18 Ocak 2013 Cuma

Superman: Earth One - Straczynski, J. Michael

Orijinal ismi: Superman: Earth One
Yazar: J. Michael Straczynski
Çizer:  Shane Davis
Dil: İngilizce
Yayınevi: DC
Tür: Grafik Roman
Seri: Birinci Sayı
Sayfa sayısı:136

Tanıtım Yazısı: J. Michael Straczynski, the creator of Babylon 5, joins forces with rising star artist Shane Davis (SUPERMAN/BATMAN: THE SEARCH FOR KRYPTONITE) to create this original graphic novel that gives new insight into Clark Kent’s transformation into Superman and his first year as The Man of Steel. This is the first in a new wave of original DC Universe graphic novels, featuring top writers’ and illustrators’ unique takes on DC characters.

Neden Okudum? Bu senenin ilk kitabı aslında bir çizgi roman serisinin ilk sayısı oldu. Saga isimli bu serinin şimdiye kadar çıkan bütün sayılarını okuduktan sonra yorum yapmayı planlıyorum. Derken dün Superman'in ne zamandır okumak istediğim bu serisine başladım ve blogumda 2013'de ilk yorumladığım kitap da bu olmuş oldu. Dediğim gibi uzun zamandır okumak istiyordum ve bu sene almış olduğum kararlar neticesinde dün kısa bir sürede bu sayıyı okudum. Geçen sene ne yazık ki çok fazla çizgi roman okuyamamıştım, birkaç manga ve birkaç sayı çizgi roman dışında fazla birşey okuyamadım. Bu sene daha önce blogumda da paylaştığım Çizgi Roman Okuma Hedefi kendime belirleyerek güzel bir başlangıç yaptım ve hevesle okumak istediğim çizgi romanları edinmeye başladım. Dediğim gibi ilki Saga oldu, sonrasında da Superman'in bu serisi.

Superman'in daha önce çıkan çizgi romanlarını okumadım, ama bu yeni bir seri, herşey baştan anlatılıyor ve açıkçası okuma nedenlerimden en önemlisi de bu. Superman karakteri diğer süper kahramanlar içersinde en sevdiğim değil ama hikayesini iyi bildiğim karakterlerden biri, filmlerini ve Smallville'i de izlemiş olmam bunda bir etken. O nedenle hikayenin baştan anlatıldığı bu seriye başlamanın keyifli olacağını düşündüm ve ilk sayıyı okudum.

Kapak Tasarımı: İllüstrasyon en sevdiğim şeylerden biri, o nedenle çizgi roman okumaya bayılıyorum. Fotografik kitap kapaklarının moda olduğu günümüzde illüstrasyonlu bir kitap kapağı gördüğümde mutluluktan uçuyorum. (Böylelikle bir kez daha fotoğraflı kitap kapaklarını ne kadar sevmediğimi vurgulamış olmaktan mutluluk duyuyorum).

Superman: Earth One'ın kapağına gelecek olursak; öncelikle yorumumun Superman'in önceki serilerindeki çizimlerle bir karşılaştırma olmadığını bilmeniz gerekir zira ben hiçbirini okumadığımı daha önce de belirttim. Bu kapakla ve belki de ekleyecek olursak içerikteki diğer çizimlerle ilgili olarak çizimleri beğendiğimi söyleyebilirim. Her ne kadar benim yıllar süren Superman karakteri izlenimlerimle zihnimde oluşan ve artık yer eden figürü yansıtmasa da genç Superman'in/Clark Kent'in buradaki tasviri de başarılı. Diğer çizimler de gayet hoşuma gitti. Lois her zamanki gibi çok hoştu. Kısacası genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.

Yorumum: Yorum yaparken en sevmediğim şey özet yazmak ki zaten yazarsam iş yorum olmaktan çıkar, ayrıca okuyacağınız ya da okuduğunuz birşeyin özetini neden görmek isteyesiniz ki? Hikaye bildiğimiz Superman hikayesi; ilk sayı olduğu için Superman'le ilgili bazı özel detayların verilmiş olması ve bunları okumak keyifliydi. Ben açıkçası okurken çoğunlukla eğlendim, hatta yer yer kahkaha attım ki ciddi sayılabilecek durumlardı bunlar ama nedeni zaten bildiğim şeylerle ilgili verilen ayrıntıların hoşuma gitmiş olmasıydı.

Başlangıç olarak Superman'in kendini arayışına şahit oluyoruz. Varlığı, ne olduğu, ne olmak istediği bunlarla ilgili soruları ve ailesinden aldığı cevaplar ve sonuç olarak nasıl "Superman"e dönüştüğünü gözlemliyoruz. Bu açıdan dikkatimi çeken bazı detayları özellikle diyalogları alıntılamak istiyorum.

