masal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.03.2013

Beni Seç - Kiera Cass Yorumum


Birkaç gündür elimden düşüremiyordum ve dün gece öyle bir kaptırdım ki kitaba kendimi hemen bitirdim. Goodreads, instagram gibi yerlerde de hemen yazdım zaten ama kısaca şunu söyleyeyim; son zamanlarda okuduğum en iyi genç yetişkin türündeki kitaplardan biri Beni Seç. O kadar sevdim ki, şu an hüzünle 2. kitabı bekliyorum :) Hüzünle çünkü öyle bir yerde bitti ki meraktan ölüyorum :D

İtiraf etmeliyim ki kitaba başlamadan önce bu kadar kuvvetli bir hikayeye sahip ve beni alıp hikayenin geçtiği yere götürecek, olaylara dahil edecek ve yerimde duramadan okuyabileceğim bir kitap olacağını hiç düşünmemiştim. Çünkü kitap romans diyebileceğimiz türe çok yakın, ama disütopya elementleri ve masalsı özellikler taşıdığını da belirtmek lazım. Bütün bu özellikleri ve kitabın tanıtım yazısını da göz önünde bulundurduktan sonra okumaya karar verdim. Bu arada bilirsiniz hep yazıyorum, ben fotoğraflı kitap kapaklarını sevmem genelde ama ne yalan söyleyeyim bu kapağa ilk gördüğüm andan beri bayılıyorum. Kitabı okuduktan sonra da hikayeye inanılmaz derecede yakıştığını düşünüyorum, çok güzel. Yani benim bu kitaba başlangıç hikayem böyle; kapak + ilgi çekici bir konu ilk olarak başlama nedenimdi. Sonrasında okurken o dünyaya öyle bir daldım ki, bir saniye bile sıkılmadan okudum. Romans elementini sevmiyorum gibi anlaşılmasın, sadece biraz şüphe uyandırmıştı bu bende kitabın konusunu okuduğumda ama sonradan okuyunca buna pişman oldum. Yazar romans türüne öyle hakim ki kitabı okurken çoğu kez "TEAM MAXON" diye bağırırken buldum kendimi :D Ahh Maxon... kitapla ilgili bir ipucu vermeden tamamlamak istiyorum bu yazımı ama eğer okursanız bilin ki ben Maxon diye diye bir hal oldum =P 

Disney Masalları'nı ben pek severim sanki bu kitapta da öyle bir hava var ama disütopik elementler taşıması bu kitabı farklılaştırıyor ve güzel detaylar katıyor hikayeye. Dediğim gibi ben çok sevdim, ama eğer siz okumaya karar verirseniz mutlaka kitabın konusunu okuyun ve romans + disütopya + masal karışımından hoşlanacağınızı düşünüyorsanız kitabı edinin =) Bu arada gerçekten kısa sürede bitebilecek bir kitap, yazı dili çok güzel ve zaten bir film izler gibi kaptırıyorsunuz kendinizi ;)

Son olarak heyecanla beklediğim 2. kitabın kapağını da paylaşayım sizlerle. O da en az ilki kadar güzel gözüküyor ;)



20.08.2012

Dizi: Once Upon a Time


Dizi ilk başladığı sıralarda izlenecek o kadar çok şey vardı ki, izlesem mi izlemesem mi karar veremiyordum ancak çok yakın arkadaşlarımdan hep iyi yorumlar gelmeye başlayınca merak ettim ve konusunu da araştırmamla, "tamam, bu dizi tam bana göre" dedim. Böylelikle Once Upon a Time macerası başladı.

Eğer diziyi izlemediyseniz ya da  dizi hakkında hiçbir bilgi edinmek istemiyorsanız, devamını okumayın yani SPOILER uyarısı:

17.06.2011

Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry

Orijinal ismi: The Little Prince (Fransızca: Le Petit Prince)
Yazar: Antoine de Saint-Exupéry
Tür: Fabl, masal, alegori
Sayfa sayısı: 130

Tanıtım Yazısı:  Altı yaşamdayken, Ekvator ormanlarını anlatan Yaşanmış Öyküler adlı bir kitapta olağanüstü bir resim görmüştüm. Yırtıcı bir hayvanı yutan boa yılanı resmiydi bu. İşte şu. Kitapta şöyle deniyordu. Boa yılanları avralarını çiğnemeden, olduğu gibi yutar; sonra, kımıldayamaz, sindirmek için altı ay uyurlar.
O zaman, balta girmemiş ormanlarda yaşanları uzun uzun düşünürdüm, ve renkli bir kalemle, ilk resmimi yaptım.
Bu şaheserimi büyüklere gösterdim. Resmin onları korkutup korkutmadığını sordum..


Kapak Tasarımı: Kitabın dışındaki ve içindeki çizimler bir bütünlük oluşturuyor ve okuyucuyu büyüleyici bir güzellikle sarıp sarmalıyor. Muhteşem!


Yorumum: Antoine de Saint-Exupéry'nin yazdığı bu zengin eser ne zamandır kitaplığımda duruyordu, devamlı okumak isteyip de bir türlü başlayamadığım kitaplardan biri olarak;) Ama geçen gün sonunda elime aldım kitabı ve okumaya başladım, o harika çizimleriyle ve akıcı diliyle birden gönlümü kaptırıverdim bu kitaba ve hayıflandım yine, "ben niye bu kitabı daha önce okumadım" diye; ama geç değildir hiçbir zaman öyle değil mi=)

Benim elimdeki kitap Collector's Library serisinden bir İngilizce çeviri, küçük sevimli bir kitap ama resimleri siyah beyaz, gerçi orjinalinde de öyledir belki, bir bilgim yok ama renkli kitapları da daha önce görmüştüm kitapçılarda, hatta en son bir çizgi roman versiyonunu görmüştüm, almaya niyetlenmiştim ama sonra bu kitabı aldım. Kitaplığımda aynı kitabın farklı versiyonları da olabilir, ben çok severim böyle şeyleri, o yüzden belki ilerde renkli çizgi roman versiyonunu da alabilirim. 

Kitapta en hoşuma giden şey bu kadar sade bir anlatımla aslında ne kadar çok şeyin ifade edilebileceğine şahit olmak oldu. Küçük Prens ve yazarın buluşması, konuşmaları, geçmişe yönelik tasvirler ve verilen örneklerle yaşama dair, insanlara dair önemli ayrıntıların sunuluş şekli gerçekten çok başarılı. 


En sevdiğim şeylerden biri de bir "çocuk romanı" ya da "hikayesi" görünümünde yetişkinlere hitap eden kitaplar. Bu sene bu tarz kitaplar çok okudum ve açıkçası çok memnunum. 


Kitaptaki çizimlerle anlatım gerçekten takdir edilesi, bu o kadar keyifli ki, sayfayı çevirmekten kendimi alıkoyamadım ve kitabı bırakamadım elimden. 


Kısacası ben Küçük Prens'i çok sevdim ve birgün Sahra Çölüne gidersem o kitabın sonundaki yeri mutlaka bulacağım=D




Puanlama: