9.04.2016

14. Tüyap Bursa Kitap Fuarı


19-27 Mart tarihleri arasında 14. Tüyap Bursa Kitap Fuarı düzenlendi. Önceki senelerde genellikle birkaç kez gidip dolaşmayı tercih ediyordum ama bu sene yalnızca bir kez gitme fırsatı buldum. Elimdeki okunacak kitap sayısını düşününce aslında yeterli de oldu benim için =)


Hafta içi - Cuma günü gitme fırsatı buldum. Yine doya doya gezdim, istediğim yayınevlerini ziyaret ettim, bir kaç kez dolaşıp neler alacağıma karar verdim. Gitmeden önce herhangi bir liste yapmadım çünkü illa almalıyım dediğim bir kitap yoktu bu sefer ama ziyaret edip neler var neler yok diye bakmak istediğim yayınevleri vardı. Açıkçası o anda karar verip birşeyler almak daha çok hoşuma gitti; hiç aklımda olmayan ama beni çok memnun eden kitaplar seçtim. 

Neler aldığıma bir göz atalım;













Ve bir de Van Gogh posteri =)

Gördüğünüz üzere daha çok kendi alanımla ilgili kitaplar seçtim, gerçekten hiç aklımda olmayan çok güzel seçimler oldu bunlar. Son iki fotoğrafta da bir kırtasiye sever olarak edindiğim defterleri görüyorsunuz. Küçük Prens standı vardı; defterler ve kalem kutular arasından bu küçük not defterlerini almak istedim. Diğer defter ise Günışığı Kitaplığı'ndan 20 yıla özel çizgili defter. Daha önce D&R'da görüp beğenmiştim ama tabii ki fuarda çok daha uygun bir fiyata yanında da İyi Kitap hediyesiyle aldım.

Son olarak bu seneki fuarla ilgili izlenimim ise şöyle; çocuk kitapları standlarına bakarken devamlı kaç yaş için bakıyorsunuz sorusunu aldım =) Ben de kendim için deyince biraz tuhaf karşılandığım oldu =) Çocuk edebiyatıyla ilgilenmek tuhaf olduğundan değil de bazı standlarda size nasıl ifade etsem; sanki daha çok satış yapmak uğruna çalışanlar koşturup duruyordu, bu tavır çok hoşuma gitmiyor. Fuarlar aynı zamanda kitap tanıtım yerleri değil mi, ben onca kitabı başka ne zaman bir arada görebilir ve inceleyebilirim? Birşeyler alıyorum tabii ama öğrenmek de istiyorum, başka neler, nasıl kitaplar var diye. Neyse Günışığı Kitaplığı, Sel ve Tudem Yayınları çok tatlı çalışanlara sahipti hem ilgililer hem güler yüzlü hem de sizi rahat bırakıyorlar. Can, YKY, NTV yayınevlerini de hep ziyaret ederim, rahat rahat kitaplarına bakmak güzel ama az güler yüz, birkaç kitap ayracı, broşür vs. bence fuarda olmazsa olmaz bu minik şeyleri beklemek çok da büyük bir beklenti sayılmaz.

Bir de bu sene birkaç değişiklik vardı; bazı yayınevlerini göremedim, belirli bir tema yoktu ve çok başarılı bir fuar değildi bana göre Bursa için.

Kendim için seçimlerim doğrultusunda ve güzel bir gün geçirdiğim için iyi bir deneyim oldu yine. Elinde kitap torbalarıyla eve gitmek her zaman keyifli =)


İyi hafta sonları!


26.03.2016

Hafta Sonu Okuması


Geçen yaz yayımlanan bütün bölümlerini bayılarak izlediğim Orphan Black'in yeni sezonu Nisan'da geliyor ve ben de günleri sayarken dizide önemli bir yere sahip olan bir bilim kurgu klasiği Doktor Moreau'nun Adası'nı okumaya karar verdim.

Diziyi izlediğim sıralarda kitabı bulamıyordum ve çok geçmeden İthaki Yayınları bu yeni baskıyı yaptı ve ben de daha önce bahsetmiş olduğum D&R alışverişimde bu kitaba da sahip olmuş oldum.

Dili nasıldır, kendimi kaptırarak okuyabilir miyim, acaba saracak mı hikaye beni derken okumaya başlayınca enfes bir kurgunun içinde buldum kendimi. Aynı o çok sevdiğim bilim kurgu dizilerinden birini izliyor gibiyim. Vakit buldukça elime alıyorum ama rahatlıkla çok kısa sürede okunabilecek bir dile sahip Doktor Moreau'nun adası. Üniversite yıllarından sonra bir kez daha H. G. Wells'le de buluşmuş olduk, ne iyi oldu. Kendisinin daha fazla kitabını okumam gerek.



Tüyap Bursa Kitap Fuarı bu hafta sonu sona eriyor ve ben de zar zor da olsa bu sene de gitme fırsatı bulabildim, çok severek birkaç kitap aldım, umarım kısa süre içinde paylaşacağım sizlerle. Bir yandan onlara bakıp bakıp elime alsam mı diyorum ama sonra Doktor Moreau'nun Adası'nı yarım bırakırım korkusuyla şimdilik sadece onları sevmekle yetiniyorum =)

Herkese mutlu bir hafta sonu dilerim.


20.03.2016

Pazar Günlüğü #1

Merhaba,

Ülkemizde olan olaylar malum, herkes gibi benim de içim çok sıkkın; umarım baharın gelişiyle bu sıkıntılar dağılır, ülkemizde barış ve huzur ortamı oluşur. Umudumuzu kaybetmemek gerek.

Biraz kafa dağıtmak için ben de bir pazar yazısı yazayım dedim. Hatırlarsanız daha önce bu yazıyı Cuma Günlüğü #1 olarak yayımlamıştım ancak işler öyle yoğun ki Cumaları bu yazı dizisini devam ettirmek çok güç oldu. (Bu aralar zaten aylık yazılarımı ve kitap yorumlarımı bile yazmakta zorlanıyorum). Bakalım bir de Pazar günü deneyeyim istedim; o hafta neler okudum, izledim, vb. notları düşeceğim.

Ne Okuyorum?


Terry Pratchett'la ilk tanışmam Neil Gaiman ile beraber yazdıkları Kıyamet Gösterisi sayesinde olmuştu. Benim çok sevdiğim bir kitaptır Kıyamet Gösterisi; hem onun etkisiyle hem de biliyorsunuz fantastik edebiyata olan ilgimden Terry Pratchett'ın ünlü Diskdünya serisine başlamayı kafaya koymuştum ve sonunda zamanı geldi ve ilk kitap Büyünün Rengi'ne başladım. Kitap bitmek üzere, yirmi küsur sayfam kaldı o nedenle yorumumu ayrıca yazacağım ama beklediğim gibi keyifli bir okuma oldu benim için ;)

Bu hafta sık sık http://www.breeeberry.com'da Bree'nin planlama, günlük tutma ve bunu nasıl yaptığını gösteren yazılarını okudum. Çok keyifli bir blogu var, bana da ilham kaynağı oldu diyebilirim.

Bana alışveriş yapmam konusunda ilham veren blog yazısı =) ise Yechis'in Moleskine alışverişi yazısı oldu. Tam o sırada Moleskine'den free shipping maili gelmişti, ben de küçük bir alışveriş yaptım. Ancak hala onaylanmadı alışverişim ve müşteri hizmetleri de bana geri dönmeyince Twitter'dan onlara ulaştım ama hala ses yok, bakalım hafta başını bekliyorum.

Sevgili Mürekkep Faresi ve Historian da bloglarında güzel bir etkinliğe başlamışlar; mürekkep severler kaçırmasınlar ;) 

Ne İzliyorum?



Şu sıralar sevdiğim yabancı dizileri de pek takip edemiyorum, sıklıkla Youtube'da sevdiğim kanallar ne yayımlamış onlara bakıyorum. Son zamanlarda en çok Jean Bookishthoughts'un videolarını izledim, kitapseverlere tavsiye ederim =)

Herkese şimdiden mutlu, huzurlu, sağlıklı ve güzel haberler alacağımız bir hafta dilerim.


13.03.2016

Rhodia Defterler

Son zamanlarda defterler üzerine yazıp duruyorum, böyle bir seri gibi oldu, iyi de oldu aslında =) Bugün sevdiğim birkaç yabancı kırtasiye blogunu gezerken bazı defterler gözüme takıldı. Oradan da kendimi Rhodia'lara bakarken buldum.

