epik fantezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
epik fantezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.02.2016

Dizi: The Shannara Chronicles


Bir fantastik yapım sever olarak The Shannara Chronicles'ı kaçırmam mümkün olamazdı. Terry Brooks'un kitaplarından uyarlama epik fantezi serisi MTV'nin diziyi yayımlamaya başlayacak olması ile İthaki Yayınları tarafından da dizinin uyarlandığı kitapların (Shannara'nın Elftaşları ve Shannara'nın Dilekşarkısı) yeni baskıları çıktı. Ben kitapları okumadım ama bu hafta dizinin yayımlanan bölümlerini izledim ;)


The Shannara Chronicles'da bir epik fanteziden bekleyebileceğiniz herşey var; elfler, büyü ustaları, iblisler, iyi kötünün savaşı ve akıcı bir hikaye. Dizide görsellik ve müzikler de epey başarılı düzeyde. Karakterler için de gayet başarılı oyuncular seçilmiş, izlerken bu karaktere bu oyuncu uymamış dedirtmiyor insana (ama kitapları okumuş olanlar için durum farklı olabilir). 

Yayımlanan 7 bölümü de izledim ve hikaye gayet sürükleyici olduğu için birbiri ardına bıktırmadan izletiyor kendini dizi. Yalnız bu diziyle ilgili belki de eleştirel olabilecek tek yorumum; dizi bir MTV yapımı olduğu için daha çok genç kitleyi hedefler yapıda bir dizi olmuş. Oyunculardan bazı sahnelerin ve müziklerin kullanımına kadar bu böyle. Bu yetişkin izleyici kitlesine bir Game of Thrones vaadetmediği için eleştirilebilir ama benim gibi beklentiniz zaten o yönde değilse diziyi seversiniz diye düşünüyorum. 



Son bölümde olaylar iyice ilginçleşti yeni bölümü merakla bekliyorum. Umarım aynı heyecanla devam ettirirler diziyi, ben de en azından şimdilik izlemeye devam etmeyi düşünüyorum =)


3.11.2012

Yüz Bin Krallık (Miras Üçlemesi #1) - N.K. Jemisin

Orijinal ismi: The Hundred Thousand Kingdoms (The Inheritance Trilogy #1)
Yazar: N.K. Jemisin
Çeviren: Kader Çekerek
Yayınevi: DEX  
Tür: Genç Edebiyat, Fantastik, Epik Fantezi
Seri: Birinci Kitap
Sayfa sayısı: 400


Tanıtım yazısı: Ya iki ruhun olduğunu keşfetseydin?

Tanrılar ve faniler, güç ve aşk, ölüm ve intikam. 

O, hak ettiği mirası ve intikamını alabilecek mi?

Yeine, Kuzey Tepeleri'ndeki vahşi Darr halkının reisi. Annesi hanedanın merkezi Gökşehir'e çağırıldıktan kısa süre sonra gizemli bir şekilde öldü. Yeine'in matemi sürerken tüm evreni yöneten büyükbabası Kral Dekarta Yeine'i varisi ilan etti. Ama Yüz Bin Krallık'ın hükümdarı olabilmek hiç de kolay değil. Yeine kendini çok güçlü rakiplerle, Tanrılar ve yaratıklarla dolu zorlu bir mücadelenin içinde buldu.

Yeine'in tek istediği annesini kimin öldürdüğünü bulmak ve intikamını almak. Bunun için de Göksel Üçlü'nün neden savaştığını çözmesi gerekiyor. Karanlık Tanrı Nahadoth, Aydınlık Tanrı Itempas ve Alacakaranlık Tanrısı Enefa ona bu mücadelede hem yardımcı hem de düşman olacak, Yeine Tanrılara bile güvenmemeyi öğrenecek. Aşk, Yeine'i hiç beklemediği bir anda kıskıvrak yakalayacak ve kabullenmesi zor gerçeklerle yüz yüze getirecek.