İlk olarak Clark'ın annesiyle olan konuşmaları dikkat çekiciydi. Kıyafetinden, neden üstünde "S" harfi olduğundan bahsettikleri yer çok eğlenceliydi. Örneğin:
Martha: People will be looking at the colours instead of your face.
Clark: Wouldn't it be easier if I had a mask or something?
Martha: Yes, it would... But you can't ever wear a mask.
Clark: Why not?
Martha: When people see what you can do, when they see how powerful you are, they are going to be terrified. A mask would only add to dead. They will need to see your face, so they can see that there is no evil in it... to see the gentleness and decency in you... and know that they have nothing to fear.
Martha ve Clark arasında geçen bu konuşma Superman'in neden bir maskesi olmadığına değinirken adeta diğer maskeli süper kahramanlara da atıfta bulunuyor. Clark bu sayıda birçok düşüncesiyle geri dönüşler yaşatıyor bizlere ve kendi "arayışında" bizlerin de aklında olabilecek bazı sorulara da cevap vermiş oluyor. Ben bu alıntıyı okuduğumda çok güldüm açıkçası, öncelikle şunu söyleyeyim ben daha çok "Batman" fangirlüm diyebilirim =D O nedenle burada maskeli süper kahramanlara atıfta bulunulması çok komik geldi. Annesi haklı olarak Clark'a bebe suratının, temiz yüzünün insanlara güven duygusu aşılayacağından bahsediyor ve kendini gizlemesine gerek olmadığını söylüyor. Eh tabii bu yönden hak verebiliriz kendisine mantıklı bir açıklamada bulunuyor. Ancak Clark'ın hikâye boyunca gelgitleri ve kendini arayışı sonuçlanırken birden karşıma çıkan şey beni kahkahalara boğuyor;


Alın size "maske"! Hahaha! Clark Kent de bir şekilde annesinin sözünü dinlemiyor ve kendisine maske ediniyor. Diyeceksiniz ki kostümünde maske yok, o annesinin sözünü dinledi ama sonuçta yine de kendini gizlemekten alıkoyamıyor. Madem bir süper kahraman olarak bu kadar cesur, neden gerçek hayatta da bu kadar cesur olamıyor?

Clark'la annesi arasında geçen bir diğer konuşma da dediğim gibi "S" harfine açıklık getiriyor.
 Clark: Why an "S" ?
 Martha: Your father and I had a disagreement about that. I wanted some sort of symbol for you, and figured "S" was right because you're a Son of whatever world sent you here just as you are a Son of Earth.
Gördüğünüz üzere, eğer "S"lere dikkat ettiyseniz, bu harf "Süper" olmaktan daha çok şey ifade ediyormuş =) Komik ama mantıklı güzel bir açıklama olmuş, dediğim gibi ben çok eğlendim okurken, biraz da ilk sayı oluşundan olmalı çünkü birçok şeye açıklama getirmişler ki hem Süperman kendini bulabilsin hem de geçmişle gelecek arasındaki bu bağlantılar kurulabilsin. Yine de biraz zorlama değil mi Marthacım, demekten de kendimi alamıyorum;D

Dediğim gibi Superman bir arayış içersinde ve burada da ona en çok babası yol gösteriyor, birgün gelecek "kendin olacaksın" diyor ona ve o günün gelmesi için de tabii ki kötü adamımız ortaya çıkıyor. Burada beni en güldüren şey, Süperman ve kötü adamımız hararetli bir çatışma / dövüş içersindeyken adamımız duruyor ve birden neden onunla dövüştüğünü, planlarını vs. uzun uzun anlatıyor. Ben burada kahkaha atarken Süperman de  bunu sorguluyor ama cevap? Ne yazık ki yok =D

Ciddi eğlendim sizin anlayacağınız bu sayıyı okurken ve bu yüzden seriye devam etmek için sabırsızlanıyorum, şimdi ikinci sayı da elimde var ve merak ediyorum bakalım neler olacak? =D Yine de şunu da belirtmeliyim Smallville'dense açıkçası bu seriyle Clark'ın Süperman'e dönüşmesini gözlemlemek daha hoş. Uzun bir süre Lana işkencesini çekmek ve Lois'e kavuşmayı beklemek çok sıkıcıydı, ayrıca bir de ergen Clark görmektense bir genç yetişkini izlemek daha keyifli olacak.

Puanlama:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder