the Universe
Yazar: Beth Revis
Çeviren: Ayça Sağlam
Yayınevi: Olimpos
Tür: Bilim Kurgu, Disütopya
Sayfa sayısı:408

Tanıtım Yazısı: Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır. 

Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yoktu... Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştı.


Kapak Tasarımı: Göz alıcı. Evet gerçekten de o kadar beğendim ki bu kitap kapağını, Olimpos Yayınları orjinal kitap kapağını kullandığı için çok mutluyum. Hikayeyi okuduğunuz zaman onunla da kapağın ne kadar örtüştüğünü görüyorsunuz. 

Yorumum: Evrenin Ötesi'ni ilk duyduğumda Türkiye'de basılmasını en çok istediğim kitaplar arasında yerini almıştı ve kısa bir zaman sonra Olimpos Yayınları'nın bu kitabı basacağını öğrendim ve çok sevindim. Olimpos Yayınları bu kitabı hediye vereceğini duyduğumda da hiç vakit kaybetmeden etkinliğe katıldım ve kazananlardan biri oldum! Burdan birkez daha Olimpos Yayınları'na beni bu muhteşem kitapla tanışan ilk kişiler arasına soktukları için teşekkür ediyorum.


Kitaba gelecek olursak, beklediğimden daha iyi olduğunu öncelikle belirtmek isterim. Disütopik, karanlık bir bilim kurgu romanı aynı zamanda güzel bir aşk hikayesiyle süslenmiş. Klostrofobisi olanlar dikkatli olmalı zira yazar o kadar gerçekçi anlatıyor ki etkilenmemek mümkün değil =))


Beth Revis'in bilim kurgu hikayesini aktarımı zengin ve yalın bir dile sahip, bu açıdan okuyucuyu sıkmıyor ve sürükleyiciliğini kaybettirmiyor. Betimlemeler öyle güzel ki kendinizi Godspeed'in içinde hissetmemeniz olanaksız. Olayları bütün gerçekliğiyle deneyimliyorsunuz ve akıcılığa kendinizi kaptırıyorsunuz.


Hikaye gizemli bir şekilde ilerliyor ve olaylar çözümlenmeye başladığında bile karşınıza çıkan yeni birşey sizi şaşırtmaya yetiyor. Karakterleri ise çok sevdim ben, özellikle Harley=)


Kısacası bilim kurgu severlere tavsiye edebileceim çok güzel bir kitap Evrenin Ötesi, aynı zamanda yepyeni bir serinin ilk kitabı;)



Okumayı Düşündüklerim

Herkese merhaba!

Birkez daha sizlerle okumayı düşündüğüm kitapları paylaşıyorum ve kitapların tanıtımlarını yapıyorum. Eğer siz daha önce bu kitaplardan herhangi birini okuduysanız yorum yapmadan gitmeyin!=)

Keyifli okumalar!


Kağıt Kız - Guillaume Musso
 
Tanıtım Yazısı:
"Fırtınalı bir gecenin ortasında, sırılsıklam ve çırılçıplak, terasımda belirdi.
- Nerden çıktınız siz?
- Düştüm.
- Nereden düştünüz?
- Kitabınızdan düştüm. Hikâyenizden düştüm yani!"

İlham perisini kaybeden ünlü yazar Tom Boyd'un hayatına aniden, romanlarının kahramanı Billie girer.
Billie güzeldir, umutsuzdur ve eğer Tom yazmayı bırakırsa ölecektir.

Yaşamın yalnızca bir romana bağlı olmasına dair canlı ve etkileyici bir serüven.
Basından
"Son derece başarılı bir olay örgüsü ve öngörülemeyen bir final." Le Figaro Littéraire
"Sıradışı bir hayal gücüyle Musso son sayfaya kadar heyecanı koruyor."
Direct soir

"Elinizden bırakamayacağınız büyüleyici, lezzetli ve sıradışı bir roman."
France Dimanche
 
Kelt Rüyası - Mario Vargas Llosa
 
Tanıtım Yazısı:
Kelt Rüyası, 2010 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Perulu büyük yazar Mario Vargas Llosa'nın aynı yıl yayımlanan romanı. 1903 yılında Kongo'da başlayıp 1916 yılında Londra'da bir hapishanede sona eriyor. Aslında anlatılan, yaşanmış bir hikâye. Hem bütün ömrünce ilkelerine sadık kalıp insancıl duygularla hareket etmiş bir kahraman ve kurtarıcı, hem de ahlaksız damgası yemiş karanlık ruhlu bir insan olarak birbirine tezat oluşturan çok yönlü bir kişiliğe sahip efsanevi ırlandalı vatansever Roger Casement'ın başından geçen olaylar...

Casement, sömürgeciliğin korkunç yüzünü gün ışığına çıkaran ilk Avrupalılardan biridir. Belçika Kongosu ve Amazon ormanlarına yaptığı zorlu yolculuklardan geriye, dönemin kamuoyunu ayağa kaldıran unutulmaz iki rapor kalmıştır. Bu yolculuklar ve yaşadıkları, Ca-sement'ın hayatını sonsuza dek değiştirecek ve onu yıllardır hizmetinde olduğu ıngiltere'den koparıp ırlanda milliyetçi hareketinin içine atacaktır.

Roger Casement gerçek hayatında çift kişilikli bir in-sandır. Doğruluğu kuşkulu olan günlüklerinden alınma notların açıklanmasıyla hayatının son günlerinde ortaya dökülen müstehcen seks maceraları, milliyetçi yandaşları arasında gözden düşmesine neden olmuştur.
 
 
 

5 Mayıs 2011 Perşembe

Kitap Ayracı #5

Herkese merhaba!

Yaz geliyor içim neşe dolu, özellikle bahar aylarını çok seviyorum gerçi bu sene bahar ayları baya soğuk geçti ama şu sıralar fena değil hava, zaten yağmurlu havayı da çok severim ben. İşte böyle içim kıpır kıpırken daha bir kreatif oluyorum. Son zamanlarda en büyük zevkim değişik kitap ayraçları yapmak. İşte bu hafta bana ilham verenler=)

Fotoğrafların altındaki linklere tıklayarak, orjinal sayfalarında resimleri daha büyük görebilirsiniz;)