30 Mart 2011 Çarşamba

Paranormal - Kiersten White

Orijinal ismi: Paranormalcy
Yazar: Kiersten White
Çeviren: Barış Emre Alkım
Yayınevi: DEX
Tür: Fantastik, Genç Edebiyat
Sayfa sayısı: 285
 
Tanıtım Yazısı: Evie her zaman normal, sıradan bir genç kız olduğunu düşünmüştür. Gerçi Uluslararası Paranormal Tecrit Ajansı için doğaüstü yaratık avlıyor, en yakın arkadaşı bir denizkızı, erkek arkadaşı doğaüstü bir yaratık, şimdi bir biçim değiştirene aşık olmak üzere ve yeryüzünde paranormal yaratıkların o büyüleyici dış görünüşlerinin arkasında yatan bütün çirkinlikleri görme yeteneğine sahip nadir insanlardan biri ama... Olsun, o normal bir genç kız olduğunu düşünüyor.

Ancak Evie şimdi tüm paranormal yaratıkların yok oluşunu haber veren korkutucu bir kehanetin tam ortasında yer alıyor. 

 
Kapak Tasarımı: Öncelikle DEX Yayınevi'ne orjinal kapağa sadık kaldıkları için teşekkür ediyorum. Kitap kapağını daha ilk gördüğümde çok sevmiştim, kitabı okuyunca da çok uyumlu ve anlamlı buldum. Gerçekten dört dörtlük bir kapak tasarımına sahip Paranormal.


Yorumum: Paranormal sabırsızlıkla beklediğim bir kitaptı ve yeni kurulan ve kesinlikle gelecek vadettiğini düşündüğüm DEX Yayınevi'nden bu kitabın çıkacağını öğrendiğimde çok sevinmiştim, sonrasında eğer blogumu takip ediyorsanız Kitap Günlüğü'nde nasıl kitap çıkar çıkmaz aldığımdan bahsetmiştim. Ancak okumam biraz zaman aldı, çünkü okuyacağım kitapları sıraya koyuyorum ve sabırsızlıkla bu kitaba ulaşmayı bekledim :P Sonunda okudum ve ne kadar mutlu olduğumu, umduğumdan çok daha iyisini bulduğumu ifade etmekte cidden zorlanıyorum.


Kiersten White yalın bir dille hedef kitleye ulaşıyor. Paranormal Genç Edebiyat (Young Adult) dediğimiz türde bir kitap. Bir ara Genç Edebiyat'ın günümüzdeki öneminden ve popülerliğinden bahsetmek istiyorum bir yazımda zira bu alanda gerçekten çok başarılı işler ortaya çıkıyor son zamanlarda ve inanılmaz bir yükseliş yaşıyor bu janr. Dediğim gibi hedef kitle gençler olsa da bu türü okumayı seven kişiler için aslında bir yaş sınırlaması koymak mümkün değil. Nitekim yazım tekniği açısından Genç Edebiyat'ta zaten gençler ve yetişkinler için hedef alınmış. Paranormal da bu janrın en iyi örneklerinden bir tanesi. Yazım tekniği, yalın dili, kendini çok çabuk sevdirmeyi başaran ve kendinizi onların yerine koymaktan geri alamadığınız muhteşem karakterleri ve akıcı hikayesiyle kesinlikle başdöndürücü bir roman. Üstelik de bir serinin ilk kitabı bu, ee daha ne istenir ki?


Fantastik kurgunun popülerliği her gün yeni bir kurt adam, vampir.. vs. hikayesinin ortaya çıkmasına neden oluyor ancak içlerinden başarıyla sıyrılanlar kalıcı bir yer ediniyor. Paranormal da daha şimdiden bu yeri edinmiş durumda ki hakediyor da zaten. 


Ben kitabı okurken önceden de söylediğim gibi çok keyif aldım; Evie sempatik bir karakter, onun yerine kendinizi koymak hiç de zor olmuyor. Diğer karakterler de en az onun kadar sevilesi, onların başlarına gelenlerden kolaylıkla etkilenebiliyorsunuz. Çok akıcı ve sürükleyici bir roman olduğu için kısa sürede bitirmek de mümkün Paranormal'i. 


Bu arada serinin ikinci kitabının kapak tasarımı da geçtiğimiz günlerde yayımlandı ve ben açıkçası yine gönlümü kaptırdım! 








Umarım DEX Yayınevi ikinci kitabı da orjinal kapağı ile bizlere sunar ve onlara bir kez daha bu harika kitabı bizlerle paylaştıkları için teşekkür ediyorum!

Puanlama: 

 



27 Mart 2011 Pazar

Out of Print.

Aslında bu tarz yazılarımı diğer blogum http://birgeekkizingunlugu.blogspot.com/ da paylaşıyorum ancak bu site buraya çok daha fazla uyar diye düşündüm, çünkü benim gibi diğer kitapsever takipçilerimin de ilgisini çekeceğini tahmin ediyorum.

http://www.outofprintclothing.com/ yazarları ve yazılı basını moda ile takdir eden bir site. Sitede bay, bayanlar ve çocuklar için tişörtler, aksesuarlar ve birkaç farklı şey daha bulabilmek mümkün.

Ben favorilerimi aşağıya koyuyorum ama siz de mutlaka bir göz atın bu güzel siteye;))





  

23 Mart 2011 Çarşamba

Ne Okuyorum?


Bir süre önce bu kitabın çıkmasını sabırsızlıkla beklediğimi ve DEX yayınlarından çıkınca hemen koşarak aldığımı belirtmiştim ve sonunda okuma sırası geldi, aslında geç bile kaldım. En kısa zamanda okuyup yorum yapmak istiyorum burada ama şu kadarını söylemeliyim, daha 44. sayfadayım ama şimdiden bu kitabı okuduğum için çok mutluyum!

Kitapkurdu Sevgilim - Jane Green

Orijinal ismi: Bookends
Yazar: Jane Green
Çeviren: Berna Kılınçer
Yayınevi: Kelebek
Tür: Romantik, Komedi, Bestseller
Sayfa sayısı: 314

Tanıtım Yazısı:Zıt karakterlerine rağmen Cath ve Si iyi arkadaştı. Biri dağınık ve içekapanık diğeri titiz ve kaprisliydi. Biri erkek biri kadındı ve ikisi de hayatlarının erkeğini arıyordu. Onların çok yakın iki iyi arkadaşı vardı. Josh ve Lucy. Evli olan bu çiftin insanı dehşete düşüren, korkunç bir çocuğu ve bu çocuğun da tüyler ürpertici İsveçli bir dadısı vardı.
Tabii bir de romanın olmazsa olmaz Portia'sı vardı elbette
-güzel Portia, geçmişte bir gece hepsinin kalbini kırmış ve onlardan uzaklaşmıştı.
Yıllar sonra bir gün ortaya çıktığında da bu dört arkadaşın hayatını tamamen değiştirerek altüst eden olaylara neden olmuştu.

Arkadaşların, kitapların, kitapkurtlarının, dadıların mutlulukları ve aşkları üzerine kurulu duygulu ve komik bir kitap.


Kapak Tasarımı: Fotografik kapaklara nazaran grafik tasarımlarını, illüstrasyonları daha çok seviyorum, bu kapak da öyle bir kitap ancak yeteri kadar ilgi çekici değil. Çok daha iyi bir illüstrasyon isimle daha uyumlu ve daha göz alıcı olabilirdi.


Yorumum: Öncelikle şunu söylemeliyim, kitabı okumaya karar vermemdeki en büyük etmen tabii ki kitabın ismiydi; kendimi de bir kitapkurdu olarak gördüğüm için bunu kaçırmamalıyım, mutlaka okumalıyım dedim kütüphane raflarında bu kitabı görünce. Daha sonra arka kapak yazısına bakınca sizin de gördüğünüz gibi arkadaşlık, dotluk ve ilişkiler üzerine kurulu bir romanla karşılaşacağımı anlamış oldum. Kitabı bana göre uzun bir sürede bitirdim çünkü okumakta zorlandım, beklediğimi bulamadım ama bu benim için şaşırtıcı değildi çünkü daha önce de Jane Green'in bir romanına başlamıştım ve karmaşık anlatımı yüzünden birkaç sayfa okuduktan sonra devam etmemeye karar vermiştim. Karmaşık anlatım sanırım ilk aklıma gelen tanım oldu ancak bundan daha uygun da bir tanım gelmiyor aklıma, evt anlayacağınız üzere bu kitap da öyleydi. Biraz açıklamak gerekirse; hikaye ana karakter Cath üzerinden ilerliyor, onun diliyle anlatılıyor ancak ben daha en başta çok fazla karakterin ve anının bir kerede resmedilmesinden pek hoşlanmadım. Kim kimdir, ne nedir anlamakta biraz zorlandım. Örneğin Si eşcinsel ancak ben bunu arka kapak yazısında okumasaydım, hikayenin başındaki karmaşık anlatım yüzünden anlamakta çok büyük güçlük çekecektim. Bütün bunları oturtturduktan, karakterlere ve hikayeye alıştıktan sonra da açıkçası kitap kolay gidiyor diyemem; olaylar Cath'in dilinden "fazla" detaylı anlatılıyor ve işin içine kendi duygu ve düşünceleri de girince iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Hikayenin en ilgi çekici yanı "Kitapkurdu"ydu benim için. Ben ve benim gibi bir gün içinde küçük bir cafesi de olan sıcak ve samimi bir kitap dükkanı açma fikrinde olanlar Cath'e kendini yakın hisseder. Bu hayalinin gerçekleşme aşamaları ilgi çekiciydi ancak o kadar.

Belki biraz fazla eleştirdim ama kesinlikle kolay okunabilen bir roman değil, ama yine de bitiremeyeceğim, yarıda bırakacağım türden de bir roman değildi. Bir açıdan beni bu tür romanlardan bir süre uzak tutacak kadar sıktı aslında. Kitapkurdu Sevgilim benden pek geçer bir not almadı dolayısıyla.

Puanlama:


20 Mart 2011 Pazar

Goodreads


Birçok kitapsever gibi ben de bir goodreads kullanıcısıyım, oradaki ismim "Dreaminthedreamland" İngilizce kitap bloguma buradan daha önce başlamıştım ve o zaman bu isimle kayıt oldum. Goodreads'i seviyorum çünkü bu sanal kütüphane'yi kullanmak çok zevkli. Okuduğum kitaplara yıldızlarla oy veriyorum, yorum yapıyorum; okumak istediklerimi işaretliyorum ve asıl en sevdiğim şey ise şu an okumakta olduğum kitabın kaçıncı sayfasında olduğumu işaretliyorum ve bu twitterda yayımlanıyor. Aynı şekilde takip ettiğim blog yazarlarının ya da diğer arkadaşlarımın da neler okuduğunu ya da okumakta olduğunu takip etmek de çok zevkli. Biraz geç de olsa 2011 Reading Challenge'a da 100 kitap ile katıldım. Aslında 100 kitap bir sene için az mı karar veremedim ama öyle kalsın dedim; gerçi geç katıldığım için şimdilik 4 kitap bitirmiş gözüküyorum bu sene, halbuki daha fazla okudum=))


Sizin de Goodreads üyeliğiniz varsa beni eklemeyi unutmayın, ben de aynı şeyi yapacağım. Ayrıca 100 kitap konusunda siz ne düşünüyorsunuz? Sizce az mı? Sizin böyle hedefleriniz var mı; haftalık, aylık ya da yıllık?=)

16 Mart 2011 Çarşamba

Kiralık Nişanlı - Amanda Quick

Orijinal ismi: The Paid Companion
Yazar: Amanda Quick
Çeviren: Demet Alınyeleklioğlu
Yayınevi: Artemis
Tür: Romantik, Macera, Çik-Lit
Sayfa sayısı: 388

Tanıtım Yazısı: Cinsel tansiyonu yüksek, son derece gösterişli, nefis bir dönem aşkı ve şaşırtıcı gelişmelere gebe bir cinayet!

St. Merryn Kontu'nun acilen bir kadına ihtiyacı var. Beklentilerini ise son derece pratik ihtiyaçlar üzerinden belirliyor. Kibar sosyete ortamında kendisine eşlik edebilecek görgüde, güzellikte, şıklıkta ve duyarlılıkta bir kadın arayışında. O işleriyle ilgilenirken geçici bir nişanlının kendisini koca avcılarından koruyacağını düşünüyor. En basit çözümün ücretli bir refakatçi, 'kiralık bir nişanlı' olduğuna karar veriyor. Fakat öyle bir adayla karşılaşıyor ki, hayatının taşları yerinden oynayıveriyor. Ve ortaya büyük ve karanlık sırlar eşliğinde çözülmesi gereken bir cinayet çıkıyor.

"Amanda Quick, romantizm söz konusu olduğunda ilk akla gelen yazarlardan biri. Kahraman olarak seçtiği kadınlar tanışmak isteyeceğiniz kadar cazibeli ve erkekler ise aşık olmak isteyeceğiniz kadar cazip."
-USA Today

"Bir Amanda Quick romanına öğleden sonra başlayacak olursanız büyük ihtimalle geceyi de onunla geçireceksiniz demektir."
-The DenverPost

"Yürekli bir kadın kahraman, karanlık tarzıyla boy gösteren bir erkek kahraman, ses getiren diyaloglar, nükteli hazır cevaplar, bir dolu espri... Romantik üslubun en güzel ve en parlak sesleri."
-Booklist

Hem çok komik, hem çok duygusal."
-Library Journal


Kapak Tasarımı: Artemis'ten çıkan Amanda Quick kitaplarının kendilerine özgü tasarımları var, hepsi benzerlik gösteriyor sadece çiçeklerin renkleri değişik, bence gayet sade ve hoş.


Yorumum: Romantik üslubun bu kadar iyi bir şekilde yaratılması her romana nasip olmaz. Espirili, güçlü karakterlerle donatılmış, içinde harika sahnelerin bulunduğu çok keyifli bir romans. Okurken bir saniye bile sıkılmadım, her saniyesi çok keyifliydi. Son zamanlarda okuduğum en keyifli roman buydu gerçekten de.

Hikaye geçmişte geçiyor olmasına rağmen kendinizi uzak hissetmiyorsunuz o döneme. Olaylar hem sizi güldürüyor, hem heyecanlandırıyor ama asla sıkmıyor. Hikayeye romantik olmasına rağmen aynı zamanda içinde çok önemli bir gizemi de içeriyor ki işin macera tarafı da bu zaten. Bazen okurken benzer bir hikayede işte şimdi şöyle olurdu dediğim anlarda bambaşka şeylerle karşılaştım ki beni en mutlu eden de buydu zaten.

Ana karakterler Arthur ve Elena'yı da sevmemek mümkün değil, Amanda Quick'in bu kadar güçlü, espirili karakterler yaratma konusundaki yeteneği beni çok etkiledi. Yalnızca ana karakterler değil elbette, diğer yan karakterler de muhteşemdi.

Bütün bu nedenlerden ötürü eğer romans okumayı işin içine biraz da gizem ve macera katmayı sevenlerdenseniz bu kitabı okumalısınız derim. Ben Amanda Quick'in yeni bir kitabını aldım kütüphaneden ve o da benzer temalarda, geçmişte geçiyor. Eminim yazarın bu romanından da keyif alacağım.


Puanlama:

 

13 Mart 2011 Pazar

Okuyorum, Öyleyse Varım...


Okumak bir tutku mudur? Bence öyle; eğer bedeniniz bu arzuyla yanıp tutuşuyorsa bu tutku değildir de nedir? Tutku demek aşk demekse, kitaplara aşık olduğumuzu da söyleyebiliriz. Ama sanırım biraz şıpsevdi yapıyor insanı bu tutku; ne zaman yeni bir kitap görsem, kalbim çarpmaya başlıyor, onu okuma arzusuyla yanıp tutuşuyorum sanki bir önceki için de aynı şeyleri hissetmemişim gibi... Gerçi ne kadar şıpsevdi yapsa da insanı bu tutku, unutturmuyor eskiyi de; ona karşı sevgim geçmiyor. Kitap aşkı besliyor insanı, yüreğini, beynini... Ama aç gözlü oluyorsun bir taraftan da; hep daha fazlasını istiyorsun, daha fazla kitap, daha fazla okumak... Sonu gelmez bir tutku... Siz de aynı hisler içinde misiniz sevgili okurlar? =)

Resim link: http://weheartit.com/entry/7446926

1 Mart 2011 Salı

Bloguma Dokunma!!



Dünden beri rahatsız olduğum için bugün öğleden sonra haberim oldu ve o vakitten beri hasta yatağımda takip etmeye çalışıyorum sevgili blog yazarlarının düşüncelerini. Özgürlüklerin kısıtlanması, cezanın herkese kesilmesi, göz ardı edilemeyecek bir olay. Bu devirde halâ çeşitli yaptırımların bu şekilde uygulanmaması gerektiğini düşünüyorum. Faturanın bütün blog yazarlarına kesilmesi çok acıklı bir durum ve bu durumda eğer sessiz kalırsanız bu daha da acıklı olacaktır. O yüzden sessiz kalmayalım, birbirimize destek olalım sevgili blog yazarları ve tabii ki okurlar.

facebook: http://www.facebook.com/blogumadokunma#!/blogumadokunma

twitter: #blogumadokunma