Fantastik edebiyata yepyeni bir soluk getiren Yüz Bin Krallık; N.K. Jemisin'e, 2011 Locus ve 2010 Romantic Times ödüllerini; Hugo ve Nebula adaylıklarını kazandırmış şaşırtıcı bir ilk roman ve Miras Üçlemesi'nin ilk kitabı.

"Eğer cinayet, ihanet ve sırlarla dolu, çözülmesi zor hikâyeleri seviyorsanız, bu romanı kaçırmayın." 
Brent Weeks, 
New York Times

"Sizi hayrete düşürecek eğlenceli, ürkütücü, sürükleyici olaylar ve sürpriz sonlar..." 
Publishers Weekly

"Bazı kitaplar iyidir, bazıları muhteşem, çok küçük bir kısmıysa gerçekten önemlidir, Yüz Bin Krallık işte bu son gruba dahil." 
Bookpage


Neden Okudum? Epik fantezi benim en sevdiğim, okumaktan keyif aldığım türlerden biri. Yüz Bin Krallık'ın DEX'ten tanıtımını gördüğüm ve hakkında fikir edindiğim anda kitabı okumayı çok istedim. Özellikle yukarıdaki tanıtım yazısındaki yorumları da görünce okumamak olmazdı.

Kapak Tasarımı: Yüz Bin Krallık'ın çok güzel bir kapak tasarımı var, fantastik dünyayı ve hikayenin içeriğini çok güzel yansıtıyor. Hep diyorum ya fotoğraf kapaklardan ziyade ben bu tarz illüstrasyonları daha çok seviyorum. Çekici bir anime erkeği görseli de gizem katmış kapağa, çok sevdim=)

Yorumum: Yüz Bin Krallık son zamanlarda okuduğum en harika kitaplardan biri oldu. Epik fantezi okumayı sevdiğimi söylemiştim ama Yüz Bin Krallık bu türün gerçekten iyi bir örneği. Eğer tanıtım yazısını okuduysanız hikaye hakkında fikir edinmişsinizdir, ben özet yazmayı sevmiyorum ve bu yazımda spoiler da vermek istemiyorum, kısaca düşüncelerimden bahsedeyim.

Öncelikle hikaye ve kurgu dediğim gibi çok başarılı ancak bu kitaba en büyük başarıyı katan bence yazarın dili. Yazar birçok genç yetişkin yazın türü örneğinden farklı bir tarz seçmiş, edebi bir dille anlatmış aslında hikayeyi. Güzel betimlemeler, yaratıcı yazım tekniğiyle birleşmiş ve adeta okuyucuya meydan okuyan bir yazın ortaya çıkmış. Bu kitabı bu kadar çok sevme nedenlerimin başında da bu geliyor zaten.

Yeine, Tanrılar, Arameri ailesi ve diğer bütün karakterler tek tek farkındalık yaratıyor kitapta. Benim favori karakterim ise tabii ki Karanlık Tanrı Nahadoth =) Kitapta karakterler arası ilişkiler olay örgüsünü güçlendiriyor, hikaye ise bu sayede adeta bağımlılık yapıyor, bu yüzden birçok defa elimden bırakmakta zorlandım kitabı.

Hikayenin en sevdiğim yanı yaratılan dünya oldu; Göksaray daha hikayenin en başında okuduğum diğer birçok kitap mekanları arasında en favori mekanlarımdan biri oldu. Ayrıca Göksaray'ın en önemli yanı ise Enefadehlerin (Tanrılar) de orada olmasıydı. Tanrılar gerçekten orjinal karakterler olmuş, onlar hakkında birşeyler öğrendikçe öğrenesi geliyor okuyucunun.

Hikayenin esrarlı tarafı, her an birşey olacak duygusunu yaratması ve okuyucuyu tetikte tutması gerçekten çok güzel. Yazarın başarılı bir şekilde geliştirdiği hikayesi dediğim gibi adeta bağımlılık yapıyor, şimdiden ikinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.

Puanlama: