27 Şubat 2011 Pazar

Ne Okuyorum?


Henüz 32. sayfadayım ama daha şimdiden elimden bırakasım gelmiyor, çok keyifli ve merak uyandıran bir roman. St. Merryn Kontu ve "kiralık nişanlısı" neler yaşayacak çok merak ediyorum doğrusu =)

26 Şubat 2011 Cumartesi

Haberler; Benden ve Kitap Dünyasından ;)

Bugün kütüphanedeydim. Bu hafta iş hayatım o kadar yoğun geçti ki, bugün öğleden sonra boş olmak çok iyi geldi doğrusu; kütüphaneye gittim, kitaplarımı değiştirdim, bütün kitapçıları gezdim, raflara göz gezdirdim, yeni raflar=), kitaplar keşfettim. Açıkçası çok keyifliydi, bütün öğleden sonram böyle geçti ve çok mutlu oldum doğrusu.



Bu hafta Cuma günü okumayı düşündüklerimden bahsedemedim ama kitap dünyasından beni sevindiren birkaç haberden bahsedeyim. Eğer beni facebook sayfamdan takip ediyorsanız, oradan avazım çıktığı kadar bağırdığımı görmüşsünüzdür;P Bu hafta Beth Revis'in Evrenin Ötesi isimli kitabı çıktı. Yurtdışında epey popüler olan bu kitabın konusu kısaca şöyle; Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır.
Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yok... Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştır.Kitabın kapağı da çok hoş ve Olimpos Yayınları uzay gemisinin bir haritasını da bizlere hediye ediyor romanla birlikte, bu çok güzel.



Bu hafta yakında çıkacağını öğrendiğim kitaplar ise I am Number Four-Pittacus Lore ve Red Riding Hood-Sarah Blakley Cartwright; her ikisinin de filmlerine az bir zaman kala Artemis Yayınları'ndan çıkacağı duyuruldu. Bu çok mutluluk verici bir haber, ben havalara uçtum resmen duyunca=D


Kısaca haberler böyle. Yayınevleri iyi çalışıyor, bizlere yepyeni kitapları getiriyor. Ben son zamanlarda özellikle yurtdışında takip ettiğim yeni kitapların Türkçe'ye çevrilmesinden çok büyük mutluluk duyuyorum. Hele bir de bu kitapları ciltli bulabilirsem daha bir mutlu oluyorum=)) Keşke her kitap ciltli basılabilse, daha dayanıklı, daha bir hoş oluyor öyle.


Bu arada şu sıralar yazımın başında da dediğim gibi iş hayatındaki yoğunluktan ötürü ne bloguma yetişebiliyorum ne de istediğim kadar kitap okuyabiliyorum. Bu beni çok üzüyor ama bir hafta daha geçsin o zaman biraz rahatlayacağım ve kendime en azından blogum için bir yazı planı hazırlayacağım, bu şart;) Okumaya da daha fazla vakit ayırmalıyım, aksi takdirde çok mutsuz oluyorum, eminim orada bir yerlerde beni anlayan birileri vardır;)


Bugünlük bu kadar, ama yarın Kitap Günlüğü vlog(video blog)umla karşınızdayım;)


Keyifli okumalar,



20 Şubat 2011 Pazar

MISS POTTER-Bir Aşk Masalı






Orijinal ismi: Miss Potter
Yazar: Richard Maltby, Jr
Çeviren:Volkan Yalçıntoklu
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Tür: Romantik, Genç Edebiyat,
Sayfa sayısı:246

Tanıtım Yazısı:  Miss Potter, kitabın hayatımı değiştirdi. Sen... Benim İçin... Çok Önemli Biri Oldun.'

Miss Potter'ın günlük hayatın monotonluğundan ve sınırlayıcılığından tek kaçış yolu olağanüstü hayal gücü ve çizim yeteneğiydi. Çocuklar için yazdığı kitapların yayınlanmasıyla; hayatında ilk defa başarı, bağımsızlık ve onun için en umulmadık şey olan aşkla tanışarak yepyeni bir dünyaya adım attı.
Richard Maltby, Jr Miss Potter'ı önce, başrolünde Renée Zellweger ve Ewan McGregor'un oynadığı bir filmin senaryosu olarak yazdı. Yazar, Beatrix Potter'ın aşk, yaratıcılık ve başarıyla şekillenen yaşamöyküsünü en iyi şekilde romana aktarmak için, senaryonun akışını tarihsel gerçeklikler ve yaratıcı yorumlarla zenginleştirdi. 


Kapak Tasarımı: Çok hoş ve kesinlikle kütüphanede bu kitabı seçmemde büyük bir öneme sahip. Renée Zellweger'ın güzel yüzü kitap kapağını süslüyor ve onu görür görmez kitabın filmi olduğunu da anladım ve daha bir dikkatimi çekti.


Yorumum: Dediğim gibi Renée Zellweger'ın yüzünü görünce kapakta kitap dikkatimi çekti ve elime alıp konusunu da okuyunca ben bu kitabı kesinlikle okumalıyım dedim. Beatrix Potter'ı bir yazar olarak tanımıyordum ama bu kitabı okuyunca yazdığı ve aynı zamanda resmettiği çocuk kitaplarını okuma isteği uyandı içimde. İnternette şöyle bir araştırınca kitaplarının kapaklarını, o yumuşak çizgilerle resmettiği meşhur Tavşan Peter'ı gördüm ve gerçekten ne kadar başarılı dedim.

Mıss Potter'ın hayatına dair ince ayrıntıları, onun duygularını ve yaşamının sırlarını okuduğumuz bu roman gerçekten çok etkileyici. Ben filmini de edindim ama filmi izlemeden yorum yapmak istedim çünkü sıcağı sıcağına, kafamda şekillenen dünya ile yazmak daha keyifli.

Miss Potter yalnız ama mutlu uzun yıllar geçirmiş ta ki bir adama (isim vermiyorum) aşık olana kadar da bu yanlızlığı onu hiç üzmemiş. Bu evrede yaşadıkları okuyup şahit olmanızı dileyeceğim "bir aşk masalı" gerçekten de. Ben okurken çok etkilendim, kitabı elimden bırakmak istemedim. Richard Maltby,Jr'ın kalemi çok hafif, insanı sıkmadan, eğlenceli bir dille anlatıyor Beatrix Potter'ın yaşamındaki gizemleri.


Eğer siz de bir yazarın gizemli, eğlenceli ve "bir aşk masalı" ile süslü dünyasına adım atmak isterseniz, mutlaka Miss Potter'ı okuyun derim. Benim içinse sırada filmi var =)


Puanlama: 





18 Şubat 2011 Cuma

Okumayı Düşündüklerim



Herkese merhaba!

Bir Cuma günü daha sizlerle okumayı düşündüğüm kitapları paylaşıyorum ve kitapların tanıtımlarını yapıyorum. Eğer siz daha önce bu kitaplardan herhangi birini okuduysanız yorum yapmadan gitmeyin!=)

Keyifli okumalar!

Evrenin Ötesi - Beth Revis

 Tanıtım Yazısı:

Amerikan gençliği yeni bir heyecan fırtınasına kapıldı: Evrenin Ötesi. İki hafta içinde The New York Times Bestseller listesindeki yerine oturan roman, zamane kitaplarına hiç benzemiyor... Apaçık bu zamanın dışından! Amazon.com’da Ocak 2011’in Kitabı olarak tanıtılan Evrenin Ötesi, serinin ilk romanı.

Zamanın ve Evrenin Ötesinde Bir Aşk. Gençlerin Yeni Heyecan Fırtınası.
Sırlar, cinayetler ve yalanlar üzerine kurulu dev bir uzay gemisi.

Geriye sayım tamamlandı! Godspeed kalkışa hazır!

Amy’nin genetik uzmanı annesi ve savaş analizi uzmanı babası yeni bir gezegende insanlığın ilk tohumlarını atmak ve yaşam şartlarını uygun hale getirebilmek üzere Finansal Kaynak Borsası tarafından işe alınır. Yeni gezegene varmak 300 yıl süreceği ve Amy sadece on yedi yaşında olduğu için özel bir izin ile o da bu yolculukta ailesine katılır.
Kendilerinin de aralarında bulunduğu 100 kişilik bilim insanı ve savaş uzmanı dondurularak geminin kargo bölümüne 300 yıl sonra yeni gezegene iniş yapıldığında uyandırılmak üzere yerleştirilir. Ama yüzlerce yıl sürecek olan bu yolculuk için evet demeden önce Amy’nin 50 yıl erken uyandırılacağından haberi yoktu... Üstelik kendi kurallarıyla yaşayan cesur yeni bir dünyaya gözlerini açmayı hiç ummamıştı.

Amy uyandırılışının bir teknik arıza olmadığını anladığı andan itibaren onun neredeyse ölümüne sebep olan kişiyi bulmak için zamana karşı bir yarışa girer. Çünkü donma haznesinin fişi çekilmiştir ve şüpheliler listesindeki isimler ise sadece birkaç bin kişilik gemi sakinlerine aittir. Gemide birisi donma haznelerinin fişlerini çekip kaçıyor ve vaktinde çözüldükleri farkedilmeyen kurbanlar dondurucu sıvıda boğuluyor. Eğer Amy hemen bir şeyler yapmazsa ailesi bir sonraki kurbanlar olabilir.

Ama şüpheli listesindeki isimlerden biri Amy için farklı anlamlar ifade ediyor: genç, asi ve zeki Çırak, geminin gelecekteki lideri ve hazırlıksız yakalandığı bir aşk.


“Kurnazca örülmüş bir gerilim…tutkuyla beğenilerek okunacak.”
–The Publishers Weekly
“Unutulamayacak bir açılış sahnesiyle uzay yolculuğu, sırlar, cinayet ve Realpolitik hakkındaki bu sürükleyici gerilim kalkışa geçiyor.”
 –Kirkus
“Kısmen bilim-kurgu, kısmen distopik, ve tamamen göz kamaştırıcı olan ürkütücü ve tadına doyulmaz klostrofobik bir şaheser.”
 – Kiersten White Paranormalcy New York Times Bestseller 


Bu kitap haftaya Çarşamba çıkıyor ve kesinlikle kaçırmamanızı tavsiye ederim! 

PARANORMAL - KIERSTEN WHITE

 Tanıtım Yazısı:


Normallik de bir yere kadar…
Bir paranormal avcısının soluk soluğa, flörtöz macerası…
Bu kitap, fantastik kurgu sevenlerin bütün beklentilerini karşılayacak…
Evie bugüne dek kendini hep normal,
sıradan bir genç kız kabul etti.
Gerçi kendisi, Uluslararası Paranormal
Tecrit Ajansı için çalışan bir paranormal avcısı.
En yakın arkadaşı bir denizkızı.
Eski erkek arkadaşı bir peri.
Şimdiyse şekil değiştirip duran bir paranormale âşık. Ama olsun! O normal bir genç kız olduğunu düşünüyor.
Ancak şimdi paranormal yaratıkların yok oluşunu haber veren korkutucu bir kehanetin tam ortasında. Ve tüm paranormallerin kaderi onun ellerinde.Biiip!
“Soluk soluğa, flörtöz bir macera. Bu kitap bütün beklentilerimi karşıladı.
Ah, biiip, âşık oldum galiba!”
-Becca Fitzpatrick, Fısıltı kitabının yazarı
“PARANORMAL beni baştan çıkardı. Evie’nin kalbini çalmaya çalışan iki seksi paranormal elleri boş dönmüyor: bir tanesi Evie’nin kalbini kazandı, diğeri de benimkini.”
-Aprilynne Pike, Wings kitabının yazarı


Bu kitap geçtiğimiz Çarşamba D&R'larda satılmaya başlandı, diğer kitabevlerinde de önümüzdeki günlerde yer alacak. Ben çıkar çıkmaz aldım ve okumaya başladım, çok keyifli.

 

15 Şubat 2011 Salı

Genç Edebiyat - Young Adult (YA) ve Yayınevleri

Uzun yıllar bölümümün de bir getirisi olarak klasikleri, sizi derin düşünmeye iten, dikkat gerektiren kitapları okudum, hala da okumaya deva ediyorum ama sanırım şu dönemde daha hızlı okuyabildiğim ve beni eğlendiren kitapları tercih ediyorum. Bu açıdan özellikle Young Adult (YA) - Genç Edebiyatı adı verilen janra sarmış durumdayım. Yurt dışında özellikle bu kitapları takip eden bloggerların sayısı oldukça fazla ve aklınıza Genç Edebiyatı denildiğinde küçük yaştaki kızlar/erkekler gelmesin, yazılan kitapları da incelediğiniz zaman aslında birçok kitap daha büyük yaştakilere hitap ediyor. Genç Edebiyat'ın önemli bir takipçisinin olduğunu bilen yayınevleri aynı zamanda bloggerları destekliyor onlara Advanced Copy adı verilen henüz piyasaya sürmedikleri kitapları gönderiyorlar ki yazınlar hakkında doğru bir yoldan yorum alabilmek için. Açıkçası bu açıdan yabancı yayınevlerini çok takdir ediyorum, kamuoyu yoklaması yapmakla kalmıyor, okuyucunun da yanında yer aldığını gösteriyor yayınevleri.

Bu türde kitapların ülkemizde de büyük bir ilgiyle takip edildiği gözden kaçmıyor. Bu açıdan Artemis Yayınevi, yayın hayatına yeni adım atan DEX, Pegasus, Epsilon (Genç Dizisi-Kavak Yelleri), Tudem Yayınları şu dönemde öncelikli sırada yer alıyor. Bu yayınevleri okuyucularıyla özellikle Facebook sayfalarında yakından ilgileniyor ve ardısıra yepyeni Genç Edebiyat türündeki kitapların müjdesini veriyor. Özellikle DEX yayınevi yalnızca Genç Edebiyat alanında çalışacağı için güçlü bir rakip diğerlerine.

Bu saydığım yayınevlerinden bu türe ait çıkacak kitaplara örnek vermek gerekirse; Artemis Yayınevi'nden ÖLÜ KUŞAK (DANIEL WATERS), DEX Yayınevinden ANGEL (LA WEATHERLY), PARANORMALCY (KIERSTEN WHITE), Pegasus Yayınları'ndan çıkmaya devam edecek olan HUSH HUSH serisi (BECCA FITZPATRICK), Epsilon'dan çıkmış ve çıkmaya devam edecek olan 13 LITTLE BLUE ENVELOPES (MAUREEN JOHNSON) ve Tudem Yayınları'ndan MATCHED (ALLY CONDIE) örnek gösterebileceğim ve beni heyecanlandıran kitaplardan yalnızca bir kaçı.

Eğer siz de yaynevleriyle iletişim içinde olmak isterseniz, mutlaka facebook sayfalarını takip etmenizi tavsiye ederim. Üstelik hikâye yarışmaları, kitap yarışmaları da düzenliyor yayınevleri bunları kaçırmak istemezsiniz eminim.

İşte çıkacak kitaplardan ikisinin kitap tanıtımı:






14 Şubat 2011 Pazartesi

Carrie Günlükleri



Orijinal ismi: The Carrie Diaries
Yazar: Candace Bushnell
Çeviren: Beril Tüccarbaşıoğlu Uğur
Yayınevi: Artemis  
Tür: Çik-lit, Genç Edebiyat,
Seri: İlk Kitap
Sayfa sayısı: 415


Tanıtım yazısı: CARRIE GÜNLÜKLERİ acayip, hatta tuhaf, sıradışı, ancak bir o kadar da sıradan bir ‘zehir gibi kadının’, o kadının, Carrie Bradshaw’un, sadece bir Carrie olduğu günleri anlatıyor. Bayılacaksınız!

Sex and the City’den uzun zaman önceydi... Ve Carrie henüz, daha fazlasını istediğini bilen bir küçük kasaba kızıydı. Ama tabii ikon olacak kız çantasından belli olurmuş derler ya, Carrie de daha o zamandan gelecek vaat ediyordu. Kolejdeki son yılında atlatması gereken onca saçmasapan badireye rağmen Carrie aşmış bir kızdı. Hiçbir zaman bozuşmadığı sıkı bir arkadaş grubu vardı. Ancak bir gün ortaya o yakışıklı çıktı. Sebastian Kydd. Dost kızlar aşk yüzünden birbirine girmekte gecikmeyecekti.

Aşk mı, arkadaşlık mı kazanacak acaba? Carrie Günlükleri sıradan bir genç kızın sivri dilli bir yazara dönüşmesini unutulmayacak bir hikaye ile anlatıyor. Carrie’nin ailesiyle tanışacak, ilkgençlik döneminin Carrie Bradshaw efsanesine neler kattığını hayranlıkla okuyacağız. Cüretkar ve sağlam! Kırılgan ve aşık! Yalnız ve biricik... Carrie’yi, yeni bir hayata başlayacağı, o çok sevdiği New York’a sürükleyenin ne olduğunu öğrenmeye hazır mısınız?

 Kapak Tasarımı: Ben yukarıda gördüğünüz kapaklı kitaba sahibim ancak Carrie Günlükleri'nin orjinalde iki kapağı var ve solda gördüğünüz kapak da diğer kapağı. Her ikisi için de mükemmel olduklarını söyleyebilirim. Hikaye açısından da çok anlamlı bu kapaklar yani öylesine seçilmiş değiller, bu açıdan da çok hoşuma gittiklerini belirtmeliyim. Ben yukardaki parlak altın rengi kapaklı kitabımı çok seviyorum ama soldaki pembeli kapak da çok hoş.

Yorumum: Carrie Günlükleri Sex and The City'den öncesini anlatıyor, ben daha önce Sex and The City'i okumadım ancak dizisini izledim yani Carrie'yi tanıyorum, onun hayatının bir bölümüne tanık oldum, onun hayat felsefesini, aşklarını, yaşamını biliyorum. Ancak bu roman tanıdığımız bildiğimiz Carrie'nin öncesini, gençlik yıllarını, ilk aşklarını, arkadaşlarını, ailesini; hayatının yeni yeni anlam kazandığı dönemi anlatıyor. Bildiğimiz tek birşey var o da aynı eğlenceli Carrie. Dolayısıyla okumak da bir o kadar keyifli.

Candace Bushnell gerçekten zekice karakterlerini yaratıyor, onları capcanlı karşımıza çıkarıyor. Carrie'yi ve çevrisini sahipleniyorsunuz ve onlardan ayrılmak istemiyorsunuz okurken. Candace Bushnell'in güçlü kalemi bir oturuşta rahatlıkla okuyup bitirebileceğiniz bir roman yaratmış, ben kendimi bir an önce bitmemesi için çok zorladım ama o kadar keyifliydi ki ancak iki gün dayanabildim.

Daha önce dediğim gibi diziyi izlemiştim ama Sex and The City'i de okumayı düşünüyorum şimdi. En azından Carrie Günlükleri'nin devamını beklerken okuyabilirim.


Puanlama: 


Siz bu kitabı okudunuz mu, ya da okumayı düşünüyor musunuz? Yorumlarınızı bekliyorum! =)

4 Şubat 2011 Cuma

Sır Tutabilir Misiniz?

Orijinal ismi: Can You Keep A Secret?
Yazar: Sophie Kinsella
Yayınevi: İnkılap 
Tür: Çik-lit, Romantik, Komedi
Sayfa sayısı: 448


