31 Temmuz 2011 Pazar

The Last Dragon - Jane Yolen

Orijinal ismi: The Last Dragon
Yazar: Jane Yolen
Çizer: Rebecca Guay
Yayınevi: Dark Horse
Tür: Fantastik
Sayfa sayısı: 144


Tanıtım Yazısı: Two hundred years ago, humans drove the dragons from the islands of May. Now, the last of the dragons rises to wreak havoc anew-with only a healer's daughter and a kite-flying would-be hero standing in its way.


Kapak Tasarımı: Bu çizgi romanı seçme nedenlerimden biri bu kapak, harika bir çizime sahip.


Yorumum: 21 Eylül'de çıkacak olan bu çizgi romanı netgalley'den edindim, o yüzden kitap ismini ve tanıtım yazısını şimdilik orjinal dilinde buraya yazmayı tercih ettim. Fantastik türde klasik bir hikaye The Last Dragon, May adasında 200 yıl sonra bir ejderha doğuyor ve ada sakinlerinin bu ejderhaya karşı mücadelelerini anlatıyor. Beni bu çizgi romanı okumaya teşvik eden en önemli neden ise çizimleri (fantastik olması dışında). Sade bir dile sahip kolay okunan klasik bir hikaye ancak güçlü çizimleriyle de bir o kadar ilgi çekici.


Puanlama:





29 Temmuz 2011 Cuma

Ne Okuyorum?


Kitap Delisi Gizem'in twitter'daki mesajları beni öyle meraklandırdı ki geçen gün alışverişe çıktığımda hemen aldım bu kitabı. Agatha Christie'yi çok severim ama ne zamandır bir kitabını elime almamıştım. Hikaye çok güzel gidiyor, ben daha başlardayım, sf. 42'deyim=)

Günün Fotoğrafı



Kitap Listesi: Temmuz 2011



Henüz Temmuz ayı sonlanmamışken bu ayın Kitap Listesi'ni hazırlayayım dedim, hem de biraz bu aydan bahsedeyim. Daha önce de yazmıştım biliyorsunuz geçen Cumartesi evlendim=) İşte bu nedenle çok yoğun bir ay geçirdim. Önceki aylarda da bi koşuşturmaca vardı ama bu son ay bir felaketti--güzel ve zor bir felaket=P Neyse çok şükür herşey istediğimiz gibi oldu ve çok mutluyuz=) Şimdi yeni evimizde ilk blog yazımı giriyorum ve bunan böyle Ağustos ayı itibariyle daha aktif olarak burada sizlerle birlikte olmak için sabırsızlanıyorum! Pek yakında "Kitap Günlüğü" videolarımı da hazırlamaya başlayacağım, özledik yorumları almıştım, biliyorum ben de çok özledim=)) Ve bu arada daha önce güzel dileklerde ve temennilerde bulunan siz blogger dostlarıma da çok teşekkür ederim tekrardan, ne güzel dostluklar kuruyoruz o çok sevdiğimiz kitaplar sayesinde=D

Evet bu aya geri dönecek olursak; dediğim gibi pek verimli bir ay olmadı aslında bu senenin ilk yarısı pek verimli değildi, istediğim kadar kitap okuyamadım, yazamadım ama bundan sonra hayatımın biraz daha düzenli olacağına inanıyorum ve umarım senenin ikinci yarısı daha bir verimli geçecek=)

Bitirdiğim Kitaplar:


Selanik İstanbul'a Karşı - Necmettin Alkan

Ölümsüz ve Önemsiz _ Mary Janice Davidson

Evet gördüğünüz gibi yalnızca iki kitap bitirebildim Temmuz ayında, hep diyorum ya haftada iki kitap bitirmek istiyorum ben, bu bir felaket işte. Neyse amacıma ulaşacağım elbet=D

Bu ay standart yazılarımı--"Kitap Günlüğü, Okumayı Düşündüklerim, Kitap Ayracı, Ne Okuyorum? ve Günün Fotoğrafları"-- da pek yazamadım ancak birkaç farklı konu başlıklarım da oldu.


Temmuz Ayı Konu Başlıkları:






20 Temmuz 2011 Çarşamba

Yeni Kitaplık, Kitaplarım, Sahaflar... ve ben=)

Geçen gün yeni evimizde yeni kitaplığımıza kitapları yerleştirirken az gibi gözükse de ne çok kitabım olduğunu farkettim. Yeni kitaplık daha evde yaşamaya başlamadan doldu ve ben yeni kitaplar aldığımda onları nereye koyacağımı düşünmeye başladım bile=P Bu düşünceyle kitap koleksiyonu oluşturmanın ne kadar keyifli birşey olduğunun da farkına vardım. Sevdiğim kitapları o raflarda görmek beni o kadar mutlu ediyor ki onlardan vazgeçebileceğimi düşünemiyorum. Böyle söylüyorum çünkü acaba bazı kitapları zamanla sahaflara versem mi diye düşündüm. Mesela hani burada eleştiride bulunurken 4-5-3 yıldız gibi puanlamalar yapıyorum ya işte benm için 4-5 yıldızın altında olanlar sahaflarda yeni okuyucularıyla buluşabilir ve böylece ben de yeni kitaplara daha fazla yer açabilirim=D

Sahaf demişken, ne büyülü mekanlardır sahaflar... İçine bir girdiniz mi her kitabı koklamak, sayfalarını karıştırmak istersiniz, birden fazla kitap almadan da çıkmazsınız. Ben özellikle nadir bulunan kitapları shaflarda bulduğum zaman çok mutlu oluyorum, ya da çok eski basımları. Ama itiraf edeyim güncel kitapların da bazılarını sahaflardan alıyorum çünkü bazı kitaplar gerçekten çok pahalı oluyor ve sahaflarda uygun fiyatlara istediğim kitabı alabiliyorum; özellikle de seri kitapları.

Evet bu kadar sahaf dedikten sonra bir sahaf ziyaret etmemek olmaz. Bakalım belki de Ağustos ayında yeni "Kitap Günlüğü" videomda sizlerle sahaflardan aldığım kitaplarımı paylaşırım. Şimdiden heyecanlandım bile=P O zaman mini bir anketle sonlandıralım yazımızı:





18 Temmuz 2011 Pazartesi

EDGAR ALLAN POE KISA HİKÂYELERİ KUZGUN, MORGUE SOKAĞI CİNAYETİ VE DİĞERLERİ

Yaşasııınn! Yine bir NTV Çizgi Romanı veee Edgar Allen Poe! Çok mutlu oldum en kısa zamanda almalıyım! Aşağıdaki alıntı NTV Yayınları'nın Facebook Sayfasından.


Çizgi roman dünya klasikleri serimizin yeni kitabı “EDGAR ALLAN POE-KISA HİKAYELER” 
23.07.2011 Cumartesi günü piyasada!
Satış fiyatı:12,5 TL

EDGAR ALLAN POE 150 yıldan uzun bir süredir okurları büyüleyip korkutmaya devam ediyor. Gotik melodram, bedbaht bir romantizm ve dehşet verici bir kader duygusuyla dolu hikâyeleri onu, suç öykülerinin gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biri haline getirmiş durumda. Şiirleri ve kısa öyküleriyle meşhur olan 1809 Boston doğumlu Poe aynı zamanda modern dedektiflik öyküsü ve psikolojik gerilimin temellerini atan kişi olarak da kabul ediliyor.

Bu büyük yazarı yeni bir okur kitlesiyle tanıştıran bu kitapta, Poe'nun kısa hikâyeleri yeniden hayal edilip canlandırılıyor; günümüz çizgi romancılarından seçkin isimler Poe'nun sınırsız hayalgücünün oluşturduğu oyun alanına salıveriliyor.

Sevdiğini yitirme kederiyle dolu KUZGUN'dan GEVEZE YÜREK'in psikolojik dehşetine ve MORGUE SOKAĞI CİNAYETİ'nin olağanüstü dedektiflik çalışmasına, bu büyük yazarın çok sevilen klasikleri yepyeni bir dirilikle hayata döndürülüyor.

EDGAR ALLAN POE’nun en sevilen ve nispeten az bilinen öykülerinin bu uyarlamaları, bir taraftan dehşetin ustasıyla yeni tanışan kuşağın hayal dünyasına hitap ederken bir taraftan da eski Poe hayranlarını memnun edecek.

NTV YAYINLARI - ÇİZGİ ROMAN DÜNYA KLASİKLERİ
EDGAR ALLAN POE - KISA HİKÂYELERİ
Kuzgun
Kuyu ve Sarkaç
Bay Valdemar Vakasına Dair Gerçekler
Morg Sokağı Cinayeti
Usher Evinin Çöküşü
Kara Kedi
Oval Portre
Geveze Yürek
Kızıl Ölümün Maskesi

Bu Kapağa Bayıldım!

Kitap kapakları benim için çok önemli. Kitap kapaklarının güzel olması mutlaka okuma isteğini güçlendiriyor, onca kitap arasından "onu" seçmenize neden olabiliyor. "Bayıldım!" dediğim kitap kapaklarını sizlerle paylaşıyorum, işte bu hafta seçtiğim kitap;





12 Temmuz 2011 Salı

Okumayı Düşündüklerim

Herkese merhaba!

Birkez daha sizlerle okumayı düşündüğüm kitapları paylaşıyorum ve kitapların tanıtımlarını yapıyorum. Eğer siz daha önce bu kitaplardan herhangi birini okuduysanız yorum yapmadan gitmeyin!=)

Keyifli okumalar!
 
Kırılgan Sonsuzluk - Melissa Marr

“İmkansız aşk ve yasak romantizm... Eski bir peri büyüsü ile kaderi arasındaki ince çizgide yürüyen zeki ve sert kızın öyküsüne hayran kaldık.”
- School Lıbrary Journal

Ölümlüler ve periler, gerçek aşkın güçlü gölgesinde biraraya geliyor. Romantizm kendini bu 21. yy. peri masalında bir kez daha tanımlıyor.

SETH, HAYATININ GERİ KALANINI TEK BİR İNSANLA GEÇİRMEK İSTEYECEĞİNİ HİÇ DÜŞÜNMEMİŞTİ. Tabii bu Aislinn’le tanışmadan önceydi. Aislinn hayallerinin kadınıydı ve Seth sonsuza dek onunla olmak istiyordu. Ancak kız arkadaşınız ölümsüz bir Peri Kraliçesiyse ‘sonsuza dek’ yeni bir anlam kazanırdı. Aislinn bir gün gelip de aslında çok korktuğu perileri yöneteceğini hiç düşünmemişti. Keenan onu kraliçe yapmak için ölümlülüğünü çaldığında artık Aislinn, hayal bile edemeyeceği zorluklar ve entrikalarla mücadele etmek zorundaydı. Melissa Marr’ın üçüncü büyüleyici peri masalında Seth ve Aislinn, etrafları karanlık kanunlar ve saf değiştiren müttefiklerle kuşatılmışken kendilerini korumaya çalışıyor. Artık eski arkadaşlar yeni düşmanlara dönüştü ve tek bir yanlış hamle Dünya’yı kaosa sürükleyebilir.

“Fantastik roman ve perilere ilgi duymayanların bile içine dalmak isteyeceği, hayalgücünün sınırlarını zorlayan bir peri dünyası.”
- Publishers Weekly
 
Gladyatör - Simon Scarrow
 
ROMA İMPARATORLUĞU’NUN DÜŞMANLARI İNTİKAM PEŞİNDE

“Rekabetin böylesine gerçekten ihtiyacım yok!”
– Bernard Cornwell

Senturyon Macro ve Senturyon Cato, zorlu bir seferin sonunda gemiyle Roma’ya dönüyordu. Ama Girit açıklarından geçerken, yolculukları beklenmedik bir doğal felaketle altüst oldu. Ciddi şekilde hasar gören gemi, güçbela Matala sahiline yanaştı. Ancak Matala’da işler çok karışıktı. Büyük bir deprem yüzünden yıkılan şehir, kölelerin başlattığı isyanla daha da zayıflamıştı. Bütün imparatorluğu sarabilecek bir ayaklanmaya neden olmadan önce bu hareketi durdurmak, Macro ve Cato’ya kalınca işin rengi de değişecekti... Karşılarındaysa güçlü bir asi lider vardı: Ajax. Her gün ölümle korkusuzca yüzleşmeye alışmış gladyatör Ajax, hem politik hem de kişisel bir intikam arzusuyla yanıp tutuşuyordu. Senturyonlar, Roma’yı zor durumda bırakacak bir güçle karşı karşıyaydı.

“Kana susamış, utanmaz bir kahraman… Bernard Cornwell bağımlıları için kusursuz bir roman. Tarihi dokuyu ve durmak bilmeyen aksiyonu çok seveceksiniz. Fırtına gibi geliyor!”
- Good Book Guide 
 
 

10 Temmuz 2011 Pazar

Ne Okuyorum?


