Doctor Who etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doctor Who etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.08.2015

Doctor Who Trenzalore Öyküleri


Orjinal İsmi: Doctor Who: Tales of Trenzalore, The Eleventh Doctor's Last Stand 
Yazar: Justin Richards, George Mann, Paul Finch, Mark Morris
Çeviren: Ekin Odabaş
Yayınevi: İthaki Yayınları
Tür: Bilim Kurgu
Sayfa Sayısı: 216

Tanıtım Yazısı: "Yüzyıllardır buradayım, bir an olsun rahat vermediler…"

Öngörüldüğü üzere, evrenin orduları Trenzalore kapılarına dayanmıştı. Gezegenin yerle bir olmasının önünde tek bir engel vardı: Doktor. Bu pejmürde adam, dokuz yüz yıl boyunca gezegeni ve üzerindeki Noel adlı ufak kasabayı kötü niyetli güçlere karşı korumuştu.O korkunç yıllarda yaşanan olayların bir kısmı kayıtlara geçti. Ancak diğer pek çok hikâye gizemini korumayı başardı. Ta ki bugüne dek...

Bu kitapta anlatılanlar, yüzyıllar boyunca Noel'in ve sakinlerinin yüzleştiği tehlikeleri savuşturan Doktor'un öykülerinden sadece birkaçı. Bu öyküler, günün sonunda dizleri titreyen canavarların ve her şeye rağmen onlara karşı duran bir adamın son anına kadar nasıl direndiğinin şimdilik elimizdeki tek kanıtı.


Yorumum: "Yüzyıllardır buradayım, bir an olsun rahat vermediler…" diyor sevgili Doktor =) ne de güzel bir söz... Doktor Who'yu ne kadar çok sevdiğimi sanırım artık biliyorsunuz. Trenzalore Öyküleri 11. Doktor'un en önemli bölümlerinden birine atıfta bulunuyor ve bizi tekrar eski dostla buluşturuyor. Kitabı okurken devamlı 11. Doktor'un sesi, enerjisi, kıpır kıpır yerinde duramayan o sevimli halleri canlandı zihnimde.

Öykülerin her biri birbirinden güzel ve özeldi açıkçası. Okumaya başlarken aklımda "Acaba gerçekten Doctor Who izler gibi hissedecek miyim?" sorusu vardı ama sonra o soru ilk hikayeyle beraber yok oldu. Bunu gerçekten samimi olarak söylüyorum, çünkü daha önce de belirttiğim gibi bu dizi benim için çok özel ve eğer böyle hissetmeseydim, bütün keyfim kaçardı. Dizinin bana aşıladığı o güzel duyguları her hikayede bir daha yaşamak pek güzel oldu. Zaten biliyorsunuz ki dizinin başlamasına günler var, hikayeleri okumak ne kadar iyi geldi anlatamam. En çok hangi hikayeyi sevdin derseniz de Rüyalar her ne kadar tam sevdiğim bir tarzda olsa da Kurtlu Elma'yı daha fazla sevdim ben =)


Yaz tatilimi böyle harika bir kitapla geçirmiş oldum. Aslında izindeyken daha fazla kitap okurum diye düşünüyordum ama tatil olunca bir sürü şey yapmak istiyor insan ve ben de tatilimi bir kitapla geçirmiş oldum ama bu da çok sevdiğim bir kitapla olduğu için çok mutluyum. Doctor Who 11 Doctor 11 Öykü var ama onu dizi başladığı sıralarda okumak istiyorum, şimdilik araya başka kitaplar soktum.