Tanıtım Yazısı: Alışverişkolik serisinin yazarından... Emma, dünyadaki milyonlarca genç kadından biri ve birkaç küçük sırrı var... ...Annesinden sakladığı sırlar: 1. Bekaretimi anne ve babam alt katta Ben Hur'u seyrederken, misafir yatak odasında, Danny Nussbaum'la kaybettim. ... Erkek arkadaşından sakladığı sırlar: 2. Connor'ın zanettiği gibi 36 değil, 40 bedenim 3. Herzaman Connor' un Ken' e benzediğini düşündüm; Barbi ve Ken'deki Ken' e. ... İş arkadaşlarından sakladığı sırlar: 4. Artemis' in görmediği zamanlarda, onun kurdele çiçeğine portakal suyu döküyordum. ( Bu, hemen hemen hergün oluyor.) 5. Fotokopi makinesine kağıt sıkıştıran bendim. ... Dünyadaki kimseyle paylaşmadığı sırlar: 6. Q-stringim canımı yakıyor. 7. Özgeçmişimde matematik notumu yüksek gösterdim. 8.NATO' nun neyin kısaltması olduğunu bile bilmiyorum.Hatta ne olduğunu bile bilmiyorum Ta ki bunların hepsini uçakta bir yabancıya anlatana kadar.Yabancı olduğunu sandığı birine...

Kapak Tasarımı: Açık sözlü olmak gerekirse bu kapağı hiç beğenmedim. Hatta kütüphanede kapağı ilk gördüğümde kitabı alıp almamak konusunda kapağı yüzünden bir ikilemde kaldığımı da rahatlıkla söyleyebilirim. Aslında bu kitabın orjinal kapaklarına da baktım ve açıkçası onların da bundan farkı yoktu, hiçbirini beğenmedim. Hep söylüyorum bir kitabın içeriği kadar kapağı da çok önemli, onları raflarda ilk gördüğümüzde çarpılmalıyız bu aynı zamanda hikayeye ve yazara verilen önem ve değeri de gösteriyor bana göre.

Yorumum: Sır Tutabilir Misiniz? başlarda keyif alıp almayacağımı bana düşündüren ancak hikâye ilerledikçe sevdiğim bir kitap. Hikâyenin baş karakteri Emma aslında oldukça sıradan bir genç kız ve her genç kız gibi onun da önem verdiği sırları var, bu sırların kimisi çok önemli kimisi de önemsiz gözükebilir ama bu yine de onları paylaşması gerektiğini göstermez. Ne var ki Emma bir uçak yolculuğunda hiç tanımadığı birine bütün sırlarını anlatıyor, nasıl olduğunu okuyup görmeniz lazım ancak şu kadarını söyleyebilirim, bu kişi dünyada yalnızca bir kez karşılaşacağınız biri değil ve Emma'nın karşısına tekrar çıkıyor.

Bütün hikâye Emma'nın sırları çevresinde dönüyor, onu tanıdıkça ona daha bir ısınıyorsunuz, endişelerini, sıkıntılarını ya da mululuğunu paylaşmak istiyorsunuz. Kitabın birçok yerinde Emma'yla konuştuğum oldu, bu komik bir durum belki de ama ben çoğu zaman bir kitaba kendimi kaptırdığımda bunu yapıyorum, karakterlerle konuşuyorum. Bu bence kitabın başarılı olduğunu gösteriyor, çünkü içine daldığınız dünya ne kadar gerçekçi olursa siz de kendinizi o kadar mutlu hissediyorsunuz bu kitabı okuduğunuza.

Karakterler canlı ve hayat doluydu Sır Tutabilir Misiniz? de. Hikâye dediğim gibi baştan zorladı beni ama nedense kitap kapağının yarattığı güvensizliğin bir etkisi olduğunu düşünüyorum burada ( hayır bu kapak konusunu gerçekten abartmıyorum, eminim orada beni gerçekten anlayan birileri vardır) ancak daha sonra hikâye beni sardı ve kısa zamanda okuyup bitirdim kitabı. Yalnız Emma'nın endişeleri baştan biraz can sıkıcı olsa da zamanla alışıyorsunuz ve benimsiyorsunuz.

Yine de çik-lit severlerin keyifle okuyacağını düşündüğüm bir roman Sır Tutabilir Misiniz?

Puanlama:



Okumayı Düşündüklerim






Herkese merhaba!

Bir Cuma günü daha sizlerle okumayı düşündüğüm kitapları paylaşıyorum ve kitapların tanıtımlarını yapıyorum. Eğer siz daha önce bu kitaplardan herhangi birini okuduysanız yorum yapmadan gitmeyin!=)

Keyifli okumalar!

ÇİRKİNLER - Scott WESTERFELD

Tanıtım Yazısı:

Tally 16'sına girmek üzere ve bunun için sabırsızlanıyor. Ehliyet almak için değil güzelleşmek için...

Tally'nin dünyasında 16. yaş gününüzle birlikte, çirkinliğinizden kurtulup muhteşem güzel olduğunuz bir operasyon geçirir ve tek işinizin eğlenmek olduğu, yüksek teknolojiyle donatılmış bir cennete adım atarsınız. Ve Tally'nin sadece birkaç haftası kaldı...

Ama Tally'nin yeni arkadaşı Shay, güzel olmayı isteyip istemediğinden emin değildir. Tehlikeyi göze alıp dışarıdaki dünyada doğal kalmayı tercih ederek kaçar.

Shay'in kaçışıyla Tally, bu güzel dünyanın, hiç de güzel olmayan bir yönüyle tanışır. Otoriteler Tally'ye, düşünebileceği en kötü teklifi sunarlar: Ya arkadaşını bulup onun geri dönmesini sağlayacaktır ya da hiçbir zaman güzelleşemeyecektir. Yaptığı seçim Tally'nin dünyasını tamamen değiştirecektir.

Sürüleyici serinin ilk kitabı... Bunu Güzeller, Özeller ve Ekstralar takip etmektedir.

Kesinlikle okumak istediğim bir seri; Çirkinler ilk kitabı zaten tanıtım yazısında da gördüğünüz üzere bunu serinin diğer kitapları Güzeller, Özeller ve Ekstralar takip ediyor.

VAMPİR AKADEMİSİ - Richelle MEAD

Tanıtım Yazısı:

Sadece Gerçek Bir Dost

Sizi Ölümsüz Düşmanlardan Koruyabilir

Lissa Dragomir, bir Moroi prensesi:

Sihir dünyasıyla arasında kopmaz bir bağ olan ölümlü bir vampir. Vampirlerin en vahşisi ve en tehlikelisi, ölümsüz Strigoi'lerden her daim korunması gerek.

Lissa'nın en yakın arkadaşı Rose Hathaway'in damarlarında akan insan ve vampir kanının güçlü karışımı onu bir Dhampir yapıyor. Ve Rose kendini, arkadaşı Lissa'yı -genç kızı içlerinden biri yapmayı kafaya koymuş Strigoi'lerden koruduğu tehlikeli bir hayata adamış.

Rose ve Lissa, iki yıl süren kaçak özgürlüklerinin ardından yakalanıyor ve Montana ormanlarının derinliklerine gizlenmiş Aziz Vladimir Akademi'sine sürükleniyor. Rose, Dhampir eğitimine devam edecek. Lissa da zaten elit Moroi toplumunun Kraliçe'si... Ve iki kız, Akademi'de yine birçok kalp kıracak.

Lissa ve Rose'un Aziz Vladimir'den kaçmasına sebep olan korkuydu. Evet, çünkü Akademi'nin demir kapıları ardındaki hayat, akıl almayacak kadar tehlikeli. Moroi'ler iğrenç ayinler düzenliyor ve onların bu gizli kapaklı doğası ve gece aşkı, sosyal karmaşalarla dolu enigmatik bir dünya yaratıyor.

Rose ve Lissa, bu tehlikeli ortamda kendi yönlerini bulmak, yasak aşkın cazibesine karşı koymak ve Strigoi'lerin Lissa'yı sonsuza dek kendilerinden birine dönüştürmesine fırsat vermemek için sürekli savunmada kalmak zorunda!

Vampir Akademisi de uzun süredir okumayı düşündüğüm bir seri. Serinin 6. kitabı çok yakında Artemis Yayınları'ndan çıkacak. 

Peki sizler bu bahsettiğim kitapları ya da serileri okudunuz mu? Ne düşünüyorsunuz bu kitaplar hakkında?