Şu sıralar evlilik telaşesi içersindeyim, evlenmeme çok az kaldı ve ne kitap okuyabiliyorum ne de blogumla yeterince ilgilenebiliyorum; ama bir evleneyim hayırlısıyla sonrası için çok güzel planlarım var;D O yüzden boşladığım için bana kızmayın sevgili okurlar. Ben kendime Sevimli Küçük Yalancılar-Kusursuz'u seçtim bu dönem için, hafif ve keyifli bir roman. Pretty Little Liars dizisinin esin kaynağı; esin kaynağı diyorum çünkü dizi ve kitap birbirinden biraz farklı. Ben diziye bayılıyorum şu an 2. Sezonda ve kesinlikle tavsiye ederim;)


Ölümsüz ve Önemsiz _ Mary Janice Davidson

Orijinal ismi: Undead and Unpopular
Yazar: Mary Janice Davidson
Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Yayınevi: Artemis Yayınları
Tür: Fantastik, çik-lit
Sayfa sayısı: 207

Tanıtım Yazısı:  Doğumgünü yaklaşırken, Betsy pek de havasında değildi.

Avrupa'dan gelen delegeler sonunda onunla temasa geçip saygılarını

iletmişti, tamam ama bu işin içinde kesin başka bir iş vardı. Politik

oynamaksa kızımıza göre değildi. Hele en yakın arkadaşı ölümcül olabilecek bir hastalığa yakalanmışken! Gerçi bir çözüm düşünmüştü

Betsy. Kızın canını alabilir, yani onu vampire çevirebilirdi.

Arkadaşlar ne içindi ki? Çıkmaza girdiğiniz anda {canınızı alır, sizi kurtarırdı arkadaşlar. Kankanı ölsün mü,vampir mi olsun? İşte bütün mesele buydu?

Evlilik planlanılın içine etmek üzerine; ihtisas yapan nişanlısı Eric'e kızacak hali bile yoktu zavallı Betsy'nin.

Mary Janice Davidson'ın yaratıcı, sofistike, seksi ve zeki esprilerle süslü serisinin yüksek topuklu yıldızı bile olsa, bu, böyleydi.

Kapak Tasarımı:  Ölümsüz Serisi'nin beğenmediğim bir kapağı yok, hepsi canlı, renkli ve oldukça sevimli. Ben çok seviyorum kapaktaki sexy Betsy'i=))

Yorumum:Ah klasik Betsy replikleriyle donatılmış, keyifli; pardon überkeyifli=) bir Ölümsüz kitabı daha. Nasıl eğleniyorum bu kitapları okurken ama maalesef elimdeki son kitabı da tüketmiş bulunmaktayım=( serinin devamını acilen Artemis'ten istiyoruuumm.


Betsy Ölümsüz ve Önemsiz'de yaklaşan doğum günü heyecanı içinde bir taraftan da etrafında bitmek tükenmek bilmeyen sorunlarla uğraşıyor; en önemlisi de Avrupa'dan gelen delegeler ve Jess. Spoiler vermemek için şu kadarını söyleyeyim açıkçası Jess'in sorununu kendi yöntemleriyle halletmeliydi diyorum ben=)) 


Kısa bir yorum olacak ama spoiler vermemek için daha fazla yazmayacağım. Bu bir tür geçiş romanı seride, ilk kitaplar kadar heyecan verici değildi ama çok keyifliydi.


Puanlama:





2 Temmuz 2011 Cumartesi

Kitap Ayracı #8

Herkese merhaba!

Kitap Ayracı'nda bu hafta da birbirinden sevimli ayraçları paylaşıyorum sizlerle!






Bu Kapağa Bayıldım!

Kitap kapakları benim için çok önemli. Kitap kapaklarının güzel olması mutlaka okuma isteğini güçlendiriyor, onca kitap arasından "onu" seçmenize neden olabiliyor. "Bayıldım!" dediğim kitap kapaklarını sizlerle paylaşıyorum, işte bu hafta seçtiğim kitap;

1 Temmuz 2011 Cuma

Selanik İstanbul'a Karşı - Necmettin Alkan

Yazar: Necmettin Alkan
Yayınevi: Timaş Yayınları
Tür: Tarih
Sayfa sayısı: 400

Tanıtım Yazısı: 
* 31 Mart Vak'ası'nın gerçek nedenleri...
* Jön Türk-Sultan Abdülhamid Mücadelesi'nin sonucunda ne oldu?
* Ordunun siyaset karışması ne gibi dengesizliklere neden oldu?
* Edine Vak'ası, Kör Ali Olayı ve Askeri İsyanlar'ın detayları...
* Avcı Taburları, Askerler, Hocalar, ve Ulema ve kıyafet değiştiren subaylar...
* Hareket Ordusu nasıl oluştu, nasıl harekete geçti?
* "İstanbul'un yeniden fethi" nasıl gerçekleşti?
* Sultan Abdülhamid'i kimler, nasıl tahttan indirmeye karar verdi? Süreç nasıl işledi?
* Ayaklanmaların arkasında "irticacılar" mı vardı, yoksa yabancı parmağı mı?