Klasik turuncu ve siyah renklerinin yanı sıra şimdilerde farklı renklerde defterler de çıkaran marka en çok not defterleriyle tanınıyor. Sekreter tarzı üstten kıvrılan modellerinin çizgili, kareli modellerinin yanısıra Dot-pad denilen noktalı modelleri ve defter çeşitliliğinin artmasıyla şimdilerde farklı modelleri de mevcut.

Klasik modellerin de kendi içinde farklı versiyonları mevcut; uzun, kısa, kare tipi çeşit çeşit boyuta sahip Rhodia defterlerin en önemli yanı bana göre kullanışlı tasarımının yanı sıra çok iyi bir kağıt kalitesine sahip oluşu. Doğrusu not defterlerine yazıp da o kağıdı koparmak içimi acıtmıyor değil =) 


Sonradan çıkardıkları bu renkli, farklı modellerini de çok beğeniyorum. Özellikle beyaz olan Rhodia Ice serisi favorim. Ice serisinin not defteri dışında farklı modelleri de mevcut. Aşağıdaki Side stapled dedikleri modellerinden gördüğüm yerde almak istiyorum =)

Bir de böyle iç cebe sahip deri kılıfları var renk renk. Böyle klasik markaların farklı, kullanışlı ürünler çıkarması çok hoşuma gidiyor.

Bugün bu yazıyı yazmamdaki asıl sebep aslında Rhodia'nın bu rengarenk Rhodiarama defterleri. Aslında yumuşak deri kapaklı olanlar da güzel ama bunların sert, lastikli çeşit çeşit renkteki kapakları çok hoşuma gidiyor. Yaklaşık 14 farklı renge sahip bu defterlerin A5 ve A6 boyutları ve çizgisiz ve çizgili modelleri mevcut. 


Renkler o kadar güzel ki insan hepsini almak istiyor =) Ama sanırım en beğendiğim Iris ve Lilac renkleri oldu. (Buradan bakabilirsiniz renklere). 

Ben şu ana kadar büyük D&R mağazalarında görüp aldım Rhodia not defterlerini. Sanırım bu beğendiğim Rhodiarama modellerini de görmüştüm ama A5 boyutunda istediğim için ona denk gelmediğimden almadım. Ülkemizde farklı kırtasiyelerde mevcut olması lazım bu markanın.

http://www.rhodiapads.com'da daha birçok farklı modelini inceleyebilirsiniz.

Siz Rhodia defterleri kullanıyor musunuz?

Sevgiler,


*Bütün resimler http://www.rhodiapads.com'dan alınmıştır. / All photos are taken from http://www.rhodiapads.com.

12.03.2016

Boş Defterler? Neler Yazmalı?

Geçenlerde sevgili Yechis'den sürpriz bir paket aldım ve 2 adet çok istediğim hatta yakın zamanda almayı düşündüğüm Moleskine Journal'lar çıktı o güzel paketten. Her zamanki gibi yeni defter mutluluğuyla yanımdan ayırmadan heyecanla bunlara neler neler yazarım düşüncesi zihnimde, günlerdir boş boş ben ona, onlar da bana bakıyor =D Bu da ne zamandır sizlerle paylaşmak istediğim bu yazıma vesile oldu. 

Defter merakımız var tamam. Kimi zaman süsünden, kimi zaman kalitesinden, kimi zaman da çeşit çeşit diğer nedenlerden boy boy defter almadan yapamıyorsanız epey benziyoruz demektir. Kırtasiye ürünlerini ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz ama en çok defter, kalem ve kalem kutu merakım var diyebilirim sizlere, gerçekten karşı koyması zor oluyor. Eskiden biriktiriyordum da ama şimdilerde kullanıp daha sonra yenisini alma düşüncesi pek tabii daha mantıklı geliyor =) Peki kullanacağız ama nasıl, ne için? 

Konu defterler olunca hem bir taraftan kullanım amacına yönelik bir sürü şey geliyor aklıma, hem de uygulamakta nedense zorluk çektiğim de oluyor. Size en kötüsünün  hevesle bir deftere başlayıp, sonra ilk yazdığım sayfaları beğenmeyip onları yırtmak ve oluşan çirkin görüntüyü görmek olduğunu söyleyebilirim. 

Son zamanlarda en sevdiğim şeylerden birinin gerçekten aşkla defter kullanan, çeşitli amaçlarla defter tutup onları Instagram'da paylaşan hesapları takip etmek olduğunu söyleyebilirim. Örneğin; Ellbrt'nin ve Jose Naranja'nın yaptıklarını hevesle ve ilgiyle takip ediyorum ve ne zaman yeni bir paylaşımlarını görsem bana da heves geliyor. 

Benzer bir şekilde daha çok öğrencileri ilgilendiren #studyblr etiketi altında Tumblr'da yapılan paylaşımların da birçoğu çok hoşuma gidiyor. Yabancı öğrencilerin ders çalışma hevesi ve bunu kendilerine zevk alacakları bir şekle döndürmelerini çok takdir ediyorum.

İşte ilham perileri her ne kadar ortada olsa da bunları kağıda dökmek çok kolay olmuyor. Dün wellappointeddesk.com'daki bir yazıya pinterest'te denk gelince de bunu düşündüm. 13 Things To Do With All Those Blank Notebooks isimli yazıda boş defterlerinizle neler yapabileceğinize dair birkaç fikir paylaşılmış. Size bahsettiğim Instagram profili sahiplerinin de "Commonplace Notebook" fikri çok ilgimi çekiyor. İlginizi çeken hemen her konuyla ilgili yazdığınız türde bir defter, adeta kendinize ait bir ansiklopedi. 

Kısacası aklımda günlük, kitaplarla ilgili bir defter, iş ile ilgili bir defter, tarif defteri, dizi/film defteri, not defteri... gibi hepimizin aklında gelebilecek çeşitli fikirler olsa da bu yazıyı yazmadaki amacım size defterlerinizi ne gibi amaçlarla kullanıyorsunuz sorusunu sormak ve daha çok yeni fikirler edinmek =) 

Ne zamandır bu soruyu sormak ve sizin değerli fikirlerinizi almak istiyordum; defterlerinizi nasıl, ne için kullanıyorsunuz ve sizin de bu amaçla takip ettiğiniz, size ilham veren Instagram/Tumblr/Pinterest... hesapları var mı?

Sevgiler,



21.02.2016

Son Zamanlarda En Sık Kullandığım Defterler + Kalemler



Dün Instagram'da ve blogunda çok severek takip ettiğim @michitothehappiness'ın çizimlerinden özenerek bu resimleri çizince aklıma gelmişken bir kırtasiye yazısı yazayım dedim ve son zamanlarda en sık kullandığım defterleri ve kalemleri paylaşmak istedim.


Öncelikle bu defteri ve kalem kutuyu aldığımdan beri pek yanımdan ayırmıyorum diyebilirim. Yanıma ajandamı almasam bile genellikle bu defteri almış oluyorum çünkü bu daha çok içine herşeyi not aldığınız türden bir defter oldu. O gün iş yerinde, dışarıda ya da herhangi bir yerde not almam gerekirse veya aklıma birşey gelirse bu deftere not alıyorum. Kalem kutunun içindekiler değişiyor ama resimde gördüğünüz takım kalemim hep içinde oluyor. Accesorize'dan bir kalem daha aldım genelde onu da yanımda taşıyorum.


Siyah zeminde fotoğraf çekince böyle oluyor işte =D Orada siyah çizgisiz bir Moleskine var aslında =D ve yanında da takım olarak Moleskine uçlu kalemim. Bu ikiliyi çok sık yanımda taşımıyorum. Bu defter daha çok evde yazmak için kullandığım bir bilgi ve fikir defteri diyebilirim. Yani ilgi alanım olan konularda; edebiyat, sinema, dil, kültür, dizi, hobi... vs. birçok konuyu yazdığım defter. Sadece bu kalemi kullanmıyorum. Bunlar benim ilk Moleskinelerim pek de seviyorum doğrusu =) Aşağıya daha önce çektiğim bir fotoğrafını daha ekleyeyim en iyisi:





Ajandamdan önceki yazılarımda bahsetmiştim. Yanında Morning Glory marka bir uçlu kalem var geçen yaz onu da Kabalcı Kitabevi'nden almıştım. İkisini çok yakıştırıyorum, güzel bir ikili oldular =) Tabii bu defterde de farklı kalemlerimi de kullanıyorum.


Evde devamlı yanımda bu kalemliğim bulunur, sevdiğim bütün kalemleri içine aldığı için çok kullanışlı. Canım o an hangisi ile yazmak isterse kolaylıkla ulaşabilmek iyi oluyor.


En sık kullandığım kalemler ise soldan sağa şöyle; en solda Kaweco Sport dolma kalemim var, en sevdiğim. İçinde siyah Pelikan kartuş var, ben kartuşları daha kullanışlı buluyorum. Yanında Pelikan Happy Pen dolma kalemim ve içinde Pelikan mavi kartuş var. Bu dolma kalemin ucunu ve yazımını çok beğeniyorum, çok rahat bir dolma kalem. Uni-Ball Signo pastel 2 rengi var bende Pink ve Red her ikisini de çok seviyorum. Temsili koyduğum rengiyle Stabilo kalemlerim. Set halinde değil de zaman zaman renk renk aldığım için birçok rengi biriktirdim, çok seviyorum bu kalemleri de. Kurşun kalem olarak da en sevdiğim Stabilo'nun kurşun kalemleri; yumuşacık yazımı, 2B ucu ve çeşitleriyle bence bir harikalar. Yine temsili rengiyle Zebra Sarasa kalemlerimden biri. Sarasa'larımı da genellikle Notebook Kırtasiye'den 4 al 3 öde kampanyasıyla alıp biriktirdim. Bir tek uzun zaman önce ilk aldığım 3 renk kesik kesik yazıyor aldığımdan beri ama diğerleri bir harika. Alırken deneyip almakta fayda var. Pilot Frixion pastel işaretleyicinin de pembe ve sarı rengi var bende, pastel olmaları çok hoşuma gidiyor. Uçlu kalemim epey eski, çook severek kullanıyorum. Son olarak daha önce bahsettiğim üzere 2 adet Accessorize tükenmez kalemim var, yazım olarak çok farklı diyemem, standart tükenmez kalemler ama tasarımlarına bayılıyorum; indirim zamanı almakta fayda var ;)

Kısaca son zamanlarda en sık kullandığım defterlerim ve kalemlerim böyle. İçlerinde sizin de kullandıklarınız var mı?

Sevgiler,

17.02.2016

Geçen Hafta

Yeni dönem başlayınca bende de iş yoğunluğu başladı ve buraya önceki haftalarda olduğu kadar çok yazamadım 2 haftadır. Geçen hafta benim için çok güzel, dinlenebildiğim bir hafta oldu ama bu haftamın yoğunluğunu bilerek biraz daha farklı aktivitelere zaman ayırdığım için buraya pek uğramadım. Haliyle Cuma Günlüğü yazımı da yazamayınca bugün vakit bulmuşken bir geçen hafta yazısı yazayım dedim ;)


Geçirdiğim en güzel günlerden biri evdeki çalışma masamı topladığım gündü. Herşeyi düzenli yerli yerine yerleştirince insanın keyfi geliyor, orada daha çok vakit geçirmek istiyor. Ivır zıvırlarla vakit geçirmek terapi gibi geliyor bana =))


Bir de IKEA'da vakit geçirmeyi çok seviyorum ben, özellikle hafta içi sabahtan gidince pek bir sakin oluyor. O gün de hem kahvaltı ettim, hem kitap okudum hem de biraz alışveriş yapma fırsatım oldu, güzel bir gündü benim için.


Kırtasiye bölümünden dayanamayıp bu post-itleri ve not defterini aldım. Not defteri pek güzel, kağıdı 80gr oldukça kaliteli ve çizgili. Pastel renkleri seviyorum.

O gün eve gelince de böyle cam kenarında yağmur keyfi yaptım biraz. Neil Gaiman'ın Kırılgan Şeyler'i çok ağır gitti, hala daha bitiremedim. Hikayelerde birinden diğerine geçerken ara verip duruyorum, romanlardaki gibi akıcı olmuyor benim için. Hikayeler güzel ama sevdim, güzel bir Neil Gaiman kitabı daha. Bakalım ne zaman bitirebileceğim =D


Kısaca dolu dolu ve keyifli bir hafta oldu benim için geçen hafta. dediğim gibi bu hafta yeni dönem başlayınca iş yerinde bol koşuşturmaca da başladı benim için. Bu yoğunlukta fırsat buldukça blogu güncellemeye devam edeceğim ;)