Kısacası eğer siz de benim gibi Doctor Who hayranıysanız kesinlikle hiç düşünmeyin, okuyun derim bu kitabı Doctor Who Trenzalore Öyküleri'ni =) Hatta eğer hala okumadıysanız, benim daha önce çok severek okuduğum yine İthaki Yayınları'ndan çıkan Doctor Who Shada'yı da kesinlikle tavsiye ederim ;)

Puanım:






5.08.2015

Yeni Kitaplarım: Doctor Who


Eğer benim gibi sıkı bir Whovian (Doctor Who fanı) iseniz zaten bu harika kitaplardan haberiniz vardır ama olur da kaçırdığınız varsa sizinle yeni Doctor Who kitaplarımı paylaşayım istedim =)

İthaki Yayınları yeni bir Doctor Who kitabı çıkarttıkça gözlerim parlıyor, nasıl mutlu oluyorum anlatamam. Doctor Who Shada'yı geçen sene Mart ayında okumuştum, muhteşem bir hikayeydi kitabı elimden bırakamamıştım. Doctor Who 11 Doktor 11 Öykü'den yalnızca Neil Gaiman'ın öyküsünü ilk çıktığında ebook formatında okumuştum, şimdi bu güzel ciltli edisyondan diğer öyküleri de okuyabileceğim; öyle iyi isimler var ki bu kitapta onlar Doctor'u nasıl anlattı çok merak ediyorum, heyecan içerisindeyim =) Ve son olarak İthaki'nin en yenisi Doctor Who Trenzalore Öyküleri. 12. Doctor'u sevsem de, 10 her zaman favorim olacak olsa da 11'i de öyle çok özlüyorum ki bu öyküleri okumak beni çok mutlu edecek, çok sevdiğim bu Doctor'la da hasret gidereceğim.

Diziler konusunda fena takıntılıyım; bir diziyi seversem çok büyük hisler besliyorum, duygularımı doruklarda yaşıyorum diyebilirim o diziler için =D Hatta vaktim olduğunda favorilerim hakkında teker teker yazılar hazırlayacağım ;) Ve Doctor Who da onlardan biri; diziyi izlemeye başladığım dönem önemli bir dönemdi ve bana büyük mutluluk aşıladı bu dizi. İzlerken olduğu gibi okurken de çok etkileneceğime eminim =D


Doctor Who Trenzalore Öyküleri ile Doctor Who okumalarıma başlıyorum =) Bakalım beni nasıl hikayeler, maceralar bekliyor ;)



11.03.2015

Şubat Ayında Okuduklarım

Aslında neredeyse Mart ayının ortasına geldik ama ben anca Şubat'ta okunan kitapları yazabiliyorum =/. Maalesef blogu çok boşladım son zamanlarda, yorumlara bile daha yeni cevap yazdım ve elimdeki kitabı bile çok sevmeme rağmen zor vakit bulup okuyabiliyorum =( Çok çalışmaktan, koşuşturmaktan enerjim düşmüş durumda; evde koltuğa oturup Instagram'a bakıyorum, başka birşeye enerjim kalmıyor =/ İnanın bu yazıyı bile kendimi zorlayarak yazıyorum =/ Bahar havası gelse, günler uzasa belki biraz daha toparlarız, öyle değil mi? =)

Gelelim Şubat'ta okunanlara; bu ayda yalnızca çizgi roman ve manga bitirebilmişim. Hali hazırda okuduğum romanlar da vardı ama maalesef bitiremedim.


Doctor Who: The Tenth Doctor #2 ve Doctor Who: The Tenth Doctor #3

10. Doctor favorim olduğundan yalnızca onun çizgi romanlarını okuyorum; çizimler çok iyi ama hikaye o kadar başarılı değil ne yazık ki. Zaten çok sarmadığından hemen bütün sayıları okuyayım bitsin diye düşünmedim ve yalnızca 2. ve 3. sayıyı bitirdim Şubat ayında.



Vampire Knight

Gördüğünüz üzere Vampire Knight'a başladım ve ilk 4 volumü bitirdim. Türkçesi'ni de bulabilirsiniz bu manganın, ben çizgi romanları ya da mangaları dijital olarak İngilizce okuyorum. Bu manga aslında güzel, sevdim de ama son okuduğum Volume 4 açıkçası o kadar hoşuma gitmedi ve biraz ara vermeye karar verdim.

Sonuç olarak okuduğum kitap sayısı: 6
  • Çizgi roman: 2
  • Manga:4

Şubat ayında siz neler okudunuz, istediğiniz gibi bir ay oldu mu? Yorumlarınızı bekliyorum! ^o^

Sevgiler.


27.09.2014

Hafta Sonu ^o^


Uzun bir aradan sonra herkese merhaba ^o^

Yaz biter bitmez öyle bir hızla başladık ki iş hayatına, nefes almadan çalışıyoruz desem hiç yalan olmaz =D Şu Cumartesi keyif fotoğraflarına hafta içi imrenerek bakıyorum desem yeridir. Gerçekten iş hayatı çok yorucu, yalnız benim için değil, hepimiz için öyle. Ama ne yapalım, herşeyin tadını çıkaralım, kendimize zaman ayırmaya, ufak aralarla bile mutlu olmaya çalışalım öyle değil mi? Biliyorum çok zor, zor olduğunu bizzat kendim de görüyorum ama mutlu olmak sağlığımız için de çok önemli;)
Çok fazla kitap okuyamadım bu dönemde ama defterlerle, kalemlerle oynamaya devam =D


Kitap almamaya çalışıyorum daha önce de dediğim gibi ama bu Doctor Who kitabını D&R'da arkadaşım koşarak bana getirince kasaya kaç saniyede gittim hatırlamıyorum =D Yalnız kitabın tamamını okumama kararı aldım zira ismine baksanız yeni yapım hakkında zannedersiniz ama büyük bir çoğunluğu pek tabii eski yapımı da içeriyor ki beni hiç ilgilendirmiyor çünkü ben yeni yapımı seviyorum. Sonra bir de bu kitap çoğunlukla yazarın dizi eleştirisini içeriyor ve ben birçok düşüncesine katılmadığımdan, bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim diyemeyeceğim. Mutlaka iyice araştırıp, inceleyip alın derim.


Ve yeni başladığım Neil Gaiman kitabı. Çok uzun zamandır kitaplığımdaydı, ben Neil Gaiman kitaplarını pek biriktirmem, alır almaz okurum çünkü kendisi her kitabını bayılarak okuduğum tek yazar belki de. Ancak bir arkadaşım bu Amerikan Tanrıları'yla bağlantılı demişti ve ben o kitabı bitiremediğimden buna başlamaya cesaret edememiştim ama şimdi elime alıp bakınca (özellikle de ithaf sayfasını okuduktan sonra=) ) hemen başlayayım dedim. Sanırım 30sf falan okudum daha ama özlemişim Neil Gaiman'ın kalemini, çok eğlenceli ;)

Ve bu haftadan son bir fotoğraf. Bu güzel deftere başlama kararı aldım bu hafta; elimizdeki kullanmaya kıyamadığımız defterleri kullanalım mesajıyla bu hafta instagram'da bir fotoğrafını daha paylaşmıştım =D Günlük notlarımı, yapacaklarımı ve çeşitli listeleri not ediyorum bu güzel deftere ;)

Daha sık blog yazmak için bir app bile yükledim telefonuma ama ne çare =D Yoğun olsam da yazmak iyi geliyor, hiç değilse hafta sonları yazarım diye düşünüyorum ;))

*Anansi Çocukları ithaf sayfası - Neil Gaiman


9.08.2014

Doctor Who Sezon 8


Vee çekimler biter! Biz heyecanla 8. Sezon'u izlemeyi beklerken, çekimler bu hafta bitmiş. Moffat yeni Doctor için "öncekinden çok daha İskoç" diyor =D Bu kısacık yorum  o kadar çok şey ifade ediyor ki ;D Jenna Coleman, "Gizemli, karmaşık, sıcak" derken Capaldi ise Doctor için,"Eğlenceli, tutkulu, korkusuz!" gibi ifadeler kullanıyor. Ağızlarından çıkan her bir kelime merakımı, heyecanımı o kadar artırıyor ki; günler geçsin bir an önce yeni sezon başlasın istiyorum ;)