Sultan Abdülhamid ve Jön Türk Hareketi Osmanlı/Türk tarihinin en ilginç konuları arasında yer almaktadır. Öyle ki, Sultan Abdülhamid-Jön Türk Mücadelesi'nin etkileri ve sonuçları Cumhuriyet Türkiyesi'ne kadar ulaştığı gibi, günümüzde de sürüp giden bazı tarihî ve siyasî tartışmalar bu mücadelenin bir mirası veya yansıması olarak devam etmektedir. 31 Mart Vak'ası, Osmanlı Devleti'nin yıkılışının ilk adımıdır. 31 Mart Vak'ası'nın sonucunda Hareket Ordusu'nun askerî darbesiyle ve buna meşrûiyet kazandıran Meclis-i Mebûsan'ın tartışmalı kararı neticesinde Sultan Abdülhamid tahttan indirilmiştir. Bu şekilde Sultan'ın te'sis ettiği istikrarın ve dengenin çökmüş olmasına rağmen, bunun yerini alabilecek yeni bir denge konulmamıştır. İktidarı ele geçiren yeni aktörlerin bu yönde yapmak istedikleri her hamle, maalesef eski istikrarı yeniden sağlamaktan öte devleti daha da zayıflatmıştır. Nitekim bu süreçte yaşanan bazı gelişmelerden dolayı iyice zayıflayan, tamamen içe kapanan ve kısır iç hesaplaşmalarla bunalan Osmanlı Devleti, ardı ardına patlak veren Trablusgarp Harbi, Balkan Harpleri ve Birinci Cihan Harbi'ni kaybederek tarih sahnesini terk etmek zorunda kalmıştır. Böylesi bir acı sonu, Sultan Abdülhamid-Jön Türk Mücadelesi ve 1908 Jön Türk İhtilâli belirlemiştir. Sonun başlangıcı ise, 31 Mart Vak'ası ve Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilmesi olmuştur.

Bir asırdan beri tartışılan 31 Mart'a dair yepyeni bir çalışma. Bugüne kadar gözardı edilen yerli ve yabancı kaynaklar üzerinde uzun süredir çalışan Yakın Çağ Osmanlı Tarihi uzmanlarından Doç. Dr. Necmettin Alkan'ın hazırladığı bu eser, Osmanlı'nın çöküşünü başlatan gün olarak belirtilen 31 Mart'ı farklı bir gözle ele alıyor... 1908 Jön Türk İhtilâli'nin öncesindeki gelişmeler, 1908 İhtilâli sırasında yaşananlar, ihtilâlin devlet, toplum üzerindeki etkileri ve 31 Mart Vak'ası'na bakan yönlerinin detaylarıyla incelendiği kitap Sultan Abdülhamid'e karşı yapılan haksızlıkları de bir bir anlatıyor. Osmanlı hukuk sistemi göz önüne alınarak bu sürecin ve ha'l kararının hukuki yönlerinin incelendiği eser, hem okurlara konuya dair tüm bilgileri sunacak hem de tarihçilere yeni kapılar açacak.

Kapak Tasarımı: Bir tarih kitabına uygun, sade ve anlamlı bir kitap kapağı, başarılı olduğunu düşünüyorum.

Yorumum: Kitap tanıtım yazısında da dediği gibi, Yakın Çağ Osmanlı Tarihi uzmanlarından Doç. Dr. Necmettin Alkan'ın hazırladığı bu eser, Osmanlı'nın çöküşünü başlatan gün olarak belirtilen 31 Mart'ı farklı bir gözle ele alıyor. Kitap özllikle tarihin bu sahnesi hakkında akademik açıklamalard bulunuyo ve biz okuyuculara çok ince detaylar veriyor. Belirtilen notlar, kaynaklar ve fotoğraflarla birlikte sunulan bu özenli çalışmanın herkesin kütüphanesinde yer alması gerek.

Kitapta beni en çok etkileyen bölüm ise "Avrupa Matbuatında 31 Mart Vak'ası" oldu. Yazarın da belirttiği gibi bu konu bütünlüğü açısından önemli bir bölüm. Farklı kültürlerin bu önemli tarihi olayla ilgili görüş ve düşüncelerini öğrenmek benim açımdan çok faydalı oldu.

31 Mart'a dair oldukça başarılı bir çalışma, Timaş Yayınları'na bir kez daha teşekkürler.

Puanlama: