Sabahattin Ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sabahattin Ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.10.2017

Ekim Ayı Kitap Alışverişi


Merhaba,

Bir önceki "Ne Okuyorum?" yazımda belirttiğim üzere son dönemde Sait Faik kitapları okumak istedim ve ilk olarak ne zamandır okumak istediğim bu iki kitabını aldım. Az Şekerli'yi kısa bir sürede keyifle okudum ve iyi ki almışım dedim hep okurken.


Az Şekerli'yi keyifle okuyunca hemen ardından Havuz Başı'na başladım; bu kitap da öyle güzel ki... bu biraz ağır gidiyor çünkü bu aralar biraz yoğunum ama çok severek okuyorum. Sait Faik Abasıyanık'ın kitap kapakları ne kadar güzel değil mi?


Aldığım kitapları öyle sevdim ki bir sonraki kitapçı ziyaretimde fotoğrafta görmüş olduğunuz Şahmerdan'ı ve Sabahattin Ali'nin öykü kitabı Sırça Köşk'ü aldım. Aylak Adam uzun zamandır elimde olan bir kitap.

Ekim ayı kitap alışverişim bu kadar. Beni çok mutlu eden kitaplar aldım bu ay.

Ekim ayında siz kitap alışverişi yaptınız mı, neler aldınız? Eğer blogunuzda yazdıysanız linkini bırakmayı unutmayın =)

Sevgiler,


31.03.2013

14.02.2013

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

"Pek alelade hiç bir hususiyeti olmayan, her gün etrafımızda yüzlercesini görüp de bakmadan geçtiğimiz insanlardan biriydi. Hayatının bildiğimiz ve bilmediğimiz taraflarında insana merak verecek bir cihet olmadığı muhakkaktı. Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız: "Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?" Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkum birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak kendilerine göre bir iç alemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz. Bu alemin tezahürlerini dışarı vermediklerine bakıp onların manen yaşamadıklarına hükmedecek yerde, en basit bir beşer tecessüsü ile, bu meçhul alemi merak etsek, belki hiç ummadığımız şeyler görmemiz beklemediğimiz zenginliklerle karşılaşmamız mümkün olur. Fakat insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inme cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır."

Dün gece bitirdim kitabı. Bir saat ağladım, başlarken de ağlamıştım bitirirken de ağladım. Pek az kitap insanın ruhuna bu kadar dokunur, onu sarsar, derin bir iz bırakır. Unutamayacağım bir kitap yazmış Sabahattin Ali, aynı zamanda bir daha elime almaya cesaret edemeyeceğim bir kitap.

 

31.01.2013

“Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat daha makul değil miydi?” ~ Sabahattin Ali