Jenna Coleman benim çok ama çoook sevdiğim Rose'dan sonraki en favori Companion'ım. Farklı, gizemli ve çok hoş bir karakter. The 9th'i çok severim, The 10th benim için bambaşkadır ve onların sezonları gerçek Doctor serüvenleridir benim gözümde; ama The 11th'a gelecek olursak o Doctor'u farklı bir şekilde sevdirdi ve "popülerleştirdi". İçlerinde en az sevdiğimin o olduğunu bu yorumumdan anlayabilirsiniz; o ve companionları tam bir "Popüler Kültür" ikonları oldular; fangirller, fanboylar yani bir dizinin belki de izlenebilme oranını en iyi artıracak kitle onlara bayıldı. Öncesinde popüler değildi demiyorum; buradaki popülerlik daha çok "kullan-at", "harca-bitir", "sev-geç"... kitlesinin diziyi başka yöne çekmesi. Tabii ki Doctor Who için (Moffat için;) ) bu güzel birşey ama sonunda yeni Doctor Peter Capaldi'nin belki de bu yaşta olması onu başka tarafa taşıyabilir, Doctor'un olgun karakterini (çocuk ruhlu olması ayrı tabii, onu seviyorum ;) ) öne çıkarır diye düşünüyorum. Kısacası Capaldi'den çok umutluyum ;)

Sonuç olarak; Doctor'u beklerken geçmeyen şu günlerde şöyle eğlenceli bir şeyler izlemek istersiniz belki ;)



Daha fazlası için;

http://facebook.com/ArtworkOfStephenB...
http://twitter.com/stephenbyrne86


16.07.2014

Bir Yeni Doctor, Bir Yeni Çanta ve Bir Yeni Sayfa ;)


Geçen akşam yeni trailer yayımlandı, yine kendimi kaybettim DW diyarında =D Nasıl bir özlem anlatamam; büyük bir heyecanla yeni bölümlerin başlamasını beklerken bir taraftan dizinin senaryolarının sızdırıldığı, efektsiz bölümlerin de aynı şekilde internette olduğu haberleri iç burkuyor. Spoilerdan kaçmak en büyük hedefim bu durumda =D Ağustos'un 8'inde Cardiff'teki prömiyer biletleri bitmiş; hani imkan olsa koşarak giderim de şu an öyle bir plan olmamasına rağmen içim burkuldu bunu okuyunca. Ahh ah Tenth Doctor ve Rose da prömiyer de olur mu acaba =D


İçimdeki Siyah & Beyaz aşkı bir başka =)


Siyah'ı seviyorum demiştim değil mi? =D Yeni çantam geldi; sırt ve boyun ağrılarım var son zamanlarda. Bunda biraz klimaların da etkisi var ama çoğunlukla bilgisayar karşısında çalışma ve her yere ağır çanta ile gitme alışkanlığım da önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle yeni bir sırt çantasına ihtiyacım olduğundan her zamanki gibi en sevdiğim markayı tercih ettim. Lisede aldığım bir Jansport çantam var ve resmen en uzun ömürlü, en rahat sırt çantam oldu. O model biraz daha farklı daha dayanıklı bir çanta olması açısından ve o zamanlardaki ihtiyaçlarıma yönelik biraz daha büyük ve altı lastikli bir modeldi. Bu model de yeni çıkan Monochrome serisinden. Farklı renkleri mevcut ama Morhipo'dan resmen yarı fiyatına alma imkânım olunca bana en uygun rengin siyah olacağına karar verdim. Oldukça geniş, rahat kullanımlı ve güzel bir çanta. İhtiyacı olanlara bu markayı kesinlikle tavsiye ederim ;)


Bu da dün öğle arasından bir fotoğraf; biraz yazma çalışmaları yaptım ;) Bol bol yazmak, güzel kalemler denemek ne kadar keyifli öyle değil mi? ;)


18.03.2014

Kış Gecesi Ejderhaları Biter Ve...


Yeni kitaplara başlanır. Dün gece Kış gecesi Ejderhaları'nı bitirdim ama nasıl bitirdim =)) şok üstüne şok yaşadım ve ağlayarak bitirdim 2. kitabı şimdi hemen 3.'ye başlayasım var ama araya kitap fuarından aldığım Doctor Who Shada'yı sokmak istedim. Bir de dün akşam Scott Pilgrim'in 4. kitabına da başladım. Elimdeki kitaplar çok keyifli, siz neler okuyorsunuz bu günlerde?

*bu arada hâlâ hastayım, ne geçmez bir gripmiş böylesini hiç yaşamamıştım =/


23.11.2013

10.11.2013

Biraz Alışveriş

Okunacak çok fazla kitabım olduğundan bu sene çok nadir kitap alışverişi yaptığım söylenebilir. Neil Gaiman'ı ne kadar sevdiğimi her fırsatta söylüyorum, hatta şu sıralar Kıyamet Gösterisi'ni okuduğumu da biliyorsunuzdur ( bu arada Gaiman'ın en harika kitaplarından biri); Yolun Sonundaki Okyanus da İngilizcesi çıktıktan kısa bir süre sonra İthaki tarafından da çeviride olduğu duyurulmuştu ve ben de sonunda kitapçıya ulaşır ulaşmaz aldım =) SabitFikir artık benim vazgeçilmezim oldu; bir edebiyat/kitap dergisinde bulmak/görmek istediğim her şey var, gerçekten çok seviyrum bu dergiyi.


Geçtiğimiz günlerde CNBC-e Dergi'nin Doctor Who ıvır zıvırları verdiğini görünce, uzun bir zaman sonra ilk kez dergiyi aldım. Tardisli olanın bir tarafında 10th diğer tarafında 11th Doctor var ve kendisi bir kitap ayracı=) Dalek bir etiket ve sol alt köşede flaş yüzünden pek belli olmuyor ama 50. Yıl özel bölümünün posterinin ufak bir magneti var. Dergiyi okumak da epey keyifliydi. Bu arada geçen gün özel bölümün trailerı yayımlandı; heyecan dorukta!! =D Aaa evet az kalsın unutuyordum; o yukarıda Angry Birds yumurta kutusunu içinden minik Angry Birds çıkacak diye aldım ama tam bir hayal kırıklığı oldu, çok saçma şeyler çıktı =/

Bu arada Witches of East End'i izlemeye başladığımı söylemiştim; şimdiye kadar yayımlanan bölümleri bitirdim ve epey keyif aldığımı şimdi heyecanla yeni bölümü beklediğimi söyleyebilirim =) Genç yetişkin türünde cadılı biraz Buffy The Vampire Slayer tadında hoş bir dizi;)





2.10.2013

The 10th is the BEST!

Blog sayfamın sağ tarafındaki sayacı gördüyseniz zaten nasıl sabırsızlıkla beklediğimi biliyorsunuzdur =D

resim kaynak: tumblr David Tennant photos


9.08.2013

Tatil Ne Güzel Şey!

Merhaba!

Bir süredir tatildeyim, tatildeyim derken herhangi bir yazlık / otel vb. farklı bir şehirde değilim. Özel sebeplerden bu sene bir yerlere gitmeyi düşünmüyorum biraz önemli işlerim var ama çok yoğun geçen bir senenin ardından hemen hemen bir aylık tatili evinizde geçirmek, hele bir de benim gibi evcimen bir insansanız nasıl keyifli oluyor anlatamam. Zaten uzun senelerdir çalışma hayatım hep yoğun olduğu için böyle bir tatilim olmamıştı ama şu an tahmin edebileceğiniz gibi mutluyum =)

Blogla ilgili önceki yazımı okuduysanız ne kadar moralimin bozulduğunu tahmin edebilirsiniz, tatilde olmama rağmen bloga bakasım bile gelmiyordu, o yazıyı da nasıl bir üzüntü ve sinirle yazdım eminim anlamışsınızdır. Ne yazık ki böyle şeyler oluyor, destek olan herkese çok teşekkür ederim, beni çok mutlu ettiniz;) En kötüsü bu konuda bir şey yapamamak, telif hakları konusu içerik olunca daha rahat hallediliyor ama blog/ websitesi isimleri mevzusu biraz karışık. Neyse şu an beni kimse ilgilendirmiyor, bu blogda her zaman olduğu gibi kendi kitap dünyamı paylaşmaya devam edeceğim;D Blogdan, twitterdan, facebook sayfamdan, instagramdan beni takip eden, mutlu eden herkese teşekkürler, hem de sonsuz teşekkürler! Ne mutlu bana sizler gibi şahane insanları beni takip ediyor, okuma tutkumuzu ve kitaplara dair diğer herşeyi paylaşıyoruz ve umarım uzun seneler paylaşmaya devam ederiz;))

Tatil ne güzel şey dedik de peki neler yapıyorum? Ben daha çok instagramı kullanıyorum sanırım bu günlerde =) Belki oradan birkaç fotoğrafla devam edebiliriz =)


Böyle bir güzellik var mı sorarım size =)) Buna benzer bir sistemi ilk kez farklı bir ülkede çekilen fotoğraflarda görmüştüm, sonra kitapseveler epey paylaştı bu sistemi ama bunu bulunduğum şehirde hem de evimin yakınında görünce yaşadığım mutluluğu anlatamam size =D Nasıl güzel bir sistem değil mi, hem de kitaplık da çok şirin =D Umarım diğer şehirlerde de yaygınlaşır bu sistem;)


Küçük bir keyif fotoğrafı ama asıl amaç şu Nezih torbasını göstermek =D Bursa'da Nezih açıldı açılacak derken açıldığını duyar duymaz nasıl kendimi attım oraya anlatamam. 2 kez gittim, pek fazla birşey aldığım söylenemez ama bir video çektim, belki paylaşırım bir ara;))

Aldıklarımdan biri bu. "Dry Highlighter" merak ettiğim birşeydi, kuru fosforlu kalem diyebiliriz.


Performansı gördüğünüz gibi biraz mum boyaya benziyor, aslında kitaplarda kullanmak için ideal çünkü arka sayfaya geçmemesi güzel bir durum ama ucu kalın olduğu için tam istediğiniz yeri çizmek zor olabiliyor bazen. Yine de sevdiğimi söyleyebilirim.

Amcamın bana hediye kitaplar getirdiği torbayı paylaşmıştım sizlerle, içinden çıkanları da zamanla paylaşacağım ama beni en mutlu edenlerden biri de bu SabitFikir dergileri oldu. Çok merak ediyordum dergiyi ve çok sevdim doğrusu ya ;)


Hatta içlerinden en sevdiğim bu desem ;))


Şu sıralar birkaç kitabı bir arada okuyorum; özellikle farklı türlerde olunca böyle okumak çok keyifli oluyor. Biri birkaç sefer gördüğünüz bu kitap ve diğeri de Fahrenheit 451. Fahrenheit 451 zaten harika olduğunu bildiğim ama harikalığıyla yeni tanıştığım bir klasik. Bu arada Türk kahvesi de kitapla çok iyi gidiyor yahu ;))


Ne zamandır almak istediğim bir kitaptı ve sonunda ellerimde;)

Son olarak tatil sayesinde izlemek istediğim dizileri izlemeye başladım ve bilin bakalım neyin bağımlısı oldum: Doctor Who. Daha önce bazı bölümlerini zaman zaman izlemiştim ve seviyordum ama en başından başlamak, bambaşka, hislerimi size anlatamam ama zaten bilim kurgu seven ben bu kadar yıl boşa geçmiş zamanım dedim. Hastası oldum dizinin. Şu an 6. Sezonun başındayım ve hala Tennant diye ağlıyorum. Neyse Doctor Who hakkında mutlaka bir yazı yazacağım;))

 Peki onunla sonlandırayım yazımı, unutmadan iyi bayramlar